MUSA KIRANLI

Suyu Kirletmek Hayatı Kirletmektir

18 Ocak 2021 Pazartesi Saat: 18:13

Bugün dünyada 785 milyon insan var ve 9’da 1 temel içme suyuna erişemiyor, sayılamayan milyonlarca ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılamaları gereken bir kova su için sıraya giriyor, 144 milyon insan ise göletlerdeki suya bağlı temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan bir rapora göre, su krizi topluma etki açısından 4 numaralı küresel risktir.

Ayrıca 2025 yılında 1.8 milyar insanın ciddi su kıtlığı ile karşı karşıya kalacağı ve dünya nüfusunun 3/2 si bu durumdan etkilenebileceği bildiriliyor.

Su, hayatın kaynağı…

Dünyanın 3/4'ü; vücudumuzun % 80'i su. Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz ama sel olup aktığında korktuğumuz su. Yaşayan bütün canlılar için en önemli doğal kaynaklardan biridir.

Akarsuları, Dereleri ile ünlü Ordu’muzda yer altı sularımız ne durumda? Meşhur dillere konu olan Türkülerimizde olduğu gibi acaba Ordunun dereleri bırakın yukarı yukarı akmasını aşağı akıyor mu?

Ünye’mizin dericilik ve tabak işlemesinden adını alan Tabakhane deresi ne durumda? Derelerimizde akarsularımızdaki o süs balıkları diğer görsel eşsiz güzellik nerede?

Göller ve akarsular kirletilip, kurutuluyor. Modernleşme ve Sanayi uğruna betonlaşarak Tarım alanlarımız yok ediliyor. Gittikçe büyüyen bir sorunumuz olduğunun farkında mıyız? Biliyorum, hala önemsenmeyecek. Ancak başımıza gelince göreceksiniz ki iş işten geçmiş olacak. Çünkü doğanın geri dönüşü yok.

Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının her ne şekilde olursa olsun kirletilmesinin önlenmesi sağlanmalıdır.

Milyonlarca insan hala güvenli su kaynaklarına erişme konusunda günlük zorluklarla karşı karşıyadır. Temiz su kaynaklarına erişememenin savaş da dahil olmak üzere her türlü şiddetin neden olduğundan daha fazla insanın ölümüne neden olduğunu ve bu da suyun dünyanın en acil sağlık sorunlarından biri haline getirdiğini belirtmek isterim.

Su, şüphesiz yeryüzündeki her canlı için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Son 50 yılda yanlış su politikaları nedeniyle sulak alanlarımızın yüzde 40’ını kaybettik. Kalanları da kirletiyoruz. Sonra yağmur duasına çıkıyoruz.

Tarımsal ilaçlar ve böcek öldürücülerle kirletiyoruz göllerimizi, akarsularımızı. Sanayide kullanılan suyun büyük bölümü arıtılmadan doğaya bırakılıyor.

Ünye de su havzası Ceviz derede yapılan plansız denetimsiz gelişi güzel küçük ölçekli olmasına rağmen zararlı atıkları olan sanayileşme ve çöp ayrıştırma tesisi sonrası insan sağlığı, çöp yakma işlemi sonrasında oluşacak atık gazların havaya ve çevreye etkileri, orada yaşayanları bizleri ne kadar etkileyecek? Şükür ki yöneticilerimizin girişimleri ile Bakanlıktan müjdeli haber geldi. Ünye Küçük sanayi sitesi yapılacak. İnşallah bu gelişi güzel sanayi, çevre kirliliği ortadan kalkar.

Ne olacak bu işin sonu? Kirlilik önemli sorun. Bugün Ülke geneline baktığımızda Menderes Nehri’nde akan suyu içebilir misiniz?

Ergene Nehrindeki suyu bırakın içmeyi, nehrin yanına yaklaşmaya bile korkarsınız. Sakarya kirli. Gediz kirli. Suyu içilebilecek ölçüde temiz kaç nehrimiz kaldı?

Son yirmi yıl içinde yürütülen yanlış uygulamalar, göz yumulan kaçak kuyu açmak ve atık suları akarsulara boşaltmak, HES gibi hukuksuz proje ve davranışlar nedeniyle yeraltı ve yer üstü sularımızın kalite ve miktarında ciddi azalmalar ortaya çıkmaktadır. 

Siyanür hem suyumuzu hem de doğal hayatı yok ediyor.

Siyanür ile altın ayrıştırma da kullanılan su endişe vericidir. Suyumuz yok ediliyor, kirletiliyor. Su kirliliğinin yanı sıra ayrıştırma işlemi sırasında halkın su kaynaklarının tükenmesine neden olabilecek miktarda da su tüketiliyor.

Bakınız; 1 gr altın ayrıştırmak için 4 ton temiz su, siyanürle birlikte tüketiliyor. Ayda ortalama 70 kg altın çıkarıldığını varsayıma göre aylık 280 bin lt, 1 senede 3.360 bin lt yapar. Hal böyle. Altın ayrıştırmada kullanılan suyu geriye temiz kullanıp salsalar canımıza minnet diyeceğiz. lakin topraklarımız zehirleniyor. Siyanür havuzundan buhar olup kalkan, havaya karışan zehir de yağmur ile tüm canlıların üstüne iniyor. Geleceğimiz tehdit altındadır. Yörede yapılan altın madencilği sonucu tarımsal faaliyet de zarar görecek. Toprak ve su kaynaklarının kirlenmesiyle tarımsal üretimde verim ve kalite kaybı yaşanacak. Tarımın çok çok konuşulduğu üreten Ordumuzda topraklarımız, doğamız, insanlarımız tehlike altındadır.

Altın madenciliğinin yapıldığı alanlar, bir zamanlar ormanlar ve temiz su kaynaklarına ev sahipliği yaparken, bu faaliyetten sonra kratere dönüşmüş  dağlar, üzerinde canlıların yaşayamadığı araziler, kirlenmiş on binlerce kilometre akarsu ve yüzlerce  göle dönüşüyor.  Madencilik alanları incelendiğinde genellikle ay yüzeyine benzer bir görüntüde olan, bitkiden yoksun, kırık kaya ile kaplı ve kirli bölgeler olması dikkat çekiyor. Açık maden çukurları yer yüzeyinin deformasyonuna ve çökmesine neden oluyor. Su kaynakları ise atık havuzlarından gerçekleşen sızıntılar, havuzların yıkılması, taşması ve benzeri kazalar ya da atıkların doğrudan nehirlere ve denizlere dökülmesi, asit maden drenajı gibi pek çok farklı süreçle birlikte kirleniyor. Bunun yanında madenciliğin kirlettiği su kaynakları, doğal yaşam açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Burada siyanürle yapılacak ayrıştırma işlemleri sonucunda tarım topraklarında ağır metal kirliliği yaşanacak. Verim, kalite ve pazar değerindeki kayıplar sonucu, ekonomisi tarıma dayalı bölgede tarımsal üretimden elde edilen gelir azalacak. Yaşanacak gelir azalması sonucu çiftçilerin sabit tesis yatırımları zarar görecek. Bu da üretim kayıplarına, kırsaldan kente olan göçlerin artmasına ve sosyal problemlere neden olacak.

Bizleri idare etmeleri yönetmeleri için seçtiğimi yerel yönetimler ve merkezi yönetim; Kıymetli hemşerilerimiz; Vatansever yurttaşlar; daha ne kadar kıyacağız? Allah’ın verdiği nimetleri ne kadar yok edeceğiz.

Nasıl ki sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, hüzünler paylaşıldıkça azalır misali bilgilerde paylaşıldıkça faydalıdır. Doğduğumuz memleketin kalkınması ve birlikte yaşadığımız insanların yaşam seviyelerinin yükselmesi için mücadelemize devam.

 

Nitelikli insanların oluşturduğu toplumların ulaşamayacağı hedef çözemeyeceği sorun yoktur. Nitelikli iş gücüyle öne çıkan üreten, dönüşen Ordumuzda da durum aynen böyleyken Ordu olarak çok şanslıyız ki enerji bakanlığı yapmış çok kıymetli birikimli, Ordumuzu insanları seven bir belediye başkanımız var. Ordu olarak bu şansımızı iyi değerlendirmeliyiz. Sayın bakanımız başkanımız ve ekibinin çalışmaları ile Ordu herkes tarafından konuşulmaktadır. Ordu 19 ilçesiyle bir bütündür. Bazı haberler ile olayları kişiselleştirmek, o şunu demiş, bu bunu demiş gibi söylemlerle bir yere varamayız. Çekişme içinde değil birlik içinde olduğumuz zaman başaramayacağımız ulaşamayacağımız sorun yoktur.