Prefabrik
HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ağustos 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

Olmadan Âdem…

24 Haziran 2019 Pazartesi Saat: 08:51

Neden bazı insanlarla kolay anlaşırız? Bir meselemiz, emelimiz olduğunda bazı insanlarla teklifsiz tekellüfsüz rahatlıkla konuşabilirken, bazı insanlara karşı bırakın hali pürmelâlimizi anlatmayı inadına bir mesafemiz vardır. Nedir bunun sebebi? Sevgili, arkadaş, dost, tanıdık vardır hayatımızda ve bir de “eh işte mecburiyetten” dediğimiz insanlar ve ilişkiler vardır. Bu niye böyledir?

Eles bezminde ruhların tanışıklığı meselesi itikadımdır, koşulsuz kabul ederim. Dolayısıyla bunun aksini de kabul ederim. Ruhlarınız sevişmiyordur. Sonra bireysel farklılıklar, ilgi alanları, tutumlar, değer yargıları, dünya görüşü, sosyo kültürel düzey ve hatta ekonomik göstergeler elbette bu süreçte etkilidir.  Beşeri ilişkinin her safhasında bu değişkenlerin etkisi görülür. Bunlar bir ilişkiyi başlatırken oldukça etkilidir. Fakat beşeri ilişki oluştuktan sonra inceldikçe incelen, gözle görülmese de içten içe mesafeli olunan ilişki biçimleri vardır. Bu ilişki biçimlerinin temel niteliği bir şekilde oluşmuşlardır ve öyle ya da böyle sürdürülmeleri gerekiyordur. Can alıcı nokta burasıdır. Çünkü bu ilişkilerden kaçmak mümkün değildir. Hepimizin hayatında muhtevası, şiddeti ve seyri farklı olmakla beraber bu tür ilişkiler ve örüntüleri vardır. Olmadığını düşünüyorsanız, biraz kendinizi zorlarsanız ilişki halinde olmak durumunda olduğunuz ama en az kelimeyle en az paylaşımla sürdürmeye çalıştığınız ilişkiler olduğunu derhal hatırlarsınız.

Paylaşımı az ama zorunlu ilişkilerde yüz yüze olmak durumu arttıkça ve benzer şekilde ortak zaman, ortak eylem mecburiyeti var oldukça ilişkinin can sıkıcılığı da artar. Dolayısıyla insanlar her anlamda kaçma anlamına gelecek mesafeler üretirler. Bu durum özellikle iş hayatında, akrabalık ilişkilerinde ve biraz daha daraltırsak çemberi aile içine doğru geldikçe daha da mağdur edici olurlar. Burada ilişkinin iki tarafı olarak; mecbur olunduğu için bir ilişkiyi en azıyla sürdürmek durumunda olanla, mecburiyetten yararlanıp ilişkiyi öyle ya da böyle sürdürmek isteyen ayrımı oluşur. Böyle bir ilişkinin mağduru genellikle ilk kısımdan çıkar. İkinci taraf çoğu zaman olayın farkında değildir. Farkındaysa da işine geliyordur. Çünkü istenilmeyen ilişkinin, istenilmeyen kişisi konumunda olmak ve bunu kabul etmek çoğu zaman can sıkıcıdır. Ve insanlar can sıkan her şeyden kaçma eğilimi gösterirler.

Burada esas dikkat çekmek istediğim nokta ise herkesin değil, özellikle “bazı insanların” bu durumda olmasıdır. Bu insanlar istenmiyordur, iticidirler, inciticidirler vs. Ve bu bapda bir sürü menfi etiketi üzerlerinde taşırlar. Bu durumda olmanın kendince izahları vardır elbette; açık sözlü olmak, lafı dan diye konuşmak, içinde hiçbir şey tutamamak, dominant olmak vs. Hatta kaba olmak onlar için olduğu gibi görünmektir, uzlaşıya, paylaşıma açık olmamak net olmak, ne istediğini bilmek demektir. Hatta ısrarcı ve baskıcı olmak lider olmak olarak görülür. Elbette insanoğlu her şeyin olduğu gibi kendi halinin de yapıp etmelerinin de mazeretini bulur. Bu aldatmaca, kendini kandırmaca bir yere kadar kişiyi götürür ve zaman içinde yavaş yavaş ilişki haresi daralır ve o haredeki insanların sayısı da azalmaya başlar. Ve nihayet kişi, âdem olmanın kaçınılmaz duvarına toslar. Çünkü mesele âdem olmak meselesidir. Ve maalesef piyasa âdem olmadan adam olduğunu sananlarla doludur. Bu bahiste son söz, âdem olmanın şahidi yine âdemdir. Ve âdemin âdeme şahadeti evvela beşeri ilişkilerde görülür.      


Bu haber toplam 213 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları