HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Nisan 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Canlıların Evrimi -1; Charles Darwin ve Evrim Teorisi ( 1 )

1 Temmuz 2019 Pazartesi Saat: 08:25

“ Evrim Tarihi, yaşam dinamiğinin, gezegenimizdeki olağan üstü başarısının öyküsüdür.”                                                                                                             

Doğal Seçilim Yoluyla Oluşan Canlı Türlerinin Kalıcı Hale Gelmeleri’;   Bu yazımız da, yeryüzünde canlılığın doğuşu, canlı türlerinin oluşması ve farklılaşması hakkındaki teorisi  ile ünlü  Evrim Bilimci Charles Darwin’ den ve onun Evrim Teorisi’nin nasıl  geliştiğinden  söz edeceğiz.                                       

Büyük   Evrim Bilimci Darwin, 1859 Kasım ayında, yeryüzünde ki yaşamın nasıl başlayıp geliştiği  ve  okyanuslardan  kıtalara,  buzullardan çöllere,  dağların tepelerinden denizlerin derinliklerine kadar tüm dünyayı dolduran yeryüzündeki  canlı çeşitliliğinin nedenlerini açıklayabilmek için, yıllar süren araştırma ve çalışmalarını kapsayan ‘ Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni’ adlı  kitabını  yayınlar.

Kitabında, dünyadaki canlı türlerinin bir sınıflandırmasını yapmakta, canlıların, yaklaşık  4 milyar yıl boyunca, tek hücreliden memelilere ve insana kadar ‘ Doğal Seçilim Yoluyla Evrim’ geçirerek bu günkü çeşitliliğe sahip olduklarını   ifade eden, kısa adıyla ‘Evrim Teorisi’ni anlatmaya  çalışmaktadır.                                                                                                                          

Varlıklı   bir doktor ailesinin, altı çocuğundan biri olarak, 12 Şubat 1809 tarihinde İngiltere- Shropshire  doğumlu Charles Darwin’in çocukluk yaşamı son derece basit geçmiştir. Babası gibi tıp doktoru olmak istediyse de başaramamıştır. Spor ve eğlenceli şeylerden hoşlanmaktadır. O yıllarda akranları arasında pek revaçta olan, Cambridge Üniversitesinde  din eğitimi görerek, İngiliz Kilisesi’ne bağlı bir  rahip  olmak, bu şekilde, mütevazi ve rahat bir yaşam sürmek fikri, ona çok cazip gelmemiş, doğayı gezmek, bitkileri, hayvanları,  kuşları, çiçekleri, böcekleri incelemek, farklılıklarını ve ortak noktalarını gözlemlemek fikri ona,  kendi deyimiyle  “ Bir köy kilisesinin lojmanında yaşamını sürdürüp, insanlara, kendisinin dahi bilmediği-cennete giden- bir yolu göstermektense, ‘doğaya, doğanın nasıl geliştiğine, doğa tarihine adanmış bir ömüre  kendisini adamak’ fikri,  ona  daha cazip gelmiştir.

Gençlik yıllarında, Edinburg Tıp fakültesinde okurken tanıştığı, ünlü doğa bilimcisi  Robert Grant’tan çok etkilenmiştir. Grant’ın bilgilerinden ve fikirlerinden, ileri ki yıllarda yazdığı deniz omurgasızları ile ilgili   Mercan Resiflerinin Yapısı ve Dağılımı adlı kitapta yararlanacaktır.

Ayrıca, Cambridge’deki botanik profesörü John Henslow’un  botanik derslerine ve saha gözlem  gezintilerine katılmaktan da çok hoşlanmaktadır. Bu arada, Güney Amerika’ya yaptığı bir yolculukta gözlemlediği bu kıtadaki doğal yaşamın zenginliğini ve çeşitliliğini anlatan  Hollandalı  Alexander  von Humboldt’ un kitabından da çok etkilenmiştir.      

İlla ki, İngiltere ve kıta Avrupası   dışına çıkıp, deniz aşırı ülkelerdeki yaşamı da gözlemlemek istemektedir. Hayatının fırsatı, 1831 yılında, Güney Amerika kıyılarına yapacağı bir gezi ile Güney Amerika kıyılarının haritasını çıkarmak üzere sefere çıkmaya hazırlanan, HMS Beagle gemisinin kaptanıyla tanışmasıyla çıkmıştır.                                    

Ayrıca, o çağ, İngilizlerin gemicilikte ilerleyip, güçlü gemilerle Britanya adasından çıkıp, açık denizlere açıldıkları, uzak denizlerde yeni topraklar, yeni ülkeler, adalar keşfedip üzerlerine yazdıkları çağdır. Aslında  onlar,  Jeolojik katmanlar arasında sıkışmış değerli maden ve doğal kaynakların peşindedirler. Metrelerce derinliklerde sert toprak kazıp, maden aramaktansa, mercan resiflerinde yapılacak araştırmalar ile toprak katmanlarını ve kimya yapısını inceleyebilmek daha akıllıcadır. Olayın Darwin’i ilgilendiren tarafı ise, illa ki, İngiltere ve kıta Avrupası dışına çıkıp, deniz aşırı ülkelerdeki yaşamı da gözlemlemek istemektedir.

Darwin,  büyük bir hırsla bu geziye hazırlanmakta, iyi bir jeolog ve doğa bilimci olmak istemektedir. Aslında, ilgilendiği konu okyanuslardaki mercan resiflerinin oluşumlarını incelemektir,  ancak, kanaatimce,  kendisine,  okyanusların maden ve diğer doğal kaynakları vb.  zenginliklerini   incelemek gibi, yarı resmi bir görevde verilmiştir. Darwin, bu göreve çıkmadan önce,  hızlandırılmış bir jeoloji kursundan geçirilir ve kendisine,  o devrin jeoloji konusundaki en önemli yayınlardan biri  olan Jeolojinin İlkeleri kitabı temin edilir.

Londra’dan başlayıp, Avrupa ve Afrika’nın batı kıyıları, Güney Afrika’da Ümit burnu, Hint  Denizi ve Güney Doğu Asya yoluyla Pasifiği geçerek Orta Amerika’nın batı kıyılarına ulaşan, oradan  Güney Amerika’da Fırtınalar  Burnu’nu dolaşıp, Atlantiği  geçen  HMS Beagle,  beş yıl sonra Londra’ya geri döner.

Darwin,  bu yolculuk sırasında, bol bol mercan resifi incelemiştir, ancak,  Darwin’in  asıl  ilgisini çeken resiflerdeki yaşam çeşitliliğidir. Merakı, resiflerden canlı çeşitlerine, canlı çeşitlerinden aynı canlı türleri arasındaki farklılıklara ve tamamen farklı görünen türler arasındaki ortak özelliklere kayar.   Teorisini geliştirmesinde faydasını gördüğü,  en önemli yerlerden birisi de, doğu Pasifik’te Orta Amerika açıklarında, ana karadan   tamamen  ayrılmış , birbirlerinden farklı çok çeşitli  canlı türlerine ev sahipliği yapan  Galapagos  Adaları’ dır.

Darwin, geziden oldukça zengin bir materyel bolluğu içinde dönmüş,  dönüşünden kısa bir süre sonra, gezi sırasındaki tuttuğu notlardan, türler hakkındaki  değerlendirmelerini yapmaya başlamıştır. 1858 yılında yayınladığı   Türlerin Kökeni  ile oldukça güçlü bir akademik itibara sahip olmuştur.

1871 ‘de İnsanın Türeyişi ve Seksüel Seçilim adlı kitabını yayınlarsa da,  kitap pek fazla rağbet görmemiş, tepkilere maruz kalmıştır. Din eğitimi görmüş, biraz da rahiplik eğitimi almış bir kişi olduğu halde, bazı çevrelerce  ateistlikle-dinsizlikle  suçlanmış, tüm canlı türlerinin aynı kökten geldiği,  primatlarla- maymunlarla-insanımsı maymunlarla insanın atalarının ortak olduğu felsefesiyle  ise, alay konusu edilmiştir.

Evrim Teorisi’ne en büyük kaynağı yaratan  asıl faktör,  Kıta Amerikası’nın bulunmasıyla başlayan ve her geçen gün, yeryüzünde yeni bir kıtanın, ülkenin, yörenin, bölgenin keşfedilmesiyle devam eden, her yeni bölgede, o güne kadar hiç bilinmeyen  yeni yeni yaşamlar, insan ve canlı türlerinin bulunması ile gelişen  Aydınlanma Çağı’dır.  

Bin yıllardır sorgulanamayan fikirler ve yasaklar sorgulanabilmekte, bin yıllardır, aynı şekilde devam etmiş bulunan durağan üretim ve tüketim modelleri değişmektedir. Toplumlar ve toplumlara hakim olan güçler sarsılmaktadır. Yakınçağ Avrupası’nın her   yeni  gün,  yeni bir felsefik fikir ile aydınlandığı, bilim dünyasının, her yeni gün yeni bir   bilimsel  keşif  ile geliştiği ve sanayi sektörünün, her yeni gün daha yeni bir bilgi kaynağı ve yeni bir teknoloik   icat ile güçlendiği devirdir. Evrim teorisine Aydınlanma’ nın etkisi   inkar edilemez.

Bir çok eksiklerine rağmen  Darwin’in araştırmaları hiçte boşa gitmemiştir. Günümüzde  milyarlarca yıllık kayaların içerisinden çıkan, milimetrik düzeydeki, bugün dahi birlikte yaşadığımız, en küçük canlı türleri olan tek hücreli-virüs-bakterilerden, yine bugün birlikte yaşadığımız en büyük canlı türler olan, çok çok çooook hücreli balinalara kadar, bu milyarlarca yıl içerisinde ara kademelerde oluşmuş ve kaybolmuş,  yine  de kayaların arasında tam bir beden olmasa da,   bölük pörçük beden parçalarını bulup, paleontolojik-eski  fosil bilim - bilgi ve kültür tecrübemizle birleştirebildiğimiz bir çok ara canlıyı da, bu sınıflandırmalardaki gerçek yerlerine yerleştirebilmekteyiz.  ( Devamı var)


Bu haber toplam 877 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları