HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Eylül 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

M. Kemal Atatürk’ün anlatımı ile Cumhuriyet İlan Edildiğinde Türkiye’nin Durumu “Bize geri kalmış, borçlu bir vatan kaldı”

31 Temmuz 2019 Çarşamba Saat: 08:51

Tarih 30 Ekim 1923…

Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa’yı Köşk’e davet eder. Ülkenin genel durumu hakkında hazırlattığı aşağıdaki raporu İsmet Paşa’ya verir.

 

“Sevgili Paşam,

Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum.

Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.

Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan baş delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.

Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.

 

Bize geri kalmış, borçlu, hastalıklı

Bir vatan kaldı.

Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az,

4.000 km. kadar demiryolumuz var ama bir metresi bile bizim değil.

Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart.

Denizciliğimiz acınacak durumda.

Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.

Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.

Her yerde tefeciler halkı eziyor.

Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.

 

Sığır vebası

Hayvancılığımızı öldürüyor.

Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136.

Pek az şehirde eczane var, salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor, üç milyon insanımız trahomlu, sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde, bit ise ciddi sorun.

Nüfusun yarısı hasta, bebek ölüm oranı % 60’ı geçiyor. Nüfusun % 80’i kırsal bölgede yaşıyor, bunun önemli bölümü göçebe.

Telefon, motor, makine yok, sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz, kiremiti bile ithal ediyoruz.

Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var.

Düşmanın yaktığı köy sayısı 830

Yanan bina sayısı 114.408.

Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor.

Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek. İktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı, zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz.

 

Halkın eğitimi hiç çözülmemiş.

Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor.

Bütçemiz, gelirimiz yetersiz, iktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var, bu düşünceyi günü gelince konuşuruz. Hedefimiz milli iktisat, bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı, Osmanlı bu gerçeği geç fark etti, fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.

Cumhuriyet’e uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney.

 Ama yılmamak, ucuz, geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak, bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.

Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız.

Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu, bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.

Allah yardımcımız olsun!”

 Atatürk ve arkadaşlarının devraldıkları ülke işte böyle perişan durumdaydı.

(Kaynak: Turgut Özakman)

 

Bu kadar yoklukla,

Cumhuriyetin ilk 10 yılında

Neler yapıldı?

1924: Gölcük’te tersane ünitesi kuruldu; Devlet Demiryolları kuruldu;
İstanbul-Ankara arasında ilk yolcu uçağı seferi yapıldı; Türkiye İş Bankası kuruldu.

1925: Danıştay kuruldu; Türk Hava Kurumu kuruldu; Aşar vergisi
kaldırıldı; Eskişehir Cer Atölyesi’nde demiryolu malzemesi üretecek üniteler kuruldu; Adana Mensucat Fabrikası; Türk yapımı ilk planör uçuruldu; şeker fabrikaları kurulmasıyla ilgili kanun çıkarıldı.

1926: Demir çelik sanayinin  kurulmasıyla ilgili kanunlar çıkarıldı; Eskişehir uçak bakım fabrikası; Alpullu  Şeker Fabrikası; Ankara otomatik telefonu işletmeye açıldı; İstanbul’da inşaat demiri üreten ilk haddehane açıldı; Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası; Bakırköy Çimento ve Uşak Şeker Fabrikası.

1927: Bünyan Dokuma Fabrikası; Ankara-Kayseri demiryolu; İstanbul Radyosu yayına başladı; Samsun-Havza-Amasya demiryolu; Bursa
Dokumacılık Fabrikası açıldı.

1928: Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı; Haydarpaşa-Eskişehir-Konya ve Yenice-Mersin demiryolları yabancılardan satın alındı; Ankara Çimento Fabrikası; Halka okuma-yazma öğretmek için Millet Mektepleri açıldı ve 8 yılda 3 milyon kişiye temel eğitim verildi;
Ankara Numune Hastanesi; Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü; İstanbul Bomonti’de Türk Mensucat Fabrikası; Ankara-Zile demiryolu, Malatya elektrik santralı, Kütahya-Tavşanlı demiryolu, Gaziantep Mensucat Fabrikası.

1929: Mersin-Adana demiryolu yabancılardan satın alındı; İstanbul-Ankara arasında telefon konuşmaları başladı; Ayancık Kereste Fabrikası, Trabzon Vizera hidroelektrik santralı; Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı, Kütahya-Emirler, Fevzipaşa-Gölbaşı demiryolu hizmete açıldı.

1930: Ankara-Sivas demiryolu ulaşıma açıldı, kadınlar belediyelerde seçme ve seçilme hakkı kazandı, Ankara-Şarkışla demiryolu, Ankara Etnografya Müzesi açıldı.

1931: Bursa-Mudanya demiryolu yabancılardan satın alındı, Gölbaşı-Malatya demiryolu, on ilde bölge sanat okulu açıldı, Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuruldu, Türk Tarih Kurumu kuruldu.

1932: Devlet Sanayi Ofisi kuruldu, Samsun-Sivas demiryolu açıldı, İzmir Rıhtım İşletmesi yabancılardan satın alındı, Türkiye Milletler Cemiyeti’ne üye oldu.

1933: Eskişehir Şeker Fabrikası, Sümerbank; Adana-Fevzipaşa ve Ulukışla-Kayseri demiryolu, İller Bankası, Halk Bankası, İstanbul Üniversitesi, Devlet Hava Yolları, Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü  açıldı.

İlk Türk denizaltısı 1939 yılında, ikincisi 1940’ta Haliç’te denize indirildi.

 

İstiklal Savaşı Gazisi

Yakup Dede’nin anıları

“Askerin üstünü başını görseniz ağlardınız. Ağustos ayı. Hava kavurucu sıcak, otlar iyice kavrulmuş, cayır cayır yanıyor, ayağımız çıplak, yanan otları ayağımızla söndürüyor, oraya çöküp düşmana ateş ediyoruz.

Sivrihisar’a yakın bir yerde mola verdik, gece gizlice kasabaya gittim, zifiri karanlık, bir evi fener ışığı aydınlatıyor, evin kapısını çaldım, kapıyı açıp açmamakta tereddüt etti.

“Korkma, ben Mustafa Kemal’in askeriyim, ayağımda ayakkabı yok, parasını vereyim, ayağıma giyecek bir şeyler ver” dedim. Tesadüf, orası yemenici dükkânıymış. Bana bir çift yemeni verdi. Sökülünce dikmem için de balmumu iple iğne de verdi. Hemen yemeniyi ayağıma sardım. O kadar rahat etti ki ayağım, birliğime adeta uçarak gittim.”

“Memleketin kıymetini bilin biz bu vatanı çok zor şartlarda kurtarıp size teslim ettik,” Yakup Dede-İstiklal Savaşı Gazisi

Daha önce yayınlanan bu yazı güncellenmiştir.

 

 


Bu haber toplam 437 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları