HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ekim 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


15.00 TL - 15.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

Ünye’de Çöp Tarih mi Oluyor Yoksa Ünye Çöplük Yapılarak Tarihe mi Karışıyor-2

9 Ağustos 2019 Cuma Saat: 08:39

Ev Sevgili Ünyeliler! Heyecan(!) ve hasretle(!) Ünye’ye 19 ilçenin çöpünü talep edenler, bilmezler mi ki: -Ünye Devlet Hastanesi, Sabancı Çocuk Yuvası, Ünye Limanı, Toprak Mahsulleri Ofisinin Siloları/Depoları Cevizdere’dedir. Ünye Mezbahası, Ünye Doğu Su Arıtma Tesisi, Eski Köy Hizmetleri/Şimdi Ordu Büyükşehir Belediyesi Yol Hizmet Şantiyesi oradadır. Günpınar Mahallesinde, Ünyespor Sporcu barınma ve antrenman tesislerinin, Ünye Belediyesi At Harasının, Ünye Belediyesi Mesire Alanının, çok sayıda Cami, Cemevi gibi ibadethânelerin, kadim mezarlıkların olduğunu… Hem Günpınarı hem de Cevizdere Mahallelerinden BOTAŞ Doğalgaz Borularının geçtiği ve Çöp Tesisi, ayrıştırma ve yakma işlemlerinin çok büyük risk oluşturduğunu… Bilmezler mi?  Cevizdere’de Ünye Asarkaya Ormanı Millî Park alanı ile Yaban Hayvanı Koruma ve Yetiştirme Sahası vardır.  Ünye Limanı içinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Kooparatifi vardır. Ünye Limanı, Ünye-Port Limanı olacaktır. En azından, genel ve yerel siyaset bunu vaat ediyor. Bu durumda, katı, sıvı gıda maddeleri de limana gelip gidecektir. Çöp Toplama, Depolama, Ayrıştırma Tesisisin Cevizdere’de faaliyet göstermesinin ve aynı yerdeki Ünye Çimento A.Ş. fabrikasında yakıt olarak yakılmasının, insan/toplum-çevre sağlığı bakımından son derece sakıncalı olduğu tartışma kabul etmez bir gerçek değil midir?  Bilmezler mi? Bilirler. Ama gündelik siyasate teslîm olurlar. Yarını, gelecek kuşakları gerektiğince düşünmezler. Bugünün gündelik isterlerine ya da gündelik çıkarların zorlamasına göre yaşamak, geleceğe hakkını çiğnemektir oysa. Olaylara bakarken, sorunları değerlendirirken Vicdan Yargılamasını, Vicdan Muhasebesini elden bırakmamak gerekir. İnsaf, merhamet, insancalık, hak-adâlet, hakkâniyet-nısfet gibi ulvî duyguları devre dışı bırakmamak gerekir. İnsan olarak, insan kalarak karar vermek gerekir. Doğa-doğal çevre, insan ve toplum, üzerinde keyfî olarak, kişisel ya da grupsal çıkarlarınıza göre, güç ya da erk arayışlarınıza yahut rant beklentilerinize göre üzerinde tasarruf edebileceğiniz konu ve alanlar değildir. İmdi:

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı,  çöp meselesine karşı açtığımız 4 ayrı davadaki yargısal süreçlerin bitmesini beklemeksizin; hem çöp toplama ve ayrıştırma tesisi yapmaya devam etmektir, benzer biçimde Ünye Çimento Fabrikası da çöp yakmaya devam etmiştir. Yaptığımız tüm başvurulara karşın, genel yönetim kademe ve birimleri de, onları durdurucu bir işlem yapmamıştır.

Çöp’e karşı Cevizdere Platformu olarak,,  Ordu İdare Mahkemesinde aşağıdaki davaları açarak hakkımızı aradık:

1-Ordu İdare Mahkemesinin 2016/1829 E.; 2017/1896 K. sayılı dosyası;

2- Ordu İdare Mahkemesi 2016/1986 e.;

3- Ordu İdare Mh. 2017/517 e.

4- Ordu İdare Mh. 2017/488 e.

Ordu İdare Mahkemesi,  2017/488 esas sayılı davamızı kabul etmiştir. İdare Mahkemesi kararları 1 ay içinde yerine getirilmesi gereken kararlardır. Yazılı Noter ihtarımıza rağmen, Valilik, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Ünye Çimento Fabrikası A.Ş. yargı kararına uymamıştır. Valilik, kazandığımız davaya karşı istinaf yoluna başvurmuş ancak Samsun Bölge Mahkemesi, Ordu İdare Mahkemesinin kararını onamıştır. Karar kesindir. Bu karar ortadadır.  Bu karara uyulması için, ilgili kurum ve mercilere yazılı başvuru yaptık ancak hâlâ uyulmamaya devam ediliyor. Bu durum da hukuksal ve yasal gerekliliğe aykırı düşüyor. Kamusal/toplumsal yarara ve özellikle Çevre Hukukuna aykırı düşüyor. Değinmiştik:

Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 7. Bölge Müdürlüğünün 11.05.2017 Üst-yazı ve tarihli, 319318 sayılı taşkından korunma ve kontrol konulu, 07.11.2016 tarihli bilâ sayılı , ‘dilekçeniz’ ilgi’li,  yazısı ve eklerinde açıkça  “Cevizdere Irmağı sahasında-vadisinde- Kalıcı Çöp Ayrıştırma Tesisi İnşa Edilmemelidir!”  Biçiminde net olarak ol(a)maz görüş(ü) vardır.   Ordu Büyükşehir Belediyesi ve başvurduğumuz ilgili birçok Genel Yönetim kademe ve birimleri bu görüş ve saptamayı dikkate almadı, gereğini yerine getirmedi.

Prof. Sait Kapıcıoğlu, Cevizdere Vadisi sahasından, havadan aldığı numuneleri, VONKA Asbest Mühendislik Laboratuarı Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Kadıköy Şubesi’nde  bilimsel incelemeye tâbi tuttu/tutturdu. AB-1161-T/L1043 sayılı 04.03.2017 tarihli.  Sonuç: -Havada asbest var! Asbest varsa, insanlar, kanser dâhil birçok hastalığa maruz kalır.

Cevizdere’de çöp tesisi yapılan alan, 1. sınıf tarım arazi özelliğinde olup, Organize Sanayi Bölgesi Kurulmaya girişildiğinde, Cevizdere’de yaşayan yurttaşların açtığı davada;  Ordu İdare Mahkemesi 2013/111 E. ve yine 2014/195 E. sayılı dosyalarından görülen davalarda yer seçimini uygun bulmamış, konu alanın 1. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu vb. nedenle Organize Sanayi Alanı için yer seçimini uygun bulmamıştır.  Ardından da, bakanlık, Organize Sanayi Girişimini Cevizdere’den çekmiş ve kamulaştırma işlemlerinden geri dönmüştür. 

Hani demek istediğimiz, hukuka aykırılık var derken işkembeyi kübrâdan sallamıyoruz.!

Cevizdere Mahallesinde, doğal kaynak ve yer altı sularının üzerine, yaşayan gerçek ve etkin nüfusun olduğu alana ve organik tarım toprağının üstüne Ordu Büyük Şehir Belediyesi’nin Çöp Tesisi kurması;  yöre yaşayanlarının, halkın itiraz ve tepkisini dikkate alması;  başta TC Anayasası, ülkemizin altına imza koyduğu AB Müktesebâtı Sözleşmelerine ve 2872 sayılı Çevre Yasasına ve 25.11.2014 tarihli 29186 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine aykırıdır. Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde Halkın Katılım Toplantısı yapılmamıştır. Yahut yapıldı diye tutanak tutuldu ise, bu gerçek dışıdır. Fiilen, hayat sahasında böyle bir toplantı olmamıştır.

Ünye Çimento Fabrikası Sanayi ve Ticaret’in çimento Fabrikasında; yakıt olarak kullanılacak bu çöpün, madde çeşitliliği de dikkate alındığında, bin türlü kimyasal maddeyi yakarak havaya boca edeceği ve bundan da tüm Ünye’nin ve özellikle Cevizdere ve Günpınarı ve Çevre Mahallelerin, Cevizdere Vadisinin Doğrudan Etkileneceği, insan ve çevre sağlığının berbat olacağı kuşkusuzdur. Fabrikanın kurulduğu 1970 ila 2019 yılı 31 Temmuz tarihleri arasında, Cevizdere, Günpınarı, Denizbükü, Yiğitler, Nuriye, Çakmak, Düzköy, vb. mahallelerindeki kanser vakalarındaki artış oranına bakmak gerekir. Hâlen de yörede aşırı oranda kanser vakası vardır.

Dünyamız hızla ısınmaktadır. Kuzey ve Güney Kutbundaki buzulların erimesi, Ozon Tabakasının delinmesi, Savaşlar ile Sanayi Atıkları Doğamızı tahrip ve mahvetmektedir. Eko-Denge bir bütündür ve hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir. Dünyanın öbür ucundaki bir olgu gelip bizi doğrudan etkilemektedir.  Buna bağlı olarak, dünyamızda su azalmaktadır. Tükenmektedir. Sağlıklı, içilebilir su bulmak, giderek olanaksızlaşacaktır. Ülkemiz de bundan ayrı ya da bağışık değildir. Ünye’miz de değildir. Cevizdere’de yaşanan bir çevre yıkımı/kıyımı, Ünye’nin tümünü ve hattâ çevre ilçeleri de etkileyecektir ve nitekim etkilemektedir.  Çimento’nun çöpü yakıt olarak kullanması tüm Ünye atmosferini ve çevresini zehirlemektedir.  Nitekim yapılan ölçümlerde, havamız temiz değildir. Kritik sınırın üzerinde zararlı maddeler/partiküller içermektedir. Bu partiküller insan ciğerlerinin derinliklerine gitmektedir ve temizlenmesi  -tıbben- ne yazık ki imkânsızdır.  

Akçay’daki OVM Elektrik Santralinin çevreyi nasıl olumsuz etkileyeceğini, çevreye duyarlı bilim insanları, o zamanki (eski) Kültür Sarayı’nda düzenlenen konferansta anlatmışlardı. Aynısı bire-bir yaşandı. Tarım ürünlerinin yetişmesinde birçok tuhaflıklar oldu. İklim bozuldu.  Akçay’daki olgu, Üçpınar’ı, Çubuklu’yu, Yiğitler’i etkiledi. Kimi yıllar yüksek kod seviyesinde vurdu kimi zaman düşük kod seviyesinde fındık ürününü.  Bunlar hayal ya da masal değil yaşanan gerçeklerdir.

Dediğimiz gibi: Su en az bulunan bir yaşam kaynağıdır. Sulak alanların üzerine çöp gazı basılması, yayılması, kamu sağlığına ve doğal çevrenin korunmasına, ormanların, ırmakların, yeşilliğin, doğal ve yaşanabilir ortamın korunması gayesine aykırıdır. Cevizdere’nin suyuna, hem yer altı sularına hem de yerüstü sularına, Ünye’nin gereksinimi vardı hem de zorunlu gereksinimi vardır. 40 seneden çok Ünye’ye su vermiş Cevizdere’ye bu haksızlığı yapmak kimsenin haddine değildir.

Cevizdere Vadisi ve Ünye Çimento Fabrikası muhiti, insan/ nüfus yoğun bir alandır. Kesif bir konutlaşma ve kadim yerleşim vardır. Ziraat yapılan bir çevredir.

Çimento A.Ş., bir ticarethânedir.  Özel kâr kuruluşudur. Kamu sağlığı, kamu yararı, genel sağlık, özel bir şirketin kârına mağdur, mahkûm ve mağlûp ettirilemez. Köylerimizin/mahallelerimizin her birinde şehit bayrağı dalgalanmaktadır. Cephede halkın evlâtları savaşmaktadır. Çimento torbaları ya da çöp konteynırları değil.

Yurdun, toprağımızın, havamızın, suyumuzun, yaşam alanlarımızın ve yaşama hakkımızın, özgürlüğümüzün güvenini sağlayan insanların doğasını yok etmek kimsenin yetkisinde olamaz.

Ünye Erenyurt’taki Siyanürle altın arama madeni-faaliyeti de, en fecî, en felâket çevre kıyımlarındandır. Hemen durdurulmalıdır.  İnsanlar İda Dağını (Kaz dağlarını) nasıl bir kararlılıkla koruyorsa, biz de sevgili Ünye’mizi, sevgili doğamızı, hukuk-yasa içinde, Anayasa’mızın ve yasalarımızın verdiği olanak ve yetkiler içinde, meşrû biçimde korumalıyız. Her türlü iletişim olanak ve yöntemlerini kullanarak, sesimizi yükseltmeli ve duyurmalıyız. Gideceğimiz başka Ünye yok. Ve niye gidelim? Kaldı ki, herkes yaşadığı yerin doğasını savunmak zorunda. Ülkenin ve dünyanı her yerinde vahşî kapitalizm, acımasızca, hoyratça doğaya ve insana saldırıyor.

İnsanları, yaşadığı coğrafyadan, yaşadığı kültürel/doğal ve sosyal ortamından, onlara sormadan, onlar tercih etmeden, onların iradesini, Anayasal-yasal hak ve özgürlüklerini kim ortadan kaldırabilir? Kim, ne hakla rahatsız edebilir? Doğa ve çevre savaşımının özü budur. Cevizdere’deki hak-hukuk mücadelesi de budur.  Konu burada bitmedi. Devamı var. Temiz-sağlıklı-doğal bir ortamda, tarihimiz-kültürümüz içine, huzurla, mutlulukla, insanca, çağın ve uygarlığın olanak ve nîmetlerine uygun olarak yaşayabileceğimiz bir ortam dileğiyle!

 


Bu haber toplam 415 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları