HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ekim 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


15.00 TL - 15.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

Değişim Derken….

22 Ağustos 2019 Perşembe Saat: 13:23

İnsanoğlu için değişimden, değişmekten bahsetmek kolaydır. Ve çok keyiflidir. Söz konusu olan değişim olduğunda lafı lafa, nasihati nasihate ekleyen çok olur. Ama değişim gerekli midir? İşte bu sorunun cevabı, daha baştan evet olarak kabul edildiği için değişimin gerekip gerekmediği hiçbir şekilde sorgulanmaz.

Mevzuyu derinleştirmeden bir şey söyleyerek devam etmek istiyorum; değişim gerekli midir gereksiz midir tartışması bir tarafa değişim dediğimiz şey esasında kaçınılmaz bir durumdur. Bu şu demek, biz istesek de istemesek de kâinattaki her şey elbette insanın bizzat kendisi de değişmektedir. Bu değişimin adı, yüzümüz tabiata döndüğünde mevsimlere atfedilir, mevsim değişikliğinden bahsedilir. Dökülen sararmış yaprakların gerekçesi mevsimlerdir. İnsanın hali vakti değişir, avurtları omuzları çöker, geçen gün ömürdendir. İnsan yaşlanıyordur. Ömrü olan büyüyor gidiyordur… Bunların her biri ve daha niceleri değişimin emareleridir.

 Ama değişim dediğimiz şey bunlarla mukayyet değildir. Bunlar önünde sonunda başımıza gelecek olan, nihayetinde kaçamayacağımız durumlardır. Bir de insanın tercihen yapması gereken değişimden bahsedilmektedir. Bu tarz değişimlerin önünü açmak kolay fakat içeriğini doldurmak kolay değildir. Beri taraftan dışarıdan gelecek telkinlerle bu değişimi sağlamak çok da kolay görünse de işin özü bundan çok farklıdır.

Biraz detaylandırmak iyi olacak, en bilindik örneklerden birini vereyim; eğer bir kilo probleminiz varsa bunu evvela sizin kabul etmeniz gerekir. Ama siz her geçen gün sıklaşan nefesinizin, erken yorulan bedeninizin çözümünü kilo vermekte görmüyor da evden çıkmamayı tercih ediyorsanız ve dahası yorulmamak için hareketsiz kalıyorsanız, kilonuz bırakın sabit kalmayı artarak devam eder. Diğer taraftan sahip olduğunuz kilolar, kalp, tansiyon, kolesterol gibi hastalıkları tetiklemesine rağmen hepimiz ölmeyeceğiz mi diye mevzuyu geçiştiriyorsanız…. Keyifle giyeceğiniz kıyafetler bulmakta zorlanmanıza rağmen hala görüntünüzden ne kadar da memnun olduğunuzu dile getiriyorsanız… Bunlar sizin bileceğiniz işler. Karar elbette sizin. Hiç kimse size neyi, nasıl yapacağınızı anlatamaz. Ya da anlatmaktan öteye geçemez. Çünkü ortada aleni bir kabulleniş var ve bu kabulleniş her koşulda sizin bağlar.

Bu manzarayı sadece kilo vermek gibi çokça bilindik örnek üzerinden verdim, çünkü insanın hayatındaki değişim gerektiği düşünülen hemen her durum aslında böyledir. Mesela bütün bağımlılıklar böyledir. Bunu söylerken özellikle madde bağımlılığındaki kimyasal ve fizyolojik boşluğu unutmuyorum elbette. Ama aklınıza gelen örnek ne olursa olsun çok rahat buradaki izaha oturur.  O yüzden değişmekten bahsetmek kolay ama arkasında durmak gereğini yapmak çok zordur.

Sebebi?

Sebebi malum, izahın içinde var aslında! İnsanın kendi konforu, her koşula çabuk uyum sağlayan bir yanının olması. Bunu fark etmek, görmek bile bu kadar zorken, bir de bu konfordan vazgeçmek, kendisiyle yüzleşmek, duygu, düşünce ve davranışta değişime gitmek… Bir bakın kendinize, çevrenize, gözünüzün eriştiği yerlere. Ufuk çizginizi götürebildiğiniz kadar uzaklara götürün ve bir bakın insan nelere alışmıyor. Ne hayatlar var ki sürdürülmüyor. Çok küçük hamlelerle bambaşka hayatları olabilecek insanlar kendi kanaatlerinin hamalı olmuş durumda. Ama insan izzete de zillete alışır. Ve alıştığı akıntıda akar gider. O yüzden değişimden bahsederken bir değil çok düşünmek gerekir.

 


Bu haber toplam 514 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları