HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Nisan 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Milli Mücadelenin Yüzüncü Yılında Ankara’ya Doğru (2) (Devam)

10 Eylül 2019 Salı Saat: 08:33

           Mustafa Kemal’in kendisi de birkaç gün Amasya’da kaldıktan sonra, Erzurum’a gitmek üzere yola çıkacaktır. Hep merak ederim, “Mustafa Kemal,  19 Mayıs’ta, yanındaki, tümü, o zamanın Osmanlı Ordusu’nda, Çanakkale’de, Yemen-Hicaz’da  görev alıp, kahramanca mücadeleler vermiş, savaşlarda deneyimli kurmay subaylardan oluşan  ekibiyle,  Samsun’a ayak basıp, Samsun’da  bir umut ışığı yaktıktan birkaç gün  sonra, yanındaki  ekibiyle birlikte, yanlarında Zatı Şahaneleri’nin  ‘ gizli görev emri ‘ile,  ilden ile, kazadan kazaya geçerken,  vilayetlerin  askerlik teşkilatlarınca sağlanmış  askeri koruma   filanda vardır,  amma, Erzurum Kongresi’nden sonra ,  Padişah-Devlet koruması olmadan ,  bugün bile devlet otoritesinin  sağlanmasının kolay olmadığı o yollardan, o  zamanlar çoban-kervan  yolundan başka yol –iz bulunmayan, itin, uğursuzun,  çetenin, eşkiyanın  kol gezdiği o günlerin Anadolu’sunda, hangi yollardan,   Erzurum’dan , Sıvas’a, Ankara’ya  nasıl  ulaştı.”   diyerek.

      Erzurum  Kongresi;       “Erzurum çarşı Pazar / İçinde bir kız gezer / Elinde bir deste gül / Dertlere derman yazar./ Erzurum’da bir kuş var / Kanadında gümüş var  / Yarim gitti gelmedi / Elbet bunda bir iş var.”

           “Leylim aman, leylim aman /  Sarı Gelin aman , Sarı Gelin aman, Sarı Gelin aman  Suna Yarim.” Erzurum’un Sarı Gelin Türküsü.

           Mustafa Kemal ve kurmay ekibi , İç ve Doğu  Anadolu’nun  o yılların   kuş uçmaz, artık kervan bile geçmez,   artık hangi binbir zorlukla,  dağ bayır yollarını aşıp ta,  Erzurum’a vardıklarında, her ne kadar, halkın sevgi ve umut ışıklarıyla karşılanmış iseler de, durum öyle hiçte öyle zannedildiği kadar pırıltılı-parıltılı değildir.Halk , ancak rahat bir nefes alabilmiş,   bunca yılın üst üste felaketlerinin  yaralarını  sarmaya  çalışmaktadır.

                Mustafa  Kemal Erzurum’a  vardığında, çevrede bulunan ve kendi başlarına örgütlenmeye çalışan , bu topraklardaki tarihten gelen haklarını korumaya çalışan , bölük pörçük Müdafa-i  Hukuk Cemiyetleri’ni bir araya getirerek , toplanacak bir kongreyle  tüm dünyaya mücadelenin  hukuki alanda yapılacağını bildirir. Kendisini ziyaret eden  ve   Sevr anlaşmasından dolayı kendilerinin hakim hükmünde olan bölge de gerçekleştirilecek her türlü siyasi  toplantı ve eylem üzerinde  yapılacak, her türlü uygulamaya ,  durumun geçte olsa farkına varmış olan İngiliz Hükümeti ve İstanbul İşgal Kuvvetleri  adına,   el koymaya  yetkili olduğunu  bildiren,  İngiliz Komiseri tarafından,  Kongre’nin toplanmaması , aksi takdirde Mustafa Kemal ve heyet üyelerinin tutuklanacakları  tehdidiyle –blöfüyle karşı karşıya gelmiş olmasına rağmen , Mustafa Kemal kongreden vazgeçmez.

        Taa Amasya Genelgesiyle, toplanacak olan  Kongre Tarihi her ne olursa olsun 10 Temmuz 1919 günü olarak  bildirilmiş olmasına rağmen, hiç beklenmedik  öyle bir şey olur ki, o günden itibaren Mustafa Kemal’in hayatı ve milli mücadelenin seyri ve kaderi tümüyle değişecektir.        Mustafa Kemal’in  ve ülkenin kaderini değiştiren olay ise; Kongresi öncesi  Payitaht -İstanbul’ la arasının bozulup,  sabaha kadar işleyen telgraflar sonunda askerlikten istifa ettiği, Samsun’a beraber çıktığı bir çok arkadaşının kendisini terk ettiği, uçurumun kenarında durduğu 6-7  Temmuz gecesidir.

           İstanbul’u  işgal altında bulunduran  İngilizler ve Fransızlar, Erzurum’da  Mustafa Kemal’ e geçiremedikleri sözlerini , İstanbul’ da Osmanlı Hükümetine geçirebilmekte,  Mustafa Kemal’i vazgeçirmesi için hükümeti sıkıştırmaktadırlar. Saraydan peşpeşe gelmekte olan telgraflar artık ne amaçla oralara kadar geldiği belli olan Mustafa Kemal’e görevinin iptal edildiğini, derhal geri dönmesi  gerektiğini bildirmektedirler. Kongre üyeleri birer ikişer  Erzurum’a  gelmektedirler.

         Kendisi bir yana,  mutlaka, kendisiyle birlikte buralara kadar gelmiş olan  her biri değerli  birer  vatansever  subay olan silah ve ekip arkadaşlarının durumlarını da düşünmek  zorundadır.  Subay, üst-ast  emir  insanıdır.  Bir subay aldığı askerlik eğitimi  ve üstlere saygısı gereği  kural dışı davranamaz. Kendisi direniyor olsa dahi, diğer arkadaşları kendisi  kadar dirençli olmayabilir.

          Emir üstüne emir  gelmektedir. Böyle bir durumda   kongrenin her hangi bir nedenle yapılamaması, ekibin fizik-ruh ve moralen çökmüş olarak geri dönmesi, hatta dönüşte tutuklanmaları, bu olayın  Erzurum’dan,  İstanbul’a kadar,  yurt-vatan sathında halkta-orduda- Türk Milleti’nde  yaratacağı sarsıntının-depremin  derecesinin Richter’le ölçülemeyeceği de bellidir.

        Mustafa Kemal gelen emir ve tehditleri  görmemezlikten gelmekte, ne olursa olsun   kongreyi toplayarak, kendisinin,  silah arkadaşlarının, kongre üyelerinin statükolarını sağlama bağlayacak olan günü sabırla çekmektedir.

           Mustafa Kemal’in ve ülkenin kaderini değiştiren gün, 7 Temmuzdur. 6  Temmuz günü sabahtan akşama akşamdan sabaha dek  işleyen Erzurum Posta Telgraf İdaresi ile  İstanbul –Harbiye Nezareti arasındaki telefon hattı, sabaha karşı susar. Erzurum hattı artık cevap vermemektedir.

       Telefon hattı yeniden işlemeye başladığında  Mustafa Kemal,  İstanbul-Harbiye Nezaretine  gönderdiği telgraf ile o sabah itibarıyla ,  çok sevdiği askerlikten istifa ettiğini,  milli mücadele görevini artık sivil bir vatandaş olarak yapacağını bildirir. İstanbul’la-Osmanlı askerisiyle-Osmanlı hükümetiyle-  Harbiye Ocağı  ile  ipler kopmuştur.

         O artık, bin yıllık Selçuk-Osmanlı  kadim –yerleşik Hanedan   gücünün karşısında,  yalnız ve yapayalnız bir insandır.  O gün öyle geçer.  Ertesi gün  kendisiyle birlikte oralara kadar  gelmiş olan silah arkadaşlarının bazıları,  kendisinden izin alarak geri dönmek için   yanına gelirler. Onlara o güne kadar yaptıkları için teşekkür eder ve serbest olduklarını söyler.

          Halk-kalan arkadaşları-üyeler herkes  ne yapacaklarını bilemeden, Mustafa kemalin gözüne ve sözüne bakmakta , ne yapacağını beklemektedirler. Kongre ileri bir tarihe 23  Temmuz’a ertelenir  ve zaman kazanılmaya, daha doğrusu yurt ve dünya kamuoylarında destek kazanılmaya çalışılır. Bir çok yerden, ülke ve siyaset merkezinden olumlu   destek geldiğini tahmin ediyorum.

      Tarihi bilgilerimize göre ; Erzurum Kongresi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’nun-vatanın kurtalması için başlattığı   ulusal  mücadelenin ikinci adımıdır. O zamanki adıyla Vilayet-i    Şarkiyye Müdafa-i Hukuk Cemiyeti olan   Doğu Anadolu Müdafayi Hukuk Cemiyeti'nin Erzurum Şubesinin öncülüğünde  yapıldığı için Umumi Erzurum Kongresi yeya Kısaca Erzurum Kongresi olarak anılır.

  ( Devamı var)


Bu haber toplam 1.025 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları