HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Ekim 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


15.00 TL - 15.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

Ünye Çöpten Kurtuluyor Mu Çöple Tarihe Mi Karışıyor-3

28 Eylül 2019 Cumartesi Saat: 08:55

Çöp işinin resmiyete dökülmesi yani yasal statüye bağlanması için Ordu Büyükşehir Belediyesinin arayışı 3,5- 4 yıllık bir konu. Yani bizim hukuksal/yargısal savaşımımızın süreci… Gelgelelim, ondan öncesi var.  Ordu Büyükşehir getirdi, Ünye Çimento, fabrikasında yaktı. Ne zaman? Bu yasal düzlem oluşturma çalışmasından önceki yaklaşık 5 yıl boyunca. Bu eski 5 yıl süresince, çöp kaçak olarak taşındı ve kaçak olarak yakıldı. Yani ruhsatsız iş yapıldı.  Demek ki, Cevizdere’nin çöple muhatap olmasının tarihi yaklaşık 9-10 seneye dayanıyor.

Bu kaçak-ruhsatsız dönemde, çöp getirildi, Ünye Güpınar Mahallesinin Çimento Fabrikasıyla Tozkoparan mağarası arasındaki ormanlık-çalılık alana döküldü, oradan alındı ve Çimento’da yakıldı. 

TC Anayasasının 56. maddesi der ki:  

“Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir. Devlet, herkesin hayatını,  beden ve ruh sağlı içerisinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla, sağlık kuruluşlarını tek elde planlayıp hizmet vermesini düzenler.”

Bu kurala Cevizdere’de uyuluyor mu? –Hayır! Neden?

5237 sayılı TCK’nun  181.  Maddesi der ki:  

 “İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak  ve çevreye zarar verecek şekilde,  atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi (…)cezalandırılır. Atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi … atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde(…) ceza artırılır. Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi hâlinde (…) 5 yıldan az olmamak üzere(…) vbcezalandırılır.

Konuyla ilgili olarak adlî ve idarî birimlere gerekli yakınmalar yapıldı. Yapılan soruşturma ve incelemelere karşın, ne yazık ki, bir türlü istenen sonuca ulaşamadık.  Oysa ki, gerek Cevizdere ahâlisinden ve gerekse Günpınarı ahâlisinden insanlar, tanıklıklarıyla, ilgili merci ve makamlara, durumu tüm açıklığıyla anlatmışlardı. Ordu Büyükşehir Belediyesi ile Ünye Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Fabrikası’nın, yasal düzlem bulunmayan, yönetsel izin alınmamış olan dönem içindeki yetkili ve sorumluları, bir biçimde bu sorumluluktan sıyrılmayı başardılar.  Ancak toplumun hak ve adâlet duyguları mutmain oldu mu? –Hayır! İlgili kişiler, kamu vicdânı nazarında sorumlu ve mahkûmdurlar.

Anayasa Madde 17/1: “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

Anayasamızın teminatı altında bulunan yaşama, maddî ve manevî varlığımızı geliştirme hakkımız, Cevizdere sahasında, çöp yüzünden ihlâl edilmekte, elimizden zorla ve keyfî olarak alınmaktadır.Bu hukuksuzluktur.

Anayasa 35.madde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” Demekte olup, Anayasamızın bu hükmüne, çöp meselesi, açıkça aykırıdır.  Çöp’ün kurulmakta olduğu/kurulduğu yer, alan, etkileyeceği çevre bakımından; insanların mülkiyetleri heder ve telef olmakta,. Arazilerinde tarım yapamaz, ziraat oluşturamaz, hayvancılık yapamaz duruma gelmektedir. Arazilerinden ürün ve semere alamaz duruma gelmektedir. Mülkiyetlerinde konut ya başka bir ekonomik-sosyal faaliyet yürütememektedirler. Böylece ekonomik varlıkları değersiz duruma düşmekte ve yok olmaktadır.

 

 Anayasanın 43. maddesine görekıyılar, denizler, göller,  akarsu kıyıları vb. devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.  Buralardan yaralanmada öncelik kamu yararınındır.  Cevizdere’deki devasa Çöp Tesisi Cevizdere Irmağının kıyısına kurulmuştur. Irmak bu tesisten çok olumsuz etki alacaktır. Çimento Fabrikası bir Anonim şirkettir. Ordu Büyükşehir Belediyesinin, Çimento’ya ton 5 TL’den çöp satacak olmasında bir kamu yararı yoktur.  Cevizdere Vâdisinde yaşayan 10 000 ‘den çok nüfus mu değerli, 5 Tl mi değerli, Kaldı ki, parayla/çıkarla/kârla/rantla insan mukayese edilemez.

Anayasanın 44. maddesi Toprak Mülkiyetini güvenceye almakta;  “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini, korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.” Hükmünü haizdir. Şu durumda, Cevizdere’deki 1. sınıf arazilerin üzerine çöplük, çöp tesisi vb. kurulması, Anayasa’nın bu hükmüne de açıkça aykırıdır. Toprak, insanlığın varlığı için, ulusal varlığımız için, sanayi tesisleriyle talan ettirilemeyecek denli yaşamsal değerdedir. Nasıl havasız, susuz yaşam olamıyorsa, topraksız-ziraatsiz yaşam da olanaksızdır.

Cevizdere alanı, bir sanayi alanı değil, münbit, bitkel, bereketli, verimli bir tarım alanıdır.

Yukarıda da değinmiş olduğumuz Anayasa’nın 56. maddesindeki : “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir. “ Bu görevin için, çöpsel ve sanayisel kirliliğe meydan ve imkân tanınarak, aksatıldığı açıktır.  

Anayasa 57.madde:  “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır” buyurmaktadır. Cevizdere Vadisinde ve çevresinde bulunan 22 mahallede, yaklaşık 10.000 civarında insan yaşamaktadır. Bu insanların konutları tehdit ve tehlike altındadır. Özellikle, Cevizdere, Günpınarı, Şehriman, Çakmak, Denizbükü Mahallelerinde yaşayan insanlar, gerek Ünye Çimento Fabrikasının ve gerekse Cevizdere Vadisi sahasında bulunan kömür depolarının, OSKİ Doğu Su Arıtma Tesisinin dehşetengiz kokusunun, mermer atölyelerinin toz, gaz, sıvı ve katı atıklarının yaydığı kimyasallardan bizar olarak, yaşama ortamları bozulmuş olarak, bizzarur Ünye’ye veya daha yüksek köylere/mahallelere kaçmaktadırlar. Hele ki, çöplük/çöp tesisi tam olarak faaliyete geçtikten sonra, insanlar, mahallelerini terk etmeye iyice zorunlu kalacaklardır.  Çöpün içinde hiçbir insan, hiç aile, salıklı/ huzurlu yaşama ortam ve olanağı bulamaz. Demek ki, insanların mevcut, tarihsel ve kültürel-doğal ortamlarını bozmak, yerleşim dokusunu tahrip etmek de Anayasamıza aykırıdır.

Anayasanın 63/1. maddesi: “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar.Bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.” Hükmünü âmirdir. Ne var ki, Cevizdere sahasındaki insanlığın en eski-kadim yerleşim alanlarından biri olan Tozkoparan Mağarası-Kral Mezarı’na 350 m. Kadar mesafede bu çöp tesisi kurulmuştur. Kamu yönetimi birimlerinin/ (yazılı başvurularımıza rağmen)genel ve yerel yönetim öğelerinin, bu konuda ilgisiz davranması anlaşılır gibi değildir.

Anayasa 166 ncı madde:  “Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, öncelikle sanayin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini… “ devlet gereklilik ve güvence altına almıştır.  Gelgelelim, Cevizdere Mahallesi ve Cevizdere Vadisi söz konusu olduğunda, tarım, kültürel gelişme hiç gözetilmeksizin, insan faktörü korunmaksızın, tümüyle sanayi lehine haksız ve ağır uygulamalar, Anayasaya aykırı olarak sürmektedir. Çöp meselesi de bunların başında gelmektedir. 

4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu madde 737:  “Herkes taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetlerini sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. /Özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır.”,

Cevizdere Vâdisinde, yasanın bu hükmü en ağır biçimde ihlâl edilmektedir. Vâdideki mahallelerin, yaşayan nüfusun ve diğer canlı türlerinin vâr olma, yaşama hakkı, Anayasa ve yasalar çiğnenerek daraltılmakta ve giderek yok edilmektedir.

Tüm bu durum, Ünye geneline yayılan ve yayılacak hava ve su ile, Cevizdere’nin nimet ve imkânlarından yoksun kalmak sûretiyle, Ünye’nin sosyo-ekonomik-kültürel yaşamını, giderek büyüyen bir katsayıyla olumsuz etkileyerek içine alacaktır ve hâlen almaktadır.

Cevizdere Vâdisi’nin ve Ünye’nin aklı erenleri, ileri gelenleri, sorumlu ve duyarlı olması gerekenleri, ilgili olması gereken bilgilileri neden susmakta, neden etkisiz ve sinik davranmaktadır? Anlamak, açıklamak anlaşılır gibi değildir. Gelecek kuşaklar kendilerini ilençleyecektir, kargışlayacaktır, biline!

Hikâyemiz bu kadar değil, filmin devamı var. Saygıyla. 

 

 

 


Bu haber toplam 85 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları