HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Ekim 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


15.00 TL - 15.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

ŞÜKRÜ KARAMAN

ŞÜKRÜ KARAMAN

“Beni unutmayın” mesajı

28 Eylül 2019 Cumartesi Saat: 08:56

İstanbul’da iki gün ara ile meydana gelen 4.6 ve 5.8 büyüklüğündeki depremler adeta “beni unutmayın” mesajı gönderdi.

Korkutan şiddetli sarsıntılarda can ve mal kaybının olmaması sevindirirken, “Türkiye büyük depremlere ne kadar hazırlıklı?” sorusu yeniden gündeme geldi. Uzmanlar her iki sarsıntının beklenen büyük depremin enerjisini boşaltmayacağını vurgulayarak, rehavete kapılmamak gerektiğine dikkat çekti.  

Son günlerde yurdun değişik yörelerinde çeşitli büyüklükte meydana gelen yer sarsıntıları Türkiye’nin aktif deprem kuşağında bulunduğu gerçeğini bir kez daha gösterdi. İstanbul, başta olmak üzere Marmara, Ege ve Doğu Anadolu’da birçok kent deprem riski ile daha fazla karşı karşıya olsa bile jeolojik yapısından ötürü  ülkenin tümünün afetten etkilenme olasılığı hayli yüksek.

Marmara Denizi’nde her an büyük deprem bekleniyor. Eğer öngörülen korkunç senaryo gerçekleşirse çok sayıda can ve mal kaybı olacak.  Önemli olan “geliyorum” diyen doğal afete karşı ne kadar hazırlıklı olunduğu, ne denli önlem alındığı.  1999 yılında meydana gelen Marmara depreminden bu yana  gerekli önlemlerin hayata geçirilmediği, kentsel dönüşüm tamamlanamadığı, toplanma alanlarına AVM’ler kondurulduğu  göz önüne alınırsa İstanbul ve Türkiye  hazırlıklı değil olası daha büyük yer sarsıntılarına.

Oysa, 40 bine yakın insanın canını alan, binaları yerle bir eden korkunç 1999 depreminden bu yana 20 yıl geçti. Bu kadar uzun sürede gerekli tedbirlerin, uygulamaların hayat geçirilememesi doğal olarak halkı kaygılandırıyor.   

İstanbul deprem riski taşımanın yanı sıra, kentte yıkılmayan on binlerce çürük binalar patlamaya hazır bomba gibi ortada duruyor. Allah koruyor dünya güzeli  kenti. Ancak uzmanların açıkladığı gibi beklenen büyük deprem her an olabilir.

Salt İstanbul değil, Ankara’da, İzmir’de, Türkiye’nin her yanında binlerce çürük, her an çökecek binalar var. İnsanlar güvensiz binalarda oturmaya devam ediyor. Deprem kuşağında bulunan Türkiye’de çoktan bu binaları yıkılıp, kentsel dönüşüm tamamlanmalıydı. Maalesef çok ıskalandı kentsel dönüşüm.   

Türkiye’yi yasa boğan unutulmayan Marmara depreminin acıları hala yürekleri yakıyor. Yeni acıların yaşanmaması, canların gitmemesi için hazırlıklı olmamız gerekiyor. Gerçek olan Türkiye’nin aktif fay hattında bulunması ve depreme en çok can veren ülkelerin başında gelmesi.

Nüfusun büyük çoğunluğunu barındıran 11 büyük kentin ve büyük sanayi tesisinin yüzde 75’i deprem tehlikesi altında. Yapı denetimi sistemi eksik ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde değil. Ülkeyi şantiye alanına dönüştüren inşaatlar gereği gibi denetlenemiyor. Can güvenliği bir şekilde rant düşkünü bazı müteahhitlerin insafına bırakılıyor,  imar çalışmalarında deprem tehlikesi gözetilmiyor, deprem anında yeni toplanma alanları oluşturulmuyor.

 Ağızları yüreklere getiren son iki sarsıntı acı gerçekleri bir kez daha anımsattı. 


Bu haber toplam 142 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları