HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Kasım 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

İNCİ ÇETİR

İNCİ ÇETİR

Bilir misin aşk’ı!!!

10 Ekim 2019 Perşembe Saat: 08:40

Bu kez daha önce hiç görmediğim, bana yabancı olan bir odanın penceresinden selamladım kendimi. Çok değil sadece bir kişinin eksilmesiydi benim bütün kendime acizliğim. Bazen kendime, bazen de kaçışlarıma kızıyordum daha çok. Hatta kızmakla yetinmeyip, her defasında daha çok acıyla başbaşa bırakıyordum kendimi. Şunu farkettim ki; herkes kendine yaparmış bu hayatta. Acı ya da tatlı kendimize reva gördüğümüz her ne ise; en çok kendimizden başlarmışız. Ve en çok kendimizi yok sayar olmuşuz bir kişiye teslim olunarak.

 …

 Evet, gitmez dediklerim gitti

Kalmaz dediklerim solumda şimdi…

 Üzerine hayat kurulan hiçbir sevgiyi kabul etmiyorum. Belki yok olmuş, belki yarım kalmış ama hep gözyaşlarıyla teslim olunmuş bir aşk. Nice mektuplar yazıldı kim bilir adına? Kimisi okunmuş, kimisi sana ulaşmadan yırtılıp çöpe layık görülmüş belki de. Tek taraflı yaşanan duygulardan hiç bahsetmiyorum bile. İnsanların yüzü ne çok şey anlatır kimilerine değil mi? Hayat çizgisi diye tabir ettiğimiz kırışıklıklarımızdan başlarız önce kendimizi incelemeye. Sonra bitmek bilmeyen hüzünlere kaptırırız kendimizi. Gözlerimiz bir an dalar gider yaşanan mazilere.

Ne çok?

Ne çok kendimizi değersiz kılmışız yok yere değil mi? Kaybedilen zamanlarımızı, tamamlanamayan, eksik kalan işlerimizi, yarım kalan sevdalarımızı bile düşünür dururuz. Artık kelimelerin sesi kısılmış, kimselerin sesi duyulmasın diye sadece hoparlöre ses verir olmuşuz. Şarkılar bizi doyuruyor gibi. Sözleri kimi zaman acıtsa da, acıların üzerine tuz basar gibi sızlatsa da, inadına ses verdiğimiz birçok şarkı var dilimizde. Avaz avaz bağırarak eşlik ettiğimiz slow parçalar, ya da hareketli… Sözlerinde kendimizi bulduğumuz, bulduğumuz anda da sözlerinde kaybolduğumuz ah ne çok şarkı…

Sen benim büyük sevdam, gönlümde kalan, hep sızlayacak olan bir yarasın sevgili. Sen nasıl sevildin? Nasıl geldin? Ve nasıl kaybolup gittin bir anda hayatımdan? Ve geride bıraktığın uçsuz bucaksız kaybolan hisler… Bilmiyorum… Şimdi zamanın nasıl geçiyor? Hala stres içinde misin? Mesela beni hiç özlediğin oluyor mu?

Ben çok özlüyorum adam! Yalana lüzum yok. Yüreğimdeki sızı sanki kocaman bir yol almış, bir başına savaş veriyor gibi. Biliyorum geçecek! Ya da geçtiğini varsayacağım. Ama hep güzel yanlarını özlüyorum adam.

Mesela bir özlem! Nasıl özlenir karşındaki? Nasıl sevilir? Nasıl güvenilir?

Bunlardan bana bahseder misin? Bilmezsin sen güzel sevmeyi, unutmuşum. İçimin sesini duymayı bilmezsin. Gözlerimin içine bakıp nasıl acı çektiğimi anlamazsın… Çünkü güzel sevmeyi bilmeyen adamları, hep güzel sevdiğimiz için oluyordu bunlar. Muhabbetine doyum olunmayan, adeta zamanı hızla harcayan adamlara çok mu abarttık sevgimizi acaba kızlar?

 …


Bu haber toplam 336 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları