HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Kasım 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

Bugünün Eskisi

14 Ekim 2019 Pazartesi Saat: 08:43

Kime sorsam, kiminle konuşsam meseleler biraz derinleşince şu cümleyi muhakkak duyuyorum; “Hiçbir şey eskisi gibi değil”. Nasıl yani diyorum bu cümleyi duyunca, eskisi gibi olmayan ne? Devamı geliyor gecikmeden. İnsanlar eskisi gibi değil. Esnaf eskisi gibi değil. Gençler eskisi gibi değil. Kadınlar eskisi gibi değil. Çocuklar eskisi gibi değil. Bayramlar eskisi gibi değil. Hatta sebzeler meyveler bile eskisi gibi değil. Her şeyin tadı bozuldu, domatesin bile. İnsanları, ilişkileri, kelimeleri, niyetleri geçiyorum. Eskiden domatesler nasıldı diye soruyorum. Böyle değildi diyen bir cevap geliyor önce, sonrasında güzel kokardı, tadı güzel olurdu deniyor. Şimdiki domatesler nasıl diyorum. Çakıl gibi deniyor; yavan, tatsız, kokusuz. İçi başka dışı başka…

Bunlara söylenecek fazla bir şeyim yok aslında. Çünkü ben domatesten anlamam.

Tüm bu sohbetlerde bir şeyi fark ediyorum, insanların eski dediği zaman aralığı geçmişte hangi zaman aralığına denk geliyor. Hangi dönemden bahsediyorlar acaba? Çünkü bazen sohbet ederken karşımdaki kişinin ashabı kehften felan olduğunu düşünüyorum. Sanki bin yıllık uykudan uyanmışlarda damaklarında kalan o tadı arıyorlarmış gibi geliyor bana. Oysa bu mevzuları konuştuğum insanlar ağırlıklı olarak orta yaş ve üzeri insanlardan oluşuyor. Ve anladığım kadarıyla bahsettikleri geçmiş çok değil yirmi belki otuz yıl öncesine kadar gidebiliyor. Hadi kırk diyelim, önümüze duran yok elliye yuvarlayalım. Bu kadar.  

Tabi eskinin nerede başladığı göreceli bir şey. Kimine göre bir saat kimine göre bir gün kimine göre bir hafta, bir ay ya da bir yıl. Ya da yıllar öncesi. Eskinin ya da düne ait olanın bu göreceli yanı mevzuyu daha da bir çetrefilleştiriyor. Eski, bir tarafta gayet kişisel bir anlatı meselesiyken beri tarafta alttan alta işleyen ve insanları kendi etrafında toplayan bir sosyolojik zemine, kavrama dönüşebiliyor.

Bütün bunlar olurken bir şeyden mahrumuz tabi. Şimdi eski olarak görülen, nitelen günlerin öncesinde yaşamış insanları dinlemek imkânına sahip değiliz. Farazi bir şey ama mümkün olsaydı eğer onlara da sormak isterdim, “eskiden” nasıl olurdu diye. Ya da özledikleri bir eski var mı diye. Ne cevap alırdım bilmiyorum. Bir cevap alır mıydım onu da bilmiyorum. Nihayetinde farazi bir duruma yine farazi bir cevap vermek kolay değil.

Eskiye dair yapılan bu güzellemenin kulağa hoş gelen, insanı hayallere, hatıralara, hoş anlara götüren bir yanı var elbette. Nihayetinde insan, hafızasıyla yaşar. Yedeğinde hep taşır onu. Ve hafıza insanın öyle bile isteye inkâr edebileceği, ihmal edebileceği bir şey değildir. Hafıza dinamiktir. Ve bugün itibariyle sırrı henüz çözülememiş kendini hissettirecek potansiyel bir güce sahiptir. Yani insan istese de unutamaz. Hatta unutmak üzere giriştiği her hamle ezberini tazeler, iyice pekiştirir.

Bunları ve bu minvalde daha bir sürü şeyi düşünürken bir şeyi fark ediyorum; geçmişe duyulan özlem acaba geçmişin güzellikleriyle mi ilgili sadece? Geçmiş hakikaten böyle baştan aşağıya güzellikler demeti mi? Öyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz yedeğimizde düne, eskiye dair, onca güzellikler yanında en az o güzellikler kadar kırgınlıklar, ızdıraplar, acılar, mutsuzluklar da taşıyoruz. Ne badireler atlattık değil mi? Ne dualar ettik! Memnun olmadığımız ne yokluklar, ne yoksunluklar yaşadık. Ne hallerimiz vardı oysa. Üzerine basmadığımız, anımsamak dahi istemediğimiz. Tıpkı bugün gibi. Çünkü zaman bugünde eskir.

Şimdi bu şehre yağmur düşüyor. Ve yağmur, her zaman ki gibi… 


Bu haber toplam 465 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları