HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Kasım 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

ATATÜRK’ÜN EN BÜYÜK DEVRİMİ HARF DEVRİMİ YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABULÜ KASIM 1928

6 Kasım 2019 Çarşamba Saat: 08:42

Türkler uzun yıllar Türkçeyi yazmak için Arap alfabesini kullandılar. Türklerin alfabesi  Göktürk alfabesi idi, Müslüman olunca kendi Arap alfabesini ve harflerini kullanmaya başladılar.

Arap harfleri  Türk dili için yetersiz ve elverişsizdi, Türkçekolay yazılıp okunamıyordu, kolay okuyup yazmak vemodern eğitim-öğretim  “Harf Devrimi” ile sağlanabilirdi.
Harf Devrimi,  Atatürk'ün en büyük bir devrimlerinden biridir.
Atatürk  Harf Devrimini sadece kolay okuyup yazmak sorunu olarak ele almamış, batı uygarlığına katılmayı da kolaylaştırmıştır. Harf Devrimi kolay okuyup yazma yanında okuma alışkanlığını da artırmış ve yaymış Türk kültürünün gelişmesine imkân vermiş olmasıdır.

Atatürk ve Harf Devrimi

Mustafa Kemal Atatürk bu konuyla 1905-1907 tarihleri arasında Suriye'de iken ilgilenmeye başlamıştı, yeni alfabenin hayata geçirilmesi için beş ile onbeş senelik geçiş süreçleri öngören komisyona Atatürk

"Bu ya üç ayda olur, ya da hiç olmaz" demiştir.  Ağustos ve Eylül aylarında Atatürk farklı illerde yeni alfabeyi halka tanıttı.

Türklerin ilk alfabesi

Latin Alfabesi

İlerlemenin önündeki en büyük engel cehaletti. Milleti bu durumdan kurtarmaya kararlı olan Mustafa Kemal Atatürk:  "Büyük Türk milleti, cehaletten ancak; kendi diline kolay uyan böyle bir alfabe ile sıyrılabilir, bunun anahtarı ancak Lâtin esasından alınan Türk alfabesidir" dedi.

Atatürk'ün emriyle bir komisyon kurulup yeni Türk alfabesi hazırlandı. Harf İnkılâbı'nı  8 Ağustos 1928' tarihinde, İstanbul'daki Sarayburnu Parkı'nda halka duyurdu.

Bundan sonra yeni Türk harflerinin yaygınlaştırılması için bir seferberlik başlatıldı. Başöğretmen Atatürk, yurt seyahatine çıkıp, kara tahta başında yeni Türk harflerini vatandaşlara öğretti. Ankara'da toplanan öğretmenler birliği kongresinde, öğretmenler, Atatürk'ün açtığı bu yeni yolda sabırla çalışacaklarına ant içtiler, üç ay gibi kısa bir zamanda inkılâp gerçekleşti.

1 Kasım 1928' tarihinde, yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi ve  "Millet Mektepleri" açıldı. Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmeni ilân edildi, böylece, eğitim ve kültür hayatımızda yeni bir dönem başlamış oldu.

 

Latin Kökenli Türk Alfabesi

Latin Alfabesi Nedir?

Roma alfabesi olarak da bilinen Latin alfabesi antik Roma döneminde Latince dilinin (Latince ölü bir dildir) yazımı için bulunmuştur soldan sağa doğru yazılır, Latin alfabesi, görsel olarak Grek (Yunan) alfabesine oldukça benzemektedir. Grek alfabesi ise Fenike alfabesinin değişime uğramış halidir.

Arap Alfabesi

Arap alfabesi 28 harflidir, Latin alfabesinin aksine sağdan sola yazılmakta ve okunmaktadır, sesli harf olmadığı için Türkler buna Türk dilindeki sesleri alabilmek için bazı harflerin altına ve üstüne çizgiler koyarak 36 harfe çıkarmışlardır, bu yüzden de Araplarınki ile tıpatıp aynı değildir.

Arap alfabesi yazılış biçimi, ünlü-ünsüz çeşitliliği (sözcük başında ve sonunda ses farklılaşması, bir harfin pek çok sesin yerine kullanılması, sesli harfin olmayışı ve şekil bütünlüğü yetersizliğinden dolayı Türkçe için uygun bir dil değildi.

 

Harf Devrimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 5'inci yıl dönümünün ardından 1 Kasım 1928 tarihinde Yeni Türk harflerinin  kabul edilmesi sürecidir.

Harf Devrimi'ni başlatan yasanın kabulü ile Osmanlı Alfabesi adı verilen ve Arap harfleri kullanılarak oluşturulan alfabenin kullanımı sona erdi ve yerine Latin Alfabesi temel alınan Türk Alfabesi kullanılmaya başlandı.

.

Harf Harf Devrimi – NEDENLERİ

Türk dili,uzun asırlar boyunca Arap harfleri ve Arap alfabesi ile yazılmıştı;

Halbuki bu alfabe, bu yazı, Türk dilinin zenginliğini, onun genişliğini ifade etmekten çok uzaktı. Bu ihmal nedeniyledir ki Türkçe kendi kuralları ile yazılan ve söylenen bir dil olmaktan çıkmış; Arap ve Acem dil kurallarının etkisi altına girmişti.

Bu nedenle milli benliğimize dönüş açısından büyük bir hamle niteliği taşıyan  harf devrimi gerçekleştirildi.

Arap harfleri, Arap gırtlak yapısına göre tanzim edilmiş olduğundan Türkçenin  gırtlak yapısına ve öz Türkçe söyleyiş esasına da uygun değildi.

Türkçe, Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Konuşulduğu gibi yazılamıyor, yazıldığı gibi okunamıyordu.

Okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak ve böylece modern eğitim ve öğretimin gerçekleşmesine zemin hazırlamak ancak harf devrimi ile sağlanabilirdi.

Bu nedenle Türk milletinin düşüncesine şekil veren yazı, bu olmazdı. mevcut durum için uygun olan yeni bir semboller sistemine ihtiyaç vardı.

Diğer taraftan Batı medeniyeti Latin esasına dayalı harf sistematiğini kullanıyordu Arap ve doğu medeniyetlerinin özelliklerini ve kültürel yapısına göre oluşturulmuş Arap  harf sistematiği Batı ile olan ilişkilerimizde zorluklar yaşanmasına neden oluyordu. Batı’nın ilmi ve teknolojisi alınacaksa  Batı’nın kullandığı Latin esasına dayalı harf sistematiği kullanılmalıydı.

 

Harf  Devriminin Sağladığı Faydalar

Atatürk, harf devrimini, sadece kolay okuyup yazma  olarak ele almamıştır. Lâtin alfabesinden alınan yeni Türk harfleri, batı uygarlığına katılma işini de kolaylaştırmıştır., Kolay okuyup yazma olanağı sağlamasının yanında okuma alışkanlığını da artırmış ve yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Aslında harf devriminin en Önemli yönü, yeni başlayacak olan Kültür devriminin temel yapısını oluşturması ve de Türk kültürünün gelişmesinin önünü açmasıdır.

 

Türklerin, tarih içerisinde

Kulandığı Alfabeler

Göktürkler (552-745), Orhun yazıtlarında olduğu gibi “Göktürk” yazısını kullanmışlardır.

Bunlardan sonra gelen Uygur Türkleri (745-970) ise bu yazıyı bırakmışlar ve İran asıllı Soğdak yazısından yararlanarak Uygur yazısını geliştirmişlerdir. Ayrıca bu yazı ile birlikte Soğdak, Brahmi, Mani, Nasturi, Tibet, Çin ve Moğol Yazılarını da kullanmışlardır. Uygurlardan sonra gelen Karahanlılar (932-1212) ise, 960 yılında İslâm’ı kabul ettikten sonra, Uygur yazısını bırakıp Arap yazısını almışlardır.

İslâm’ı kabul eden Türkler, genelde Arap harflerini kabul etmişlerdir. Bunlar Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu devletleri, Anadolu’da kurulan beylikleri, Mısır-Suriye, Altınordu devletleri ve son olarak da Osmanlı devletidir. Bu devletler, Arap harflerini kullanmalarının yanında, zaman zaman yazışmalarında Arap dilini de kullanmışlardır.

 

KAYNAKLAR

1. Yusuf Akçay, “Osmanlı Dönemi Alfabe Tartışmaları Bağlamında Dr. İsmail Hakkı Bey ve Islah-ı Huruf Cemiyeti.

 


Bu haber toplam 192 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları