HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2019 Cuma
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

Kutsal Topraklar Ziyareti -4-

29 Kasım 2019 Cuma Saat: 08:47

         09.08.2019 Cuma günü sabah namazımızı otelin mescidinde kıldık. Kahvaltımızı yaptık, ihramlarımızı kuşandık/sarıldık(giydik). Akşam dağıtılan kumanya poşetlerimizi ve acil ihtiyaçlarımızı yanımıza alıp otelin önüne indik. Şirket görevlilerinin getirdiği büyük otobüslere bindik ve Arafat'tan önce Mina bölgesine gittik. Peygamber Efendimizin yaptığı gibi (sünnet olan) Mina'da bir gece kalıp sonra yarın Arafat'a hareket edecekmişiz. Mina'da yüzlerce büyük çadırlar hazırlanmış bizi bekliyordu. Her çadır en az 80-100 kişi alıyor. Demir direklerle iskeleti çatılmış, üzerine branda çadır örtüsü kaplanmış dev çadırlar. Kadın hacı adaylarının çadırları ayrı. Öğle vakti geldi. Cuma namazı herkes kendi çadırlarında; ve merkezi yayın sitemi ile idarecilerin çadırındaki görevli imam tarafından kıldırıldı.  On binlerce kişi kurulan ses düzeni sayesinde aynı anda bir imama uyarak kıldık.  Burada,  Mina'da, Diyanetin getirdiği hacı adayları yoktu. Onlar yarın direkt Arafat’a çıkacaklar. Burada sadece bazı özel şirketlerin (Acentaların) getirdiği Hacı adayları vardı. Onlar da burada olsalardı; Mina bölgesi ve o çadırlar 4 - 5 Milyon kişiyi alamazdı. Onun için Diyanet teşkilatı Mina'ya uğramadan direkt Arafat’a geçeceklerdi. Usul/kural böyle imiş. Geceyi burada Mina'da çadırlarımızda Kur'an okuma, kaza namazları ve dualarla geçirdikten sonra sabah namazlarımızı da kılıp aynı otobüslerle Arafat'a geldik.

     Arafat'ta da Mina'daki gibi daha da büyük, belki binlerce çadırlar kurulmuş. Burada ise bütün hacı adayları yani dört beş milyona yakın kişi Arefe günü bir arada bulunmak mecburiyetinde. Haccın en önemli kurallarından biri (Farz)  Arafat'ta Kurban Bayramı Arefesi gününde bir arada bulunmak ve Arafat  Vakfesi yapmak. Aynı anda birlikte Vakfe duası yapmak. Öğle ve ikindi namazlarını (Cem'i takdim yaparak) yani birleştirerek öğle vaktinde kılmak. Öyle de yaptık. Vakfe duasını ise Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş yaptı. Ama ne dua?!!!  Yine merkezi sistem kurulan ses/yayın vasıtası ile milyonlarca Hacı adaylarına hitap ederek; son derece güzel, uzun, anlamlı, duygulu bir duaydı. Hem ağladı, hem de bütün hacı adaylarını ağlattı, gözyaşlarına boğdu herkesi.  Bu vesile ile kimi yeni, kimimiz de tekrar" Hacı olmuştuk." Herkes bir biri ile tebrikleşerek sarıldık,  ağlaştık ve kucaklaştık.

 Duanın hemen arkasından hava bulutlarla kaplandı,  kuvvetli bir rüzgâr tozu dumana kattı ve sağanak halinde kuvvetli bir yağmur başladı. Her yer bir anda sele döndü. Bazı çadırlara çok az su girdi. Bu aniden başlayan fırtına ve kuvvetli sağanak halindeki yağmur, Allah'tan on beş dakika kadar sürdü. Eğer biraz daha devam etseydi Arafat'ta büyük bir sel felaketi olabilirdi. Yarım saat sonra her yer kurudu eski haline döndü.  Arafat'ta da bir gün kaldık. Burada kaldığımız sürede zamanımızı yine namazla Kur'an okuyarak, tefekkür ve dualarla geçirdik.  Akşam oldu,  saat 22.30 da yine otobüslerle Müzdelife' ye hareket ettik. Hac vazifesinin en meşakkatli kısmı bence burası idi. Burada oturacak, yatacak, kalacak hiç bir şey yok.  Sadece Allah'ın düzü ve kayalık dağları vardı.  Bir de abdest almaya çeşmeler ve çok da tuvaletler vardı. Burada geç vakit akşam ve yatsı namazlarını birleştirerek (Cem'i Tehir)  cemaatle kıldık. Vakfe'mizi ve duamızı yaptık.  Gecenin yarısı olmuştu; Herkes yorgundu yatacak yer, çadır, tesis falan olmadığından, hepimiz yanımızda bulunan seccadelerin örtülerin üzerlerine, ( toprak ve kumların üzerine kıvrılıp uzandık).  Geceyi öylece geçirirken, bazıları bir iki saat uyumaya çalıştı.  Şeytana atılacak taşları buradan topladık. Bazıları ise namaz ve dualarla meşgul oldu. Nihayet sabah namazı vakti girdi. Yine cemaatle sabah namazımızı kıldık, dualarımızı da yaptıktan sonra şeytan taşlamak üzere Mina'ya  7-8 kilometre yola, bu sefer yaya olarak koyulduk. Kalabalık tarif edilecek gibi değil. Yine milyonlar aynı anda aynı istikamette hep birlikte tehlil, tekbir ve telbiye getirerek yürüyoruz. Köprülerden, tünellerden üst geçitlerden ve asfalt yollardan iki buçuk - üç saat yürüyerek tekrar Mina bölgesinde bulunan şeytan sembollerini taşlamaya geldik. Şeytan taşlama yeri eskiye göre daha rahat hareket etmek üzere yeniden düzenlenmiş olduğundan, kalabalığa rağmen çok zorlanmadık. Bu gün büyük şeytana yedi taş attık. Bir hacı amca şeytana taş attıktan sonra şeytana:"Ha bu iş burda bitmemişdur,  bir daha ki gelişte on dörtlüyle geleceğum o zaman gör sen taşlamayı"  diyerek hepimizi güldürdü.   Şeytanla  hesaplaşma bu günlük bitti ancak, iki gün yine gelip  şeytanlara  yedişer taş daha atacağız.  Yine 3-4 Km. daha yürüyerek otelimize geldik.  Son derece yorulmuştuk ve derhal istirahata çekildik. Bu hafta da kalın sağlık ve Selametle. (DEVAM EDECEK.)

 

               


Bu haber toplam 162 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları