HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Ocak 2020 Cumartesi
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

KUTSAL TOPRAKLAR ZİYARETİ -5- SON

6 Aralık 2019 Cuma Saat: 08:46

Aziz okuyucular; dört haftadır bu köşeden sizlere Kutsal topraklar ziyaretimiz hakkında hatıra türünden yazılarla bilgiler vermeye çalıştım. İnşaallah bugün bu seri yazımı sonlandırmak istiyorum.  Arafat, Müzdelife ve Şeytan taşlama vazifeleri de bittikten sonra yapılacak birkaç vazife daha kalmıştı. Arafat ve Müzdelife’den gelirken birinci şeytana taşları atıp otelimize yorgun argın döndük. (toplam 12 – 13 km. yaya yol yürümüştük. Sabah güneş doğduktan hemen sonra 40-50 derece sıcaklıkta ve güneşin altında.) Önce traş olma ve ihramdan çıkmak gerekiyordu, saçlarımızdan bir miktar kesip kısalttık. Kurbanlarımızı Diyanet; İslam Kalkınma Bankası vasıtası ile kestirecekti. Kurban paralarını Hac paraları ile beraber peşinen almıştı baştan. Kestirmiştir inşallah. Kestirip etlerini fakir ülkelere göndereceklerini bildirmişlerdi. O görevi Diyanet bizim adımıza vekâleten yapmış olmalı. Biz bir iki gün otelde dinlendik. Türkiye den/Samsun’dan ayrılalı tam 38 gün olmuştu. Dönüş tarihi 20 Ağustos olarak belirlenmişti. Bu tarih uçakların programına göre ayarlanıyormuş. Yani bu günden itibaren bir hafta daha Mekke’deyiz.  Bu günleri de hemen her gün Beytullah’a yani Kâbe’ye giderek bol bol tavaf yaparak, namaz kılarak dua ve zikirlerle geçirmeye başladık. Bu gidişlerimiz genelde yaya olarak oluyordu. Çünkü Kurban bayramı arefesinden itibaren servisler bir hafta boyunca Suud yönetimi kararıyla kaldırılmıştı. Bizim gibi oteli yakın olanlar yürüyerek, uzak olanlar ise taksi tutarak ya da motosiklet dolmuşlarla gidiyorlardı. Bu servisler bayramın dördüncü gününden sonra tekrar başladı.

Son Görevimiz Hacı olarak Ziyaret Tavafı ile Veda Tavafı’nı yapmaktı. İstediğimiz zamanda, toplu ya da münferit olarak Kâbe’ye gidip herhangi bir zamanda(genelde en son günlerde) Bu tavafları yapabiliyorduk. Biz Ziyaret Tavafını hanımla birlikte ayrı olarak, Veda Tavafını ise grup halinde yapmaya karar verdik. Bizim şirket temsilcimiz ve Diyanetin de din görevlisi hocalarla birlikte Gece 24.00'te hazırlanıp tekrar başlamış olan servis otobüsleriyle Kâbe’ye gidip toplu olarak Veda Tavafı'mızı da yapıp namazımızı da kıldıktan sonra otele döndük.

  Allah'a (CC) sonsuz şükürler olsunki bugüne kadar olan görevlerimizi Allah'ın izni ve yardımı ile kazasız belasız başarmış ve bitirmiştik. Kalan son 4-5 günlerimizi de yine namaz vakitlerinde Kabe'ye giderek namazlarımızı cemaatle yani Kabe imamları arkasında toplu olarak kılmaya ve nafile tavaflar yaparak, Şükür ve hacet duaları ile geçirirken aynı zamanda Kabe ve civarını da gezerek incelemeye çalıştık.

Daha evvel ki gelişlerimizde yapılan dış genişletme ve yenileme çalışmaları hemen hemen bitmişti. Bu genişletme çalışmalarında Kabe'ye bitişik çokça ek binalar yapılmıştı. Ancak halen ufak tefek tamir bakım ve temizlik, tezyinat ve  peyzaj işler devam etmekte.  Yürüyerek gidiş gelişlerimizde de Osmanlı'dan kalma askeri kışla ve önemli bazı binalar gördük. Ancak bunlara hiç bakım ve yenileme/Restorasyon yapılmamış, yazık bomboş duruyorlar ve sağı solu eskimiş dökülüyor.Olumsuz bir başka durum da şu: Umre ve hac dönemlerindeki olağanüstü kalabalıktan dolayı temizliğe yetişemiyorlar bir türlü. Kabe'nin içi pırıl pırıl tertemiz. Sürekli günde üç dört defa çeşitli güzel kokulu temizlik malzemeleri ile ve otomatik temizlik araçları ve temizlik işçileri tarafından GASİL/Yıkama yapılıyor. Amma velakin Cadde ve hele arka sokaklar berbat. Herkes yedikleri ve içtikleri şeylerin kabını paketini poşetini tabak ve bardaklarını her yere atmışlar . Her köşe başında dev çöp konteynerleri  ve çöp kutuları olmasına rağmen. Dükkanlarda çalışanların hemen hepsi yabancı.Uzak doğudan gelmiş işçiler ve tezgahtarlar. Biz Türkleri görür görmez çağırıyorlar. "TÜRKİYE,iSTANBUL, KONYA, BUYRUN BUYRUN" diye Türkçe, Arapça, bir çoğu da İngilizce biliyorlar ve Türkleri çok seviyorlar . Cadde ve sokaklarda kurulan standlarda başta su, meyve suları, ve hurma dağatıyorlar.

                En nihayetinde dönüş vakti geldi çattı. Önce otobüslerle Cidde'ye getirildik. Cidde Havaalanı çok büyük. Dinlenme yerleri, yiyecek içecek ve her türlü hediyelik eşyalar  çok bol . Ancak FREESHOP lar da çok pahalı.  Cidde de iki üç saat bekledik. Her hacıya birer bidon(5kg. lık) ZEMZEM ve birer Kur'an-ı Kerim hediye verdiler. Kotrollerden sonra uçuş saatimiz geldi Saat 15.30'da havalandık. 3,5 saatte akşam namazı vaktinde Samsun/ Çarşamba Havaalanına indik Elhamdülillaah. Hava alanından ise tam bir buçuk saatte zor çıktık. Pasaport kotrolleri ve Valizlerin gelmesi, bulunması  ve ZEMZEMLERİN  seçilip sahiplerini bulması çok uzadı.Nihayet çıkış kapısına geldik ki, bir kalabalık bir heyecan  alkışlarla karşılandık. Her hacının yakınları gelmişler. Her çıkan hacıya sarılan, kucaklayan, ağlayanlar, sevinç gözyaşları sel gibi. Bizler de hem sevindik hem duygulandık. bizim de gözlerimiz yaşardı. Vuslat/kavuşma bambaşka bir şeymiş meğer. Kutsal Topraklar ziyaretimiz mutlu sonla bitti. Allah gitmeyenlere en kısa zamanda nasip etsin inşaallah.  Hoşça kalın , Yine sağlıcakla ve Selametle kalın aziz okuyucular.

 

 

 


Bu haber toplam 503 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları