HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
3 Ağustos 2020 Pazartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Türkiye’nin asker göndermek istediği Libya nasıl bir ülke? Ve Libya’daki Osmanlının sürgün yeri Fîzan-Fezzan

8 Ocak 2020 Çarşamba Saat: 08:57

Son günlerde sıkça gündeme gelen Türkiye’nin asker göndermek istediği Osmanlı’nın eski bir eyaleti olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ünde savaştığı  Libya Akdeniz kıyısında  bir ülkedir..

Kuzeyinde Akdeniz, doğuda Mısır, güneyde Sudan Nijer ve Çad, batıda ise Cezayir ve Tunus’la çevrilidir. Başkenti Trablusgarp olan Libya 1951 yılında İtalya'dan bağımsızlığını kazanmıştır

Libya adı, Lebu sözcüğünden gelmektedir. Sözcük eski Yunancaya Libya olarak geçmiştir.

 Libya’nın topraklarının büyük kısmı çöldür ve nüfusun tamamı kıyı şeridinde yaşamaktadır, dört büyük kenti: Başkent Trablus, Bingazi, Misrata ve Sirte’dir.

Libya halkı çoğunlukla Araplaşmış Berberilerden, Araplardan, çöl kabileleri Bedeviler ve Tuareglerden oluşur, resmi dili Arapçadır.

Libya ilk lideri olan Kral İdris zamanında bölgenin en zengin petrol devletlerinden biri idi, ancak petrol halka bir fayda sağlamadı ve kral ve ailesi arasında paylaşıldı.

Muammer Kaddafi'nin öncülük ettiği “Özgür Subaylar”, Kral İdris’e karşı 1969 yılında bir darbe gerçekleştirdi yönetime el koyan Albay Kaddafi “cumhuriyeti” ilan etti.

 

Libya'nın tarihi

Libya’nın bilinen ilk tarihi, M.Ö. 400 yıllarında yaşamış

olan Berberilerle başlar. Libya’yı önce Kartacalılar, sonra Romalılar idareleri altına aldılar. Romalılar buraya “Afrika” adını verdiler.

Libya 1551 yılında, meşhur Kaptan-ı derya Turgut Reis tarafından fethedilmiş ve Osmanlı Devletine bağlanmıştı.  400 yıl Osmanlı  idaresi altında huzur içinde yaşadı.  Osmanlı padişahının tayin ettiği valilerce idare edilir ve her yıl devlete vergi verirdi

  

Libya’da son günlerde

Neler oluyor?

Libya’da 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından başlayan iç savaş dokuzuncu yılına girdi. İki ayrı hükümetin olduğu ve çatışmaların git gide arttığı ülkeye Türk askerinin gönderilebileceği gündemde.

Libya’da Birleşmiş Milletler’in meşru olarak tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve General Hafter’in kontrolündeki Tobruk Meclisi adında iki ayrı hükümet var.

 

İç savaşta tarafları destekleyen ülkeler:

Libya’da kontrol alanı açısından üstünlük General Hafter güçlerine bağlı Tobruk Temsilciler Meclisi’nde. General Hafter’i destekleyen ülkeler; Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, ABD, Fransa ve Rusya. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen ülkeler; Türkiye, Katar. (AB ve BM’nin siyasi desteği söz konusu.)

Ülkenin başkenti Trablus’u ve önemli nüfus yoğunluğuna sahip sahil şehirlerini UMH kontrol ediyorken, Hafter, kuzeydoğuda yer alan Bingazi, Tobruk ve Derne şehirleriyle birlikte ülkenin büyük bir kısmını kaplayan güneydeki çöl bölgelerinde hakimiyet gösteriyor.

Kaynak: MepaNews

 

Mustafa Kemal ve Libya

İtalyanlar 1911 yılında o zamanlar Osmanlı toprağı olan Trablusgarp'a saldırarak Osmanlı Devleti'ne savaş ilan ettikten sonra, Osmanlı Devleti, bölgeye asker gönderememiş sadece bazı subaylar sivil kıyafetler ve zor şartlar altında Trablusgarp'a geçerek vatan topraklarının kaybedilmemesi için büyük çaba sarf etmişlerdir.

İşte bu subaylar arasında Mustafa Kemal'de vardı. Mustafa Kemal arkadaşları ile birlikte bölge halkını örgütleyerek, Derne, Tobruk ve Bingazi'yi düşmandan kurtarmışlardır.

İtalya29 Eylül 1911 yılında Osmanlı’ya  savaş ilan etti, o sırada zor günler geçiren Osmanlı  zayıf durumdaydı Libya’ya asker gönderemedi.  Osmanlı güçleri, ellerindeki eski silahlarıyla şehri savunmaya çalışsa da başarılı olamadı, 1915 yılında Libya Osmanlının elinden çıktı

 

Fîzan-Fezzan

Osmanlı’nın Libya’daki

Korkunç sürgün yeri

Osmanlı’nın son döneminde çoğunlukla siyasi mahkumların gönderildiği sürgün yeri FÎZAN-FEZZAN Libya’dadır, Sahra Çölünde sahilden 600 km içeride yaşam koşulları son derece korkunç bir yerdir.

Fizan’ı duymayanımız yoktur,

"Fizan'a kadar yolun var", "Seninle Fizan'a bile gelirim" ,"Seni Fizan'a da gitsen bulurum", " Seni Fizan'a sürerler bilmiş ol " deyimlerindeki Fizan,  Osmanlı döneminde en korkulan sürgün yeri olmuş zamanla dünyanın ucunu ifade ediyormuş gibi bir anlam kazanmıştı.Sultan 2ci Abdülhamit döneminde Jön Türkler için sürgün yeri olarak kullanıldı, çünkü burası, başkent İstanbul'dan en uzak toprak parçasıydı. Fizan'da hayatta kalmak mucize demekti, oradan kaçmak ise adeta imkânsızdı. Bu yüzden mahkûmları sürgün den ziyâde "Fizan" kelimesi ürkütürdü.

Latince  Phasania "sülünlerin ülkesi" anlamına gelen  Fizan, uzaklık ve ıssızlığın sembolü olmuştu.

 

Fizan’a kırkbeş gün

Çöl yolculuğundan sonra varılırdı

O dönem sürgünler İstanbul’dan gemi ile Trablusgarp limanına gelir, buradan kırk günlük çok zor bir çöl yolculuğu sonrası Fizan'a varılırdı.

Burası özellikle Jön Türklerin sürgün yeri idi.  Jön Türklerin padişahı tahttan indirme planları ortaya çıkınca padişah, onları İmparatorluğun İstanbul’dan en uzak yeri olan Fizan’a sürdü. (Kaynak: İslam Ansiklopedisi)

Halen Fizan’da Araplar ve Berberilerle kaynaşarak asimile olan ve Türkçe’yi unutan çok sayıda Türk olduğu iddia ediliyor.

Bu günlerde gündemde olan Libya’yı yazmışken Osmanlı’nın bu sürgün yeri korkunç Fizan'ı da kısaca anlatalım ve hatırlayalım dedik.

Kaynaklar:

Vatan Gazetesi,

İslam Ansiklopedisi,

Yeni Şafak Gazetesi

Alıntı yapılmıştır. 


Bu haber toplam 871 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları