HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
1 Ekim 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

UZM. DR. ALİ COŞKUN

UZM. DR. ALİ COŞKUN

Çağlar öncesinden En Eski İki Tıp Ekolü : Mezopotamya ve Mısır

20 Ocak 2020 Pazartesi Saat: 09:01

Mezopotamya TIBBI :

Tıpta bir YILAN sembolüdür gidiyor. Bu sembol ilk olarak, 5000 yıl önceGılgamış destanında geçiyor. Mezopotamya’da URUK’un zalim kralı GILGAMIŞ, yakın arkadaşı ENKİDU ölünce çok üzülür ve ŞURUPPAK kralı UTNAPİŞTİM’den ölümsüzlük sırrını sorar.O zamanlar Sümer Devleti şehir devletlerden oluşmuştu. Bunlar da iki komşu Sümer devletiydiler. Utnapiştim, Gılgamış’a : Ölümsüzlük mümkün değil ama genç, sağlıklı kalmak uzun yaşamın sırrı kızıldenizin dibindeki ot’dadır der ona yerini tarif eder.

Kral Gılgamış hemen  söylenen yere gider denizin dibine dalar, ama ne görsün ? Bir Yılan kendisinden önce o yere varmış ve ot’u yiyor. Tam o anda yılan kabuk değiştirir.Birden genç derisi ortaya çıkar.Yılan eskisinden daha genç ve sağlıklı görünmüş. O günden beri YILAN, Sağlık ve gençlik sembolü olmuş.

Sümerler’de sağlık, gençlik, uzun yaşam, hatta ebedi hayat iki obje ile simgelenmiş. Bunlardan birisi ağaç diğeri ise yılandır. İkisinin de ortak özelliği, hem yer altında hem de toprak üstünde yaşama kabiliyetleridir. Bu nedenle her ikisi de yaşam ( toprak üstü ) ile ölüm ( toprak altı ) arasında irtibat sağlayıcı, hayat sağlayıcılardır. Bir başka bakış açısıyla da : Ağaç yapraklarını döker, sonra taptaze olarak yeni yaprak çıkarır.Yılan da derisini döker, altından yeni derisi pırıl pırıl parlar. Ayrıca bir çok Sümer figüründe olan ‘’Ağaca dolanan biri dişi biri erkek iki boynuzlu yılan’’, geleceği, yaşamın devamlılığını simgeler. Tüm bunlar sağlık simgesi olarak kabul edilir. Bunlara bir de koruyucu lazımdır. O da simgesi boynuzlu yılan olan Ningişzida’dır. Ningişzida bence o zamanlar yılan ile gösteri yapan, bir kral ve belki de bir hekimdir.

Sami Irkından olmayıp, Mezopotamyaya Orta Asya’dan göç eden Sümerler, kimi otoritelere göre bir Türk Kavmi’dir ve Mezopotamya’da uzun soluklu bir Devlet kurmuşlardır. Bir çok icat yapmış olan Sümer’ler, Tıp konusunda da ilk kayıtlara sahiptirler.

Sümerler’dedoktor’aAZU ( suyu bilen ) denirdi. Hafta’da bir gün istirahat yapıp, dinlenmeyi ortaya atan ilk meslek, hekimlik mesleğidir.

Sümerler tarafından M.Ö.5000 yılında Babil’in asma bahçeleri arasında yapılan Babil kulesi, sözde Tanrı ( ! ) Marduk’a yükseklerde oturacağı bir yer için yapılmıştır. O günlerde hekimlik büyü ve kehanet ile tapınaklarda icra ediliyordu.

Sümerlerde o zamanki cahil inanışa göre bilgeliğin ve suyun sözde Tanrısı ( ! ) ENKİ, kendisine sağlıkta başvurulan bir makamdı. Doktorlar daha ziyade büyü ile hastaları iyi etme yolunu seçmişlerdi.

ANTİK MISIR TIBBI :

Görüldüğü üzere Sümerlerde kayıtlara geçen herhangi bir hekim ismi geçmemektedir. Ama Tarih antik mısır zamanına gelince, ilk kayıtlara geçen hekim ismi : İMHOTEP’dir. İmhotepverem, vücutta meydana gelen ağrılar gibi bir çok hastalık veya bulguları için tedaviler geliştirerek, kayıtlara geçen tarihin ilk doktoruünvanını almıştır. Aynı zamanda mimar da olduğundan, antik Mısır’ın ilk piramidini ( Zooser ) o yapmıştır. Aynı zamanda firavun veziridir.

Antik Mısır tıbbı, en kadim tıpların başında gelir. Hazreti İdris A.S. peygamber’in öğretileri ile büyük bir ivme kazandığı düşünülmektedir.Hacamat ve sünnet çok yaygın yapılıyordu ( Peygamberlerin kutlu yolu : Adem A.S.,Şit A.S., İdris A.S., Nuh A.S., Hud A.S., Salih A.S., İbrahim A.S., İsmail A.S.,İshak A.S., Lut A.S., Yakub A.S., Yusuf A.S., Eyyub A.S., Zülkifl A.S., Şuayb A.S., Musa A.S., Harun A.S., Hızır A.S., Yuşa A.S.,Kâlib b. YüfenaA.S., HızkılA.S., İlyas A.S., ElyesaA.S., Yunus A.S., Şemûyel A.S., Davud A.S., Süleyman A.S.,Lukman A.S.,Şâ'yâ A.S., İrmiya A.S., DanyalA.S., UzeyrA.S., Zulkarneyn A.S., ZekeriyyaA.S.,YahyaA.S., İsa A.S. ve Son Peygamberimiz Hz. Muhammed S.A.V. Efendimiz ).

İlk Cerrahi dikiş ( sütur ) antik Mısır’da bulunmuştur. Balmumu ile mumyalama çok ileri düzeydeydi. Tüm iç organ anatomisi çok iyi biliniyordu, o nedenle yapılan Cerrahi uygulamalar daha cesaretle icra ediliyorlardı. Balmumunu, kırıklarda sabitleştirme amacıyla da kullanıyorlardı. Mısırı işgal eden Romalılar bu tekniği daha da geliştirdiler, balmumuna un katarak, kırıklarda sabitleştirci olarak bu karışımı, bir nevi alçı gibi kullanıyorlardı.

Eski mısır papirüslerinde Diabetesmellitus ( Şeker ) hastalığının teşhisi yani bulguları ilk defa yazılmış olduğu görülmektedir. Milattan Önce 1500 yılındaEbers Papirüsünde diabete özel olan, susama ve bol su içme ( polidipsi ) ve sık idrara çıkma  ( poliüri )semptomları açıkça yazılmıştır. Hatta çok abartılı bir tabir kullanılmıştır : ‘’ Öyle susuzdu ki bütün Nil nehrini yutabilirdi ‘’.

Önümüzdeki yazıda inşallah diğer eski tıpları tanıtmaya devam edeceğiz. Bu yazı Dr. Ali COŞKUN’un yazdığı ve resimlediği ‘’ karikatürlerle Tıp tarihi ‘’ konulu karikatür kitabından alınmıştır. Kitap isteme adresi : İnternet vasıtasıyla kitapyurdu, kitapseç, idefix, D&R, gibi seçkin yayınevlerinden istenebilir.


Bu haber toplam 610 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları