HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
5 Haziran 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


24.00 TL - 26.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

AV. İRFAN YILDIZ BEŞLİOĞLU

ÇÖP KARMAŞASI VE ACI GERÇEKLER..

6 Şubat 2020 Perşembe Saat: 08:59

Yaklaşık 4 yıldır, çok dedik ve yine söylüyoruz:
-Ünye ve Çevresi Bölge çöplüğü yapılıyoooorr!  Şimdilik Ordu’nun 19 ilçesinin çöplüğü, daha sonra çevre iller, diye… Çevre illerin çöpü de gelecek deyince, ‘yok canım, bunlar abartıyor’ diyenler olabilir.Öyle söyleyen, gerçekten yanılır.  Ünye Çimento Fabrikası diyor ki: ‘Ben, çöpü yakıt olarak kullanabilmek için, yu kadar dolar yatırım yaptım; yakma kapasitem fazla; gelen çöp bizim için yetersiz!’ Yâni diyor ki, ‘-yok mu daha çok çöp?’ Muhtelif mahfillerde konuşuluyor ki, ‘-Ordu vilayetinin(19 ilçenin) çöpü bize yetmiyor, az geliyor; daha çok çöp gerekli!’ E, o hâlde? Çevre illerin çöpünü yakmaya da tâlipler.   Biz bu işleri kafadan sallamıyoruz; somut bilgiler, önemli duyumlar, bildiklerimiz veya bilenlerden öğrendiklerimiz üzerine, konuşuyoruz. Ünye ve çevresi için yıkıcı/kıyıcı olan bu süreci durdurmak için, yıllarca çalıştık, çabaladık; sorunun yalnız Cevizdere’nin değil Ünye’nin ve Çaybaşı, İkizce, Akkuş ve Kumru sorunu olduğunu anlattık, açıkladık...

Ey bâzı kişilerle kimseler... Niye duymadınız? Niye duyarsız kaldınız? Onlarca yetkiliye, kuruma, kuruluşa, makama/merciye, yana yakıla dikekçeler verdik; nice sorumluyla, nice yetkiliyle görüştük; yerel basın ve medyada ve hattâ ulusal basında, ‘neden olmaması ve yapılmaması gerektiğini’ anlattık... Toplantılar yaptık... Ünye ve çevresi üzerine, çöp, -yapay bir- tsunami gibi geldi/gönderildi... İşin ne büyük bir çevre felaketine yol açacağını –bilimsel olarak, uygar ve çağdaş saptamalarla- öngördük;  hukuk/hukuk mücadelesi verdik! Biz, çığlık çığlığa  çâre ararken, insanları ilgiye ve duyarlılığa çağırırken... Topulumu uyandırmaya, irkiltip kendine getirmeye, doğa ve çevre duyarlılığına çağırırken; birtakım kişi ve kurumlar neredeydiler? Birçok sıfat, isim ve mevki sahibi, birçok unvan ve etiket sahibinin bir kısmı şimdilerde konuşur oldu... Neredeydiler? Nerde? Birtakım etkili olan ya da olabilecek grup ve odaklar neden sustular? Biz, Ünye ve çevresinin başına geçirilmeye çalışılan –teşbihte hatâ olmaz-  (âdetâ) çöp çuvalını durdurmak için yırtınırken/uğraşırken/çabalarken; üstüne görev ve fonksiyon düşen birçok toplumsal/sivil/siyasal ve/ya da yönetsel odak, neden ilgisiz ve duyarsız kaldı? Gücü yetenler, neden gücünü Ünye ve çevresi (Doğa ve İnsan) için kullanmadı? Çok güçlü olanlar, daha güçlü olanlara, durumu doğruca ve içtenlikle ya da bilimsellikte neden anlatmadı?  Neden, ‘Ünye ve çevresinin bu işe rızâsı var’ izlenimi’ yaratıldı? Niçin ya da neye karşılık? Veya ne umarak? Yahut nasıl bir ilişki içinde? Veyahut nasıl bir menfaat ortaklığı içinde?  Aymazlık deseniz, aymazlığın bu kadarı da inandırıcı değil, hayatın olağan akışına aykırı. Etkin ve güçlü olanlar, kalemi ya da tâbiri câizse kılıcı/sözü kesenler, niye ses çıkarmadı; kuvvetli yorumcular, yorumu icraata dönüşebilecek olanlar, neden vicdanlı yorum yapmadılar? Topluma, sivil ya da resmî, yerel ya da merkezî kurum ve kuruluşlara, üst makam ve mercilere, gereken uyarıyı, doğru bilgiyi vermekten neden kaçındılar? Onları frenleyen durum ya da gerekçe neydi? Gerçek riskleri neden ortaya koymadılar, koydurmadılar? Doğru yerlere doğru sözler neden söylenmedi? Şimdi, işin (getirilen) çöpün ne denli çevreye/doğaya/topluma/insana zararlı olduğu ve giderek ne denli büyük çıkmazlara yol açacağı görülmüyor mu, görülemiyor mu? Büyük tehlike belli değil mi? Giderek daha büyümüyor mu? Önümüzdeki aylar ve yıllar içinde, bu sorunun nasıl bir kangren durumuna geleceği açık değil mi?  Net olarak ortada ki; (Ünye) Cevizdere’deki Çöp Ayrıştırma Tesisi, Ünye’deki (ve çevre ilçelerdeki) çevre kıyımının keskin makinesi... Motoru, motorun da dişlisi...  

 

Ünye Çimentonun çöp yakması, çevre yıkımının/kıyımının odağı... Çaybaşı’ndaki çevre yıkımı/kıyımı, Ünye’deki çevre eziyetinin devamıdır... Eğer sesimize kulak verilseydi, eğer ortaya koyduğumuz bilinçli ve duyarlı itirazlar/tepkiler dikkate alınsaydı; Ünye kurtulsaydı, Çaybaşı da kurtulurdu... Biz, uğursuz ve yıkıcı/kıyıcı süreci (gidişâtı) yıllardır anlattık, söyledik; hukûkî, sosyal, İdarî sakıncalarını, (çöpün yarattığı ve yaratacağı) sağlıksal, çevresel sıkıntı ve zararları bilimsel olarak (kanıtlarıyla) ortaya koyduk... Raporlarla tespit ettirdik... Şikâyetler yaptık, davalar açtık... Öyle yürekten, öyle içten, öyle temiz duygu ve düşüncelerle çalıştık ki...  Hiç bir kişisel çıkar gözetmeden, toplumsal ve ortak yarar için öyle özveriyle uğraştık ki!  Bizim, Anayasal, yasal, hukuksal, meşrû çevre mücadelemize, ne yazık ki, birçok kişi ve kurum, bir çok yönetici ve siyasetçi ve yine sivil toplum temsilcileri, basının ve medyanın bir kısmı, ilgisiz ve duyarsız davrandı... Tehlike, geliyorum diyordu, kapıdaydı... Sivil topluma etki eden, sivil toplum kuruluşlarını ve kamuoyunu yönlendirme gücü olan birçok etkin odak ve unsur, çöp işini iyi ve zararsız gibi göstermeye çalıştı... Cevizdere’ye, Ünye’ye ve Çaybaşı’na, İlküvez’e yönelik korkunç çöp yöneltilişini/felaketi (âdetâ) örtülediler veya tehlikenin gerçek boyutlarını, olası gerçek zararları ortaya koymadılar... Ortaya koyanların seslerini kısmaya çalıştılar, sözlerini gizlemeye, alalamaya bulalamaya çalıştılar. O hararetli dönemlerde, baş-çöpterici olan devrin Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz’ın, (toplum önünde)  âdetâ avukatlığını yaptılar. Dolasıyla, çöpgetiricilerin/çöp yönelişinin makul ve mantıklı dahi zararsız olduğunu söylemleştirerek, toplumun mevcut ya da olası tepkilerini kırmaya çalıştılar. Ünye ve çevresi kamuoyunun değil de Enver Yılmaz’ın sözcüsü gibi davrandılar. Cevizdere, Ünye, Çaybaşı ve İlküvez’in “aynı çöple” kuşatıldığını, aynı fırtınanın yaklaştığını;  bundan İkizce, Akkuş ve Kumru’nun ve hattâ Terme’nin ne kadar olumsuz etkileneceğini görmediler/duymadılar ve ortaya koymadılar... İşin/sorunun ne denli büyük çaplı ve giderek daha çok vahimleşeceğini, bilimsel/sosyal ve çevresel olarak biz anlattık... En başından bu yana, ne söylediysek oldu ve ne yazık ki olacak... Biz tepki verirken susanlar, çöp sorununun büyümesinden ve derinleşmesinden sorumludur ve en azından vicdanen suçludur... Hâlâ çevreye/doğaya/topluma ve insana zararlı ve yıkıcı/kıyıcı süreç durdurulabilir, önlenebilir...  Yanlışlardan dönülebilir veya dönülmesi sağlanabilir. Bilimsel veriler ve olgular açıktır, ortadadır... Çaybaşı İlküvez’in kurtuluşu, Ünye’nin ve Cevizdere’nin kurtuluşuna bağlı... Ünye ve Çevre İlçelerin Çöp/Çevre Sorunu bir bütündür... Çimento’daki çöpü yakıt olarak kullanma işinin durdurulması gerekir, temel odak burasıdır. Cevizdere’deki çöp ayrıştırma tesisi, çevre kıyımının/yıkımının motorudur... Cevizdere’den İlküvez’e, Ünye’den Çaybaşı’na, sorun da çözüm de aynıdır... Cevizdere’deki ayrıştırma tesisi ve Çimento’nun çöp yakması bir çözüm merkezi değil bir çevre kıyımı/kıyını merkezidir... Sorun’un bütünlüğü saptanmadan, çözüm sağlanamaz...

Bugünün yalancı kahramanları da, sizin çöpe olan tepkinizi yumuşatmaya, sizi bu işe alıştırmaya çalışıyor olmasın! Hani derler ya; “-mı acaba”, “-mi acaba?” Korkar olduk yahu!

Son cümlemiz: - Sorumlular ayağa kalksın; ortalığı çöpleyenler veya çöpletenler, (çöplerini) temizlesin!

 

 


Bu haber toplam 962 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları