HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
15 Temmuz 2020 Çarşamba
Fındık Fiyatı


18.00 - 19.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

UZM. DR. ALİ COŞKUN

UZM. DR. ALİ COŞKUN

MEZOPOTAMYA TIBBI, HİNT TIBBI ve HİTİT’LER ZAMANINDAKİ VEBA SALGINI ( Önceki Yazıdan devam ):

10 Mart 2020 Salı Saat: 08:37

Mezopotamya kültüründe her ayın 7, 14, 19 ve 21. Günleri uğursuz hastalık günleri olarak kabul edilmişti. Asurlularda hamile bir kadın bebeğini bizzat isteyerek kendisi düşürürse, yani öldürürse, cinayet işlediğinden, o da öldürülürdü. Diş çürüklerinde ağrı geçsin diye kafatası iskeletinin hasta tarafından öpülmesi gerektiği yaygın bir inanıştı.                                                                Kayıtlara geçen İlk Diş Hekimi : Dio Edinmugi’dir.

Kayıtlara geçen İlk Eczane de  M.Ö. Sümerler zamanında ‘dır. Babil’de hekimler iyi gözlem yaparlardı. Hastaların akıbetlerini de bu gözlemlerinin sonucu olarak edindikleri tecrübe ile kehanette bulunarak söylerlerdi.

 

Babil ‘in 6. Kralı tarihte ilk Kanun yazan Kral Hammurabi’dir. Bu Kanunlar Kısas’a Kısas yani göze göz dişe diş Kanunlardır. Tabi bu Kanunlarda doktorlar da unutulmamışlardır. Bazı maddeleri doktorların yaptığı tedavilerle ilgilidir.

HİNT TIBBI :

Hint tıbbını hint felsefesinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu konuda en bilinen kişi Maharishi Ayurveda isimli doğa hekimidir. Bu nedenle Hint tıbbı, her türlü bitkiyi şifada kullanır. M.Ö.2500 yıllarında belki daha da eski yıllarda doğan bu ayurvedik yaklaşım     ( Ayur : Hayat , Veda : Bilim ), bitkilerle  birlikte su’yu da temel madde olarak önemsiyordu. Güneş ışığından şifada faydalanılıyor, süt ve bal bu tedaviye mutlaka katkı yapıyordu.,

Hint hekimlerinin anatomi bilgisi de çok iyi olduğundan, protez işlemlerini de başarı ile uyguluyorlardı. Örneğin bacak protezini anatomiye uygun olarak icra ediyorlardı. Milattan Önce 2. Yüzyılda ise YOGA da beden ve zihin sağlığını koruma amaçlı bu tedavi şekillerine katıldı. Hint tıbbı, problemli doğumlarda sezeryan tekniğini geliştirmişlerdi. Bademcik ameliyatı yapabiliyorlardı. İdrar’dan bir çok hastalığa teşhis koyabiliyorlardı. İdrar’ı tadarak şekerli olup olmadığını söyleyip, şeker hastalığını teşhis edebiliyorlardı. Yani tanı koymalarında, labortauvar testlerinde tad alarak teşhis etme yöntemi önemli bir yer tutuyordu.

Hindistan’da M.S. 600’lerde Şeker hastalığına MEDHUMELA ya da CHEREKE ismi verilmişti.

Hintlilerde uzuv kesme cezaları toplumda sık görülüyordu. Bunlardan burun kesme cezası oldukça yaygındı. İlk olarak plastik ve rekonstriktif cerrahinin ortaya çıkışı bu vesile iledir desek yanlış ifade değilidir. Burun kesiği olan kişilere, değerli madenlerden yapılan protezler takılıyordu. En iyisi altındı.

 

Hitit’ler zamanında görülen Veba :

 

Veba salgını yazılı kayıtlara göre belki de ilk olarak Hitit’lerde ortaya çıkmışır. Veba’nın salgın şeklinde M.Ö. 1300’lü yıllarda Hititlerde bir yıkım yaptığı da, tarihi tabletlerden okunmaktadır. Hitiler bir Anadolu uygarlığı kurmuşlardır.

Dilleri’nin Çerkezceye benzemesi nedeniyle Kafkaslar’dan Anadolu’ya geldikleri görüşü ağırlık kazanan Hititler ( kendilerini Nesice konuştukları için “Nesililer”  de denmektedir ), dünyanın ilk yazılı savaş ateşkes barış antlaşmasını Kralları Mutavalli vasıtasıyla mısır firavunu Ramses arasında, Kadeş’de M.Ö.1274 yılında yapmışlardır. Antlaşmanın dili Akadca’dır. Kadeş Barışı çivi yazısıyla gümüş plakalara kazınmıştır. Hitit devletinin merkezi Hattuşaş’dır ( Boğazköy ). Hititler, MÖ 2500 civarında “Hatti Ülkesi” olarak kurulmuştur. Hitit devletinin bilinen ilk kurucusu Labama’dır. Hitit Devleti, tarihte ilk meclis olma özelliğini de taşıyan ve “Pankuş (İmparatorluk Meclisi)” adı verilen meclise sahiptir. Bu meclis hem kararları oylar, hem de Kral’ı denetlerdi. Aynı zamanda bu meclisin bir özelliği de üyelerin eşit haklara sahip olmaları ve düşüncelerini hiçbir etki altında kalmadan açıklayabilmeleriydi.

Milattan önce 1300’lü yıllarda Kral Şuppilulima devrinde Hitit ülkesinde Veba salgını ortaya çıkmış, 20 yıl civarında sürmüş, devleti çok zayıflatmış, Veba’dan kurtulmak için Kral 2. Murşili, bol bol dua etmiş, kurbanlar kesmiş ve sonunda veba salgını sona ermiştir.

 

Önümüzdeki yazıda inşallah diğer eski tıpları tanıtmaya devam edeceğiz. Bu yazı Dr. Ali COŞKUN’un yazdığı ve resimlediği ‘’ karikatürlerle Tıp tarihi ‘’ konulu karikatür kitabından alınmıştır. Kitap isteme adresi : İnternet vasıtasıyla kitapyurdu, kitapseç, idefix, D&R, gibi seçkin yayınevlerinden istenebilir.

 


Bu haber toplam 619 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları