HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Nisan 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Coronavirüs İnfeksiyonları

17 Mart 2020 Salı Saat: 08:42

  “Kitlenen insan yaşamı ve çöken dünya ekonomileri”Yıllar öncesinden bir hikaye.  2000’ li yılların başlarıdır.  Dünya,  yeni bir milenyumda ilk adımlarını atmakta ve tüm dünya ülkeleri, geleceklerine biraz daha umutla bakmaya çalışmaktadırlar.Bir süredir uyguladığı ucuz  ihtiyaç malzemesi üretimi ile dünya pazarlarına girmeye başlamış olan Çin’ de, 2002 yılı başlarında,  güney batı Asya’nın en büyük  ticaret merkezi  Hong  Kong liman  kentinde açacağı büyük bir sanayi ürünleri  fuarı ile çocuk oyuncaklarından giyime, beyaz eşyadan uzay araçlarına,  paketlenmiş gıdadan  takviye doğal ilaçlara kadar, belki de  on binlerce tür ürünü dış dünya pazarlarına sunmaya  hazırlanmaktadır.

 Fuara kısa bir süre kala,  önce batı medyası ve sonra da,  onları takip eden diğer birçok  yandaşları , çok acil kodu ile yayınladıkları  haberlerde,   Çin’de çıkan ve oradanda tüm dünyaya  yayılma ihtimali bulunan bir  virüs salgınından söz etmeye başlar. Derhal devreye giren  WHO-Dünya Sağlık Örgütü  ve bilim çevrelerince verilen bilgilere göre, vahşi  hayvanlardan insanlara bulaşan   Coronavirüs gurubundan bir tür virüsün  neden olduğu, gripvb. gibi genel infeksiyon  benzeri  belirtilerle başlayıp,   şiddetli ateş ve kesilmeyen tipik öksürükleriyle seyreden ve ölümlere neden olabilen,bilimsel adıyla SARS (Severe AcuteRespiratorySyndrome)denilen bir virüs salgını,  kalabalık toplumlar içerisinde  havadan, yakın temastan, şundan, bundan,  her şeyden insana, insandan insana yayılmakta ve bir süre sonrada, zaman zaman kurgu filmlerde gördüğümüz  türde insanlığı yok edebilecek bir küresel salgına-Pandemiye dönüşmeye hazırlanmaktadır .Çin’den çevreye yayılan,  hatta  kuzey Amerika kıtasınadahi atlayan salgın, bir süre ölümcül seyirlerle  hüküm sürdükten sonra,  Çin Hükümeti’nin derhal aldığı acil tedbirler sayesinde insanlığa büyük zararlar veremeden  atlatılmıştır, ancak HongKong’takifuar  perişan olmuştur.

Bir süre sonra 2012 yılında yineBatı medyasında, SARS’ la aynı türden bir Coronavirüsten kaynaklanan, benzer belirtilerle seyreden   ve aynı şekilde akut solunum yolu infeksiyonu ile ölümlere neden olabilen, Middle  East   RespiratorySyndrome – kısa adyla MERS-Co V,     ikinci bir Coronavirüs vakası patlar.  Bu kez kaynak  Suudi Arabistan’daki develerdir.Müslümanların kutsal Hac Farizası  ve Umre seyahatleri tehlikeye girer. Bazı ölümler olur.  Arabistan hükümeti bazı tedbirler alır.Zaman içinde unutulur gider.

Her on yılda bir olması şartmış gibi bir salgın da bu yıl başında patlamış bulunmakta.Tam da, iktidara geldi geleli, gelecekte  kendisine en büyük rakip olarak gördüğü, artık o   eski yoksul ve  ideolojik  kabuğunu kırıp  dışa açılmaya başlamış olan  Çin’in,   dış  ticaret gelişimini önlemeye,  ülkesindeki  ve batı dünyasındaki  Çin yatırımlarını kısıtlayarak, Çin’i ekonomik olarak boğmaya çalışan Başkan Trump’la, yani kapitalizmin başı –babası   Amerika’yla anlaşarak, batı dünyasının  bu ambargosunu hafifletmeye-kaldırmaya-önlemeye çalışan Çin Devlet Başkanı’nın Çin -Amerikan Ticaret Anlaşması’nı imzalamalarından  bir hafta, bilemedin on gün sonra, batılı medya haber  ajanslarının yine  Çin’de yeni bir Coronavirüs salgınının patlamasıyla ilgili olarak verdikleri sansasyonel  haberlerle, yerküremizde ortalık birbirine girmiş bulunmakta. Kaynak  yineÇin kökenli,hayvanlardan insanlara geçen bir virüs. Coronavirüs  türünden, ancak,  eskilerinden farklı,  son model bir mutant, COVİD-19 .  Vurduğu kişide kamyon çarpmış gibi  birsarsıntı yapıyor.

Yakın zamanlara kadar, yani hükümetimiz, o zamana kadar ki sessiz halini bırakıp ta,  salgın ihtimalini ciddiye  aldığını belirtmeye, toplumu aydınlatma çabalarına başlayıncaya kadar,  toplumun genel fikri, klasik sıradan felsefeyle olaya bakışı,   abartılı bir komplo yönündeydi. Hükümetin açıklamalarından  ve dünyanın  en tahmin edilemeyen bir çok  ülkesinden, hatta ABD’den, Avrupa ülkelerinden dahi salgın ve ölüm haberleri gelmeye başladıktan sonra işin ve bakışın şekli değişti. 

Virüsün öncelikle kıta Çin’le sınırlı kalacağı, çevreye fazla yayılamayacağı düşünülmekte idiyse de,  Çin’in önceki yıllara göre çok daha dış dünya ya açılmış olması, yeryüzünde son yıllarda küreselleşmenin yüksek seviyelere çıkması nedeniyle  virüsünetkisiz bir şekilde ve belirti göstermeden,  özellikle metal  ve diğer bir çok eşya yüzeyleri üzerinde kendisini gizleyebilmesi  sayesinde,  fark edilmeden hızla bir çok yere yayılmış olması,  dünya devletlerini hazırlıksız yakalamış bulunması,  birçok ülkedeimmun sistemi zayıflamış  yaşlı, hastalıklı,  bakımsız,  yoksul, hijyenik şartları yetersiz  sıradan  insanların yanında,  işleri-meslekleri icabı   çok sayıda yer dolaşan ve çok sayıda değişik kişilerle temasta bulunansanatçısından, sporcusuna, toplumun önde gelen kişilerine, başbakanlara, devlet -hükümet başkanlarına  kadar bulaşmış olması, tüm  ülkeleri devletleri ve insanlığı korku ve endişeye geçirmiş ve tedbir almaya zorlanmıştır.

       Vatandaş korkuyu almış maske arıyor. Maske üretiminin arttırılması şart. Korunmada gerçekten en güzel çare el yüz ve çevre temizliği. Boşuna mı,  Peygamber Efendimiz, günde beş vakit el yüz beden temizliğini farz getirmiş. Diyeceksiniz ki, hadi Çin, eskiden beri çok pis bir ülke olarak bilinir. Yakın tarihine kadar hijyen yoktur. Ama, İran Müslüman. Orası neden salgına yakalandı?   Bence fark, bizdeki Roma- Osmanlı  akar su ve hamam kültürü. Artı, sık el ve çevre dezenfesiyonu. Yani,  top yekün temizlik. Bir de kolonya. Kesin öldürüyor.  İtalya, özel bir durum. Sanırım sebebi, bakımsız yaşlı hastalar.

          Bilim adamları ve  doktorlar, zaten  dış etkenlere karşı çokta dayanıklı olmayan virüsün-virüs türlerinin, her canlı gibi  en uygun-   optimum ısı derecelerinde  yaşayabildiğini,  bunun altındaki derecelerde hayatiyetini minimuma indirerek etkisiz kaldığını, optimum dereceler arasında canlandığını, belli sıcaklığın üzerinde de yaşayamayacağını , havaların ısınmaya başlamasıyla salgının gücünün azalacağını  belirtmekteler.Zaten Çin’den ve WHO’ dan gelen bilgilerde o yönde.Bu   nedenle, ülkemizde genellikle  inişli- çıkışlı, bir  sıcak- bir soğuk, üstelikte nemli     geçen Mart-Nisan ayları çok önemli. Anladığım kadarıyla,  soğuk ve yağışlı  geçeceği  tahmin edilen önümüzdeki günler, riskli bir durumu düşündürmekte. Kanaatimce ; COVİD-19  henüz Türkiye’de yok. Ancak, yinede, konuyla ilgili her türlü bilgi- veri akışı ve imkana sahip olduğuna inandığım hükümetimiz de, yerinde karar ve tedbirlerle    salgın olasılığını önlemeye çalışıyor. 

Şimdilik  durum gerçekten ciddiyetini  korumakta. Tüm dünya 15 Mart’tan söz ediyor, tahminimce  önümüzdeki günlerde büyükçe bir dalga bekleniyor. İlk bir ay çok önemli.Herkes  sağlam bir yerlere tutunmaya çalışıyor.Bu şartlarda yaşamak kolay olmayacak, amma,  yinede,  yaşamın tamamen durmasını, dünya ekonomisinin hepten çökmesini istemiyorsak, tüm her şeyi minimuma indirerek, biraz dişimizi sıkmamız  lazım.

Son olarak, diyeceksiniz ki öyle bir şey olursa ne olur? Merak etmeyin iyi veya kötü   insanlığın geçirdiği her sarsıntıdan kendisine yeni fırsatlar yaratan, dünyaya yeni düzenler ayarlayan  Amerika’nın yine  bir planı vardır. Ölen ölür,  dünya yeni bir düzene girer, insanlık ve ülkemiz yaşamaya  devam eder. Moralimizi bozmayalım. Haydi hep beraber,   “ …Irmağının akışına ölürüm, Türkiye’m, Mavi boncuk takışına…”Saygılarımla.

 


Bu haber toplam 574 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları