HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
15 Temmuz 2020 Çarşamba
Fındık Fiyatı


18.00 - 19.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

YENİ BİR HAYAT

26 Mart 2020 Perşembe Saat: 08:41

Her şeye rağmen, coşkulu ve umut dolu bir merhaba, mecbur olmadıkça evinden çıkmayan ve kendini tecrit ettiğine inandığım sevgili okuyucu!

Muhabbete başlamadan, HAYDİ HEPİMİZ ELLLERİMİZİ YIKAYALIM, hadi!

(Ama öyle uyduruktan değil, babalarımızın dedelerimizin ve bilim adamlarının bize öğrettiği gibi; elin ve parmakların tamamını en az 20 saniye sabunla ovalayarak tamam mı?)

Söz, ben burda bekliyorum, siz gelince başlarız, hadi!

....

Tamaaam.. Şimdi tertemiz ellerimizle muhabbete başlayabiliriz.

DÜNYA DELİRMEK ÜZERE

Bütün dünya bu virüs yüzünden bir kıyamet bir mahşer günü yaşıyor sanki! Dünya evinde delirmek üzere.. Ne oldu birden böyle bize? Bir çok konuda biraraya gelemeyen, kavgalarla, savaşlarla toz duman olmuş dünya, nasıl da tek bir gizli düşmana karşı aynı kaderi paylaşır oldu?

Çevre Mühendisi kız kardeşim Fatma Canbulat Erdem’le konuşuyorduk: “Artık başkalarıyla uğraşmak ve sürekli tüketmek yerine “kendine bakmayı” hatırlar umarım insanoğlu. Bir süre herkes eve çekilsin, dursun durduğu yerde. Bu sayede su kaynakları, doğa, hayvanlar, hava, toprak nefes aldı aslında..

Bir Çevre Mühendisi olarak olaya bakacak olursam, çevreye, dünya kaynaklarına karşı saygısızca yaşayan, herşeyin doğal yapısını bozan insanlar umarım bir ders çıkarır bundan” dedi.  

İnsanoğlunun başına her ne geliyorsa, Yaradanımız her ne yolluyorsa başımıza, hepsi insanın kendi eliyle yapıp ettiklerindendir yalnızca..

Bak işte mecburen mahsur kaldık evimizde! Oysa ki her gün dışarda gezip dolaşmadan, bir etkinliğe, bir eğlence mekanına gitmeden duramazdık biz! Dışarıda ya da evimizde bütçemize göre güzel güzel yemekler yemeye çalışırdık;şimdi marketlerde bir paket makarna için cenk ediyoruz.

Kabe’de tavaf etmek, Cuma namazı kılmak, camiye gitmek şu anda HARAM!

Buradaki “ders” apaçık değil mi? Tabii, “Düşünen insanlar için...”

V.Ö. - V.S. / HER ŞEY DEĞİŞTİ ARTIK

İnsanlık tarihi, V.Ö. (Virüsten Önce) ve V.S. (Virüsten Sonra) olmak üzere ikiye ayrıldı artık!

Bu, sinsi, gizli, hain virüsün hayırlı bir yanı olmaz elbette ama; “Vukû bulanda hayır vardır, her şerrin içinde bir hayır gizlidir” denir ya, “anlayanlar” için, işte o hesap; bu virüs sayesinde anladık ki; unuttuklarımız varmış, bilmediklerimiz varmış, yanlış yaptıklarımız varmış! Bu sayede bambaşka ve (İnşallah daha da güzel ve hijyenik) günlere kavuşabiliriz.

Evde sıkılınca, yıllar sonra kitap okumayı keşfettik bazımız, bazımız yıllardır güzel bir filmi baştan sona seyretmemiş, iki satır günlük, yazı yazmamışız fırsat bulup, çocuklarımızla oynamamış, hiç bir şey paylaşmamışız aslında... (Bu arada çocukların bayılacağı, evde onlarla birlikte oynanacak, alternatif haarika oyunlar var. İnternete yazın bulursunuz..)

Modern hayat, vahşi kapitalizm bizi bir makineye dönüştürdüğünden bu yana eşimizin, çocuğumuzun, anne babamızın bile gözlerine günde 30 saniyeden daha uzun bakamaz, 3 dakikadan fazla sohbet etmez olmuşuz... Hobilerimizi ve içimizdeki sanatçıyı, zanaatkârı hep ertelemiş, gerçekten bizi ifade eden, bizi biz yapan işleri, çalışmaları hepten terketmiş, yani, kişiliğimizi modern ve acımasız hayata “satmışız”!

Ama şimdi evdeyiz! EVDEYİZ DEĞİL Mİ? Aman haaa!

Çindeki gibi evde çok birlikte olunca boşanmalar korkunç şekilde artmaz İnşallah.. Ama en azından artık eşimizin, çocuğumuzun gerçek göz rengini ve gerçekte nasıl bir insan olduğunu öğrenme zamanı! Onlarla gerçekten konuşabilme, onlarla gerçekten ve ilk kez tanışma zamanı... Ve bunun ne kadar değerli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz...

Artık sevdiklerimize sevdiğimizi gösterme zamanı... Hele de büyüklerimize! Onlar bizim değerlilerimiz çünkü...

BÜYÜKLERİMİZ, YAŞLILARIMIZ BİZİM HAFIZAMIZDIR!

Sinsice ortaya çıkan / çıkarılan (ya da Çin uzun süre sakladığı için bütün dünyaya bu kadar hızlı yayılan) Koronavirüs - COVİD-19 virüsü, büyük çoğunlukla yaşlı ve hastaları hedef alıyor... Bizler ve en çok da büyüklerimiz kendilerini çok iyi korumak zorundalar! Evlerinden de ALLAH RIZASI İÇİN, SAĞLIKLARI İÇİN ÇIKMAMALILAR!

 Bizler; vicdansız, zalim bazı ülkeler gibi yaşlılarımızı ölüme terketmeyiz! Bizim dinimiz, bu toprakların kültürü, “yaşlılarına, anne babasına iyi muamele etmenin ona Cennet’i kazandıracak kadar büyük bir sevap ve insanlık görevi” olduğunu bilir.

Ne diyor, belki de bugüne kadarki en başarılı Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA: “BÜYÜKLERİMİZE SESLENMEK İSTİYORUM: Bu toplumun sizin hayat tecrübenize ihtiyacı var. Evlatlarınızın vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var. Torunlarınızın sevgi ve ilginize ihtiyacı var. Bunları hastayken yapamazsınız. Hayatınızı riske atmayın. Tedbirlere uyun. HAYAT EVE SIĞAR.”

Büyüklerimiz bizim ve toplumun “hafızalarıdır”.

 Dünyadaki bir takım gizli teşlilatlanmaların bir araya gelerek oluşturduğu ÜST AKLIN EN BÜYÜK PROJESİ DE; yeni nesillerle onların büyüklerinin arasındaki bağı koparmak ve böylece toplumların geçmiş hafızalarını yoketmek, birikimlerini alt nesillere aktarılmasını engelleyerek, bütün dünyayı tek bir komutla yönetebilir, “DİJİTAL DÜNYA” hale getirmektir -ki bu küresel salgının arkasında bu aklın olması ihtimali çok kuvvetlidir-. (Bu konuyu daha sonra etraflıca konuşacağız..) Ama şu anki durum öyle değilse bile, bu karanlık projelerin ekmeğine yağ sürmeyelim!

UYANIK VE TEDBİRLİ OLALIM VE KAFAYI YEMEYELİM

Bu günler, halkımızın geleneksel ve yeni bir bilinçle edindiği alışkanlıklarla,onun engin öngörüsü ve ferasetiyle tez vakitte geçecek ve GÜZEL, GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ, inanıyorum.

Ki, bu millet KURTULUŞ SAVAŞINI VE 15 TEMMUZ ÖZGÜRLÜK  VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNİ KAZANMIŞ BİR MİLLETTİR!

Kendime notlar:

l  Uyanık olmalıyım, tedbiri üst düzeyde tutmalıyım,

l  Elimi doğru şekilde yıkamalı; elimi ağzıma, yüzüme, gözüme, burnuma sürmemeliyim,

l  İnsanlarla aramdaki sosyal mesafeyi 1,5 - 2 metrede tutmalıyım,

l  Mümkünse eve kapanmalıyım,

l  Öksürürsem mendille ya da kolumla ağzımı kapatmalıyım,

l  Belirtiler görürsem hızlıca ALO 184’ü aramalı ve hemen maskemi takıp en yakın sağlık kuruluşuna koşmalıyım,

l  TV’deki haberleri, altyazıları ve sahte, hain mesajları takıntı haline getirmemeliyim,

l  Zihinsel sağlığıma dikkat etmeli ve belirsizliğin ortasında rahatlık bulmam için belirsizliği, “yönetebileceğim” bir şey olarak kucaklamayı öğrenebilmeliyim,

l  Toplumsal zihin sağlığımı korumak konusunda son derece uyanık olmalıyım,

l  Stresi iyi idare edemezsem, çocuklarımın ve toplumun bunu çok iyi idare etmesini bekleyemem. Bu nedenle çocuklarım için iyi bir örnek oluşturduğumdan emin olabilmem için; kendime danışmam ve kendi stresimi izlemeli, önce sonuna dek tedbir almalı sonra da duaya ve Rabbime sığınmalıyım.

Savaş ve salgın durumlarında kişi, devletine, onu yönetenlere, bilim kurulunun “gerçek bilime dayalı” uyarı ve açıklamalarına güvenmeli, ülke tehdit altındayken, kısır ve adi politik faydacılığı, ideolojik kölüğü bırakıp birlik olmalı, hepimizin kardeş olduğunu hatırlamalıdır.

Canımızı sıkan bazı tedbirler, kararlar olsa da; şu gün itibari ile umut verici gelişmeler, haberler de var.

TEK TEK AMA HEP BİRLİKTE YENECEĞİZ BU VİRÜSÜ! 


Bu haber toplam 797 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları