HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Eylül 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA

YAZIK Kİ NE YAZIK!

30 Mart 2020 Pazartesi Saat: 10:03

Sadece bizim değil tüm dünyanın gündemi belli.

Yapılan testlere her geçen gün yenileri ekleniyor. Tanılanan grup da haliyle artıyor. Belki de testler biraz da gizli olan bilgiyi aşikâr ediyor. Üzücü ama maalesef kayıplar da her geçen gün artıyor.

 Ama hep bir gayret var.

 Tıp camiası gerek tanı ve tedaviye gerek de laboratuar ortamındaki araştırmalarına her şeye rağmen devam ediyor. Artık yaşadığımız güçlüğe ilişkin daha çok şey biliyoruz. Bugün bilgi olarak dünkü yerimizde değiliz asla. Bu çok sevindirici elbette.

Her krizin kahramanları olur mutlaka. Bu sürecin kahramanı ne belli bir meslek grubu ne de belli bir mesleki camia aslında ama genel olarak sağlık çalışanlarının a dan z ye sürecin içinde oynadıkları rol ve girdikleri risk tartışma gerektirmeyecek kadar görünür durumda.

Peki, bütün bunlar olurken toplumun genelinden beklenti ne? Bizlere düşen görev nedir?

 Şunu kabul etmemiz gerekiyor, aslında bütün bunlar olup devam ederken bizden yani toplumun genelinden beklenen şey belki de en basit en sıran şeydir. Üstelik bizden istenen şey her şeyden ve herkesten önce bizi ilgilendiriyor ve bizi koruyor.

Ama maalesef biz henüz mevzuyu anlamış olmaktan çok uzak görünüyoruz.

İhtiyat, tedbir sanki sadece mesai saatlerini bağlıyormuş gibi bir algımız var.

Hafta sonu yürüyüş yapmaktan, pikniğe gitmekten geri durmuyoruz. Hala semt semt pazarları gezip, alış veriş çantalarını dolduruyoruz.

Sonra nasıl olduysa bu virüsü belli bir gruba hapsetmeyi öğrendik. Oysa ne böyle bir bilgi var ne de böyle bir ima var. Sadece görece daha dezavantajlı gruplar olduğunu biliyoruz. Ki aslında bu hemen her durumda geçerlidir. Mesela bir doğal afette bile hareket kabiliyeti en az olanın ölme riski de oranı da daha yüksek kabul edilir.

Oysa biz ne yaptık?

 En bilinenini söyleyeyim, bütün bu olup bitenin sadece 65 yaş üstü insanları bağlayan bir durummuş gibi vehme kapıldık.

Daha da vahimi 65 yaş üstü olmayı bir etiketleme aracına döndürdük. Tv muhabiri bile elinde mikrofonla sokağa çıkıp 65 yaş üstü amcaların teyzelerin peşine takılıp sokak ortasında onları sorgu suale çekiyor. Bunun yolu bu mu? Neye hizmet ediyor böyle bir uygulama? Bunu yapan cüretkâra “Sen kimsin demek” gerekiyor aslında!

Yetmezmiş gibi üç beş tane soytarı, bu insanlarla alay ediyor. Onları tahkir ediyor. Hadsiz züppe. Bu gibilere söylenecek çok söz var da yeri burası değil.

Ama en acısı ne biliyor musunuz? Benim içimi kanırtan şey….

Bu züppeler mahkemeye çıkarılıyor; 15 gün ev hapsi ve huzur evi ziyareti veriliyor. Cezaya bakar mısınız! Huzur evi ziyareti yapmakla cezalandırılıyor bu züppeler. Ayıp. Hem de çok ayıp. Bu züppelere verdiğiniz huzur evi ziyaretiyle siz orada yaşayan amcaları ve teyzeleri cezalandırıyorsunuz da farkında değilsin. Yazık. Hem de çok yazık.

 

  


Bu haber toplam 852 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları