HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Ekim 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

Kurallara Uy Düzeni Bozma

7 Nisan 2020 Salı Saat: 10:08

İyi günde, kötü günde; sistemin işleyişinde ya da, işlemeyişinde genellikle kuralları ihlal eden insanların davranışlarınınetkisi inkâr edilemez. En güzel günlerimizi yaşıyorken bile, birileri çıkıp sizin bütün moral ve motivasyonunuzu alt üst edebilir. Hangi kurum, kuruluş veya toplulukta olursanız olun mutlaka düzenini bozan birileri vardır. Genellikle bu tür bozgunculuk, toplumsal işleyişin gidişatını değiştirmektedir.Böylece birlikte yaşama ve işbirliği içinde yapılması gereken işler aksamakta ya da gerçekleşememektedir.

Bir işyerinde başarılı olmanın yolu bu işyerindeki her bireyin üzerine düşen görev ve sorumluluğu aksatmadan yerine getirmesiyle mümkündür. Bu tür yerlerde suiistimal yapan, işini aksatan, bir kişi bile olsa bu işyerinde düzen zamanla bozulacak ve verimlilik azalacaktır.Okullarda idareci, öğretmen, öğrenci ve diğer görevliler sorumluluklarını yerine getirmezse başarı elde edilemez. Görevini layıkıyla yapmayan bir idareci, öğretmen ya da görevli, siz ne derseniz deyin bildiğini okuyacaktır. Bu tür insanlar her kurumda vardır. Belki onların olumsuz tavırları yok farz edilebilir ama zamanla bu diğer çalışanların motivasyonunu etkileyecektir. Öğrenciler arasında da bu tür kişiler vardır. Görevini yerine getirmeyen, okul kurallarına uymayan öğrenciler, çok da az olmasına rağmen diğer öğrencileri olumsuz yönde etkileyip, başarı ve öğrenci davranışları ile değer yargılarındaolumsuzluklara sebep olmaktadır. Ortalama otuz kişilik bir sınıfta davranış bozukluğu olan öğrenci sayısı başlangıçta iki veya üç iken bu zamanlar onlarla sayılacak seviyeye çıkmaktadır. Bu sayı bile aslında azınlığın çoğunluğa tahakkümünü ortaya çıkarmaktadır.Bir sitede yaşayan aileler, sağlıklı bir hayat için yönetim oluşturur, işlerinin düzenli bir şekilde yapılması için yöneticilerini seçer ve onlara belli konularda yetki ve salahiyetler verir. Buna rağmen yüzlerce aile içinden birkaç kişi çıkıp bu sitenin işleyişini olumsuz yönde etkiler, yapılacak işlerin aksamasına sebep olur. Aidatını ödemeyen, kurallara uymayan bu tür kişiler bir de yöneticileri en fazla eleştiren kişiler olur. Bu tür kişilerin kimliği diğer kişiler tarafından da bilinmeyince huzursuzluk alır başını gider. Herkes birbiri hakkında olumsuz düşünmeye başlar ve işler aksamaya başlar. Çoğu zaman birlikte bir şeyler yapan arkadaş gurubu içinde bir kişinin bile olumsuz tavrı, sonuca tesir edecek ve işlerin yapılamamasına sebep olacaktır.

Son tahlilde ülkemizde ve dünyada meydana gelen COVİT 19 virüsü nedeniyle bütün insanlık tehlike altında. Yöneticiler aylardır uyarılarda bulunuyor. Yapılması gerekenler sürekli anlatılıyor. Korunma yolları ile ilgili uyarılar sürekli tekrarlanıyor. Yediden yetmişe herkes nasıl önlem almamız gerektiğini ezberledi. Peki, neden hala birileri ısrarla hiçbir şey yokmuş, olmayacakmış gibi davranıyor? Bu tür sorumsuz, nemelazımcı, bencil insan tipleri az da olmuş olsa toplumun huzursuzluğuna ve tehlike içinde olmasına sebep olmaktadırlar. Dışarı çıkmayın deniliyor. Görünüşte çoğunluğun dışarı çıkmadığını, kendini izole ettiğini görüyoruz. Peki, uyarıya dikkat etmeyenlerin sayısı ne kadardır? Olsa olsa % 3 -5 peki bu rakam çoğunluk mu, azınlık mı? Tatbiki azınlık, diyeceksiniz ama biz bu azınlıklar yüzünden sürekli değişik yaptırımlarla karşılaşıyoruz. Mecbur olmadıkça dışarı çıkmamamız gerektiğini bilmiyor muyuz? Ne diye sokaklara çıkıyoruz o halde. Biz böyle burnumuzun doğrultusuna gider, kural mural tanımazsak, birileri kulağımızdan tutarlar ve bir yerlere sokar, tıkar bizi. Yani başımıza asker dipçiği, polis copu mu dayansın istiyoruz? İşte bu tür kendini bilmez azınlıklar yüzünden ülkemizde ve dünyada düzensizlikler, yanlışlıklar, kötülükler, zulümler başını alıp gitmektedir. Nedense çoğunluğun gücü yetmiyor bu tür azınlıklara

İnsanın yaradılışında var “ben” duygusu… Herkes “ben” derse ne olacak? İnsan başıboş yaratılmamıştır. Akıl verilmiştir insana ve hesaba çekilmesi de bu yüzden olacaktır, tabi hesap gününe inananlar için. Zaten pek çok olumsuzluklar, haksızlıklar, kuralsızlıklar, zulümler, hesap gününe inanmayanların işi değil mi? Hesap gününe inanan nasıl sorumsuzca davranabilir… Her şeyin bir sınırı vardır ve asla sınırı aşmamak lazım. Her sınır başkalarının da sınırıdır. Bu sınırlar kurallardır. Kurallar da uyulması içindir…

Karantina altına sokulmadan kendimizi karantina altına alabilmiş olsak, her zorluk belki de çok kolay hallolacak…İlla ki birileri bizi zorla içeri mi tıksın istiyoruz!    


Bu haber toplam 693 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları