HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Nisan 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

100. cü Yılına Girerken 23 Nisan. Kutlu Meclis ve Çocuk Bayramı

21 Nisan 2020 Salı Saat: 09:57

                   ‘23 Nisan 1920-23 Nisan 2020 ‘

              “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” Vazgeçilemez ve değiştirilemez. Kesin hüküm.      

                   Her yıl Nisan ayının ortaları geldiğinde, pembe beyaz çiçeklerle donanmış erik, kiraz ağaçlarını gördükçe, hep aklıma takılan bir şey vardır. Hani, Mustafa Kemal’e sormuşlar. “Acaba, doğum gününüz neydi, biliyor musunuz? Diye, o da, “Annem, çağlaların çiçek açtığı bir zamandı diye söylerdi,  neden bir 19 Mayıs günü olmasın?” demiş ya, bence birden bire sorulunca yanıldı. Bende diyorum ki; Atatürk tam da bu günlerde doğmuş, “Neden bir 23 Nisan günü olmasın. Hem, daha sonra,  neden, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etti? Bir sebebi olmalı.”

          Bugün de sizlere, bugünlerden tam bir yüz yıl kadar önce, yüce milletimizin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlattığı, Aziz Vatanımızın Kurtuluş Mücadelesi’nin ikinci aşaması olarak, 23 Nisan 1920’de,   kuruluşunun 100. Yılı dolayısıyla, Milli Mücadele’mizin ikinci aşaması olarak ulusumuzun göz bebeği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını anlatacağız.               

              Samsuna çıkarken Mustafa Kemal’in arkasında askeri –ordusu-hükümeti-parası hiçbir şeyi yoktu. Sadece Vatanseverliği-azmi ve cesareti vardı. Vatan mevzu bahis ise, gerisi teferruattı.

             İlk Milli  Kongre Erzurum’ da açılmış ve daha  sonra, Sıvaş kongresi ile  Reddi İlhak-Anadolu ve Rumeli Müdafaai  Hukuk Cemiyeti  kurulmuştur. Bağımsızlık ‘hukuk yolu’  ile halledilecektir.

             Ankara’ya gidiş yolu açılmıştır. Hazırlıklar tamamlanır. Mustafa Kemal ve Heyeti Temsiliye üyeleri, 1919 Aralık ayının sonunda Ankara’ya ulaşırlar. Halk, seymenler ve resmi, gayri resmi birçok gurup tarafından karşılanırlar.

           “Ankaranın taşına bak gözlerimin yaşına bak..biz düşmana esir olduk, şu feleğin işine bak….”

         Hemen ilk hükümet kurulur.  Zaman geçirilmeden İstanbul’da göreve başlayan yeni hükümete politik baskı yapılarak,  epey zamandır boş duran Meclis-i Mebusan’ın  yeniden  açılması- açtırılması sağlanmaya çalışılır. Şurası da bir gerçektir ki, T.B. M. M.nin İlk öncesi,  Osmanlı Meclisi Mebusanıdır ve üyelerinin büyük çoğunluğu da o meclisin vatansever üyeleridir.                                                                                              Mustafa Kemal, bir yandan İstanbul’da Meclisi Mebusan’ın açılış hazırlıkları yapılırken hiçte boş durmamış, Meclisi Mebusan da görevli bir çok  meclis  üyesi ile görüşerek veya temas kurarak, Meclisi Mebusan açıldığında,  nasıl davranacakları, neler söyleyecekleri,  neleri isteyecekleri konusunda bizzat direktifler vererek, onları yönlendirmiş, ne kararlar aldıracaklarına dair  bilgilendirmiştir.

            12 ocak 1920 tarihinde  açılan  ve  üyelerinin  büyük çoğunluğu Anadolu ve Rumeli Müdafai  Hukuk Cemiyeti taraftarı olan  Osmanlı Mebusan Meclis,i  28 Ocak  1920 ‘de yaptığı  gizli bir  oturumla,  vatan topraklarının,   İngiliz,  Fransız, İtalyan, Yunan ve Ermeni, Kürt , Arap vb. gibi   değişik milletler ve azınlıklar arasında, bölgeler olarak pay edilmesinin yolunu açan Sevr anlaşmasını kabul etmeyerek, hakimiyet hakkının sadece Türkiye’ye-Türklere  ait olduğuna dair kesin kararı olan  ve  vatan topraklarının , ancak,  Türk milletinin kendi gücüyle  savunulacağını  ilan eden , bu şekilde, bugünkü ülkemiz topraklarının  büyük bir kısmını oluşturan vatan topraklarının, sadece   bize ait olduğuna  dair kesin kararını  tüm  dünyaya bildiren,  bugünkü ulusal  sınırlarımızın büyük ölçüde oluşmasını sağlayan , Ulusal And, Milli Yemin, Misak-ı Milli’ yi kabul eder. Mustafa Kemal amacına ulaşmıştır.

      Meclisi Mebusanın, bu kesin Misak-ı Milli kararına karşı, İngilizler ve Fransızlar,  ilk  hamle olarak, 16 Mart 1920 sabahı, güzel İstanbul’u ve  çaresiz İstanbul hükümetini,  kararı alan Meclisi Mebusanı ve daha da ve hatta en önemlisi,o anda  Misaki Milli’ yi    uygulayabilecek tek yetkili askeri güç olan Harbiye Nezaretini  işgale  va  bu kararı alan milletvekillerini  tutuklamaya başlarlar. Muhtemelen, niyetleri ,  bu kararı yeniden gözden geçirtip,   yeni bir toplantı ile Milli Sınırlardan  vazgeçirtmektir.

             Ancak,  büyük çoğunluğu Mustafa Kemal yanlısı olan, ayrıca Anadolu ve Rumeli toprakları üzerindeki  hakimiyet yetkisi  de üzerlerinde bulunan Meclisi Mebusan Üyeleri’nin, gizlice  İstanbul’dan ayrılıp, Anadolu’ya geçmeye, Ankara’ya ulaşıp,  Mustafa Kemal’e katılmaya başlamalarıyla,  Mustafa Kemal’in ve  Ankara’ daki  hükümetin gücü daha da  artmıştır.

         Kendi deyimiyle ‘ Kurtuluş Savaşı bir hesap işidir’ diyen  ve bu işte , zeka ve dehasını çok iyi kullanan Mustafa Kemal , vatan toprakları üzerindeki hakimiyet yetkisini Ankara Hükümetine ve dolayısıyla kendi üzerine almayı planlamaktadır.  Eline geçmiş böyle bir  fırsatı çok iyi kullanır ve  yayınladığı bir genelgeyle ‘ Milletin istiklalini ve  vatanın kurtarılmasını  temin edecek tedbirleri konuşup görüşmek üzere,  en kısa zamanda, Ankara’da, büyük çoğunluğu Ankara’ da ikamet eden,  kendisine bağlı Anadolu ve Rumeli  Müdafai  Hukuk  Cemiyeti üyeleriyle birlikte,  kendisine katılan  Meclisi   Mebusan üyelerinin  ve  ayrıca,  eksik kalan illerden de tesbit edilecek,   toplumda yöresini  temsil yetkisine sahip,   güvenilir, vatansever  kişilerin de  katılımıyla, Ankara’da, “’bütün sivil ve askeri makamların ve bütün  milletin  emir alacağı en yüksek makam’ olarak,   ‘Olağanüstü Yetki’   verilecek,  bir meclis toplanması kararı alır.

        Mustafa Kemal, bu şekilde,   Samsun’a çıktığından beri yanında  bulunan , çok sayıda, değerli   üst rütbeli  komutanlar   ve subaylardan aldığı güçle,   Misaki   Milli yi, yani  ‘milli sınırları’savunma yetkisini üzerine almayı deneyecektir.

         Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920  Cuma  günü, Ankara Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kılınıp,  kurbanlar kesildikten sonra, hep birlikte yapılan dualarla açılır. Mustafa Kemal Meclis Başkanı seçilir. Vergi toplamaktan ordu kurmaya kadar,    bütün yetkileri üzerine almıştır.       

         Meclis,  hemen çalışmalara   başlar. Vatan kurtarılmış,  yeni Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.  Vatanın ve milletin en zor günlerinde açılan TBMM, o günlerden  başlayıp,  Türk Milleti’nin, Türk Yurdu’nun, Türk’ün Ulusal  Egemenliği’nin, Türk’ün Milli İradesi’nin     vazgeçilmez ve değiştirilemez   bir  sembolü olarak,   bugünlere kadar gelir. Türk milleti ve Türk Yurdu yaşadıkça,  ‘ O ’ hep bir tane olarak  kalacaktır.

             Aziz Atatürk’ün   şu  sözleri,  bugün bile Yüce Meclis’in  duvarlarında çınlamaktadır .    "Hep birlikte bakışlarımızı, vicdanımızın merkezi olan millete dikelim. Orada erdemin, vefa ve içten bağlılığın, yenileme arzusunun, egemenlik aşkının ve geleceğin sönmeyen ateşi yanmaktadır. Bu kutsal ateş, kendi içindeki bilgisizlik ve karanlığı yakacak ve bağımsızlığımızın önüne dikilecek olan bütün engelleri yıkacaktır. Efendiler, millet önünde, onun hak ettiği bağımsızlığın önünde, onun layık olduğu gelişme ve yenileme arzusu önünde, her kuvvet ancak milletin irade ve amaçlarına uymak şartıyla yaşayabilir. Milletin irade ve amaçlarına uymayanların talihi hüsrandır, çökmedir.”

              Saygılarımla.


Bu haber toplam 680 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları