HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
24 Eylül 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

PROF. DR. SAİT KAPICIOĞLU

PROF. DR. SAİT KAPICIOĞLU

LABORATUVARDA AKADEMİK YAŞAM

18 Mayıs 2020 Pazartesi Saat: 09:53

Akademik yaşamın özü öğretim üyesinin sürekli olarak kendini yenilemek için istekte bulunmasıdır.  Bu entelektüelleşme sermayesine akademisyenlik adına yaşam boyu kullanması gerekmektedir.  Bir akademisyenin en büyük doyumunu eğitim sağlar.  Kimileri için ise araştırma esastır.  Araştırma bir çeşit yenilenmedir.  Yeni buluş yapmanın şerefini beraberinde getirir.  Bilimsel merakı tatmin eder.

 

Araştırma laboratuarlarının sessiz ve hüzünlü ortamında daima sıcak bir kahve hazırdır.  Bu ortamda farklı yaşta ve becerideki kişilerin arasında bilge bir bilim adamının iyimser gözetimi altında günün yirmi dört saati işleyen bir mekanizma vardır.  Destek grupları içinde, öğrenciler, teknisyenler, asistanlar grubu gönüllü görevlileridir.  Kalabalığa rağmen araştırmaya tek bir kişi egemendir.  Çünkü temel fikirlerin tek bir beyinden çıkması zorunludur.  Yalnızlık ve çevreden soyutlanma laboratuarda çalışanların kederidir.  Özellikle tez yapanlar için araştırma, bireysel kapasitesini göstermeyi amaçlayan bir çalışma olduğundan bu yalnızlığı daha çok hissederler.  Araştırma, doğası gereği süreklilik ister.  Araç ve gereç hazırlama bile yirmi dört saatlik bir düzenlemeyi gerektirir.  Bu ortamda öğrencilere de bilinçli bir laboratuar ruhu sağlanmaya çalışılır.

 

Laboratuarda ve eğitimde bir profesörün laboratuar disiplini dışında hiçbir patronu olamaz.  Böyle bir ortamda profesör bir devlet memuru olarak sınıflandırılamaz.  Profesörlerin belli bir disipline bağlı olarak çalışan memur olmadığını anlayacak erdemlilikte bir yönetici olması gerekir.  Çoğu zaman laboratuarda sabahlayan, araştırması yirmi dört saat onu yapanların kafasını kurcaladığını ancak laboratuar displinini almış olanlar bilir.  Profesörler eğitimde ve araştırmada her zaman öğrencileriyle birliktedir ve onlar üniversitenin kendisidir.  Öğrencilerimize hiçbir zaman “bugün işim var başka birisiyle konuş” demeyiz.  Bu yüzden profesörler yönetimin uygun göreceği kadar bilim yapacak kimseler değildir.  Bilimi ancak bilimsel olan bilim adamları denetler.  Bunu ancak üniversitede full-time çalışmayı gerektirir.  Yönetimin yaptığı full-time’i benimseme pahasına tüm öğretim üyelerini yirmi dört saat hasta peşinde gelir yükseltmek pahasına koşması ile part-time çalışmak arasında fark yoktur.  Mesai dışı çalışmayı tam gün mesai içine çeken yönetim full-time araştırma ve eğitim çalışmalarını çökertmiştir.  Özlediğimiz sistemde o güzelim laboratuar kokusunu, havasını özlememiz beyinlerimiz uyuşturmaktadır. 

Ne mutlu Hacettepe’liler ki bu felsefe Doğramacı Hoca’mızın felsefesinde laboratuvarlarda akademik yaşamı öğrencilerine kazandırmıştır. Bizler henüz Faz I öğrencileri iken çalıştığımız multi disiplin laboratuvarlarına aniden Doğramacı Hocamız, beraberinde kalabalık bir gurup ile girmişti. Gelenler İngiliz Kraliyet Akademisi Üyeleri idi. Her yeri incelediler. Defter, not ve teksirlerimize baktılar. İçlerinden biri Hoca Bey’e hitaben

-Her şey çok güzel; ama bu çocuklar çok yorgun ve soluk ! Hoca Bey’in cevabı şöyle olmuştu:

- Çünkü bu öğrenciler günde sadece 24 saat çalışıyorlar !

Bize bu felsefeyi kazandıran Doğramacı Hocamız’a şükran borçluyuz. Şimdi O’nun öğrencileri bir tohum gibi bu felsefeyi dünyanın dört bir yanına ekmektedir.

 


Bu haber toplam 619 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları