HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Mayıs 2020 Pazartesi
Fındık Fiyatı


19.50 TL - 20.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

Dünyanın Sonu Geldi!

21 Mayıs 2020 Perşembe Saat: 08:54

Son zaman diliminde olduğumuzu, çook alametler belirdiğini biliyorduk ama âhir zamanın son periyodunda olduğumuzu;“iki sıfır iki sıfır” kodu hatırlattı bize: “2020!”

Bu son,“O son değil elbette... Kıyametin ne zaman kopacağını bilgisi sırdır. Sadece Rabbimiz bilir. Ama küçük ve büyük alametleri haktır! Ve ”küçük alametler” belirmeye başladı.

İşte, bütün dünyaproteininde oynatangözle görülmeyen bir mahluka, virüse teslim oldu insanlık! Al sana özgürlük! Al sana serbest yaşam!

Herkesi eve zorla ya da gönüllü olarak tıktı ve dünyanın gerçek diktatörü oldu minicik bir virüs! Silahı da kocaman: Korku ve ölüm!

Aslında koptu insanlığın küçük kıyameti.. Annene, babana, sevdiklerine sarılamamak, dostlarınla diz dize, göz göze sohbet edememek, cemaatini, camini, Kâbe’ni kaybetmek, society’ni, arkadaş grubunu kaybetmek, arefe günü kabristan ziyaretine gidememek, bayramda büyüklerinin elini öpememek, küçüklerini görememek, sanatını canlı seyirciye icra edememek, iletişime girememek, spor yapamamak, saçını bile kestirememek, dip boyası yaptıramamak! Sadece bunlar bile küçük kıyamet değil mi?

Bunlar neden başımıza geldi peki? İmanlı kişi, musibetleri kendinden, kendi hatalarından bilir ve dersini alıp, kendine çeki-düzen verip, artık Rabbine ve dünyaya karşı daha iyi bir insan olursa, Rabbimiz de bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirir, musibetleri kaldırır, Rahmetini yağdırır...

Virüs bizi ilk vurduğunda yaşadığımız paniği, ölüm korkusunu, kıyamet- mahşer günü duygusunu hatırlıyor musunuz? “Herkesi kaybedeceğiz, büyüklerimiz hep ölecek, biz de tehlikedeyiz!” Demedik mi? Deli gibi korkmadık mı, dünyanın sonu böyle gelecek, koşuun makarna, un stoklayalım!” diyerek hafiften kafayı sıyırmadık mı?

Evet, dünyanın sonu geldi!

Yani bugüne dek canına okuyarak yaşadığımız, bildiğimiz dünyanın sonu geldi. Tepe tepe kullandığımız, tabiatını, tabii kaynaklarını, hayvanatını vadalca katlettiğimiz dünyanın, bu, “bilinçsiz yaşantımızın”sonu geldi yani! Düşüncesiz, gaflette insanoğlunun bu vaziyeti artık böyle ilanihaye süremez!

Bizi ve herşeyi yaratan ve yaratmasına devam eden-kontrolü altında tutan Rabbimiz, bize, bir “her şeyin sonu” duygusu yaşattı ki dersimizi alalım.. Alanlardan oluruz İnşallah... “Az tüketin” mesajı verdi kanımca bize; “israf etme, azma, haddi aşma, fıtratını unutma, apaçık sapık yollara sapma, yetim hakkı yeme, dünyanın hakkı yeme, sevdiklerinin, büyüklerinin kıymetini bil, Yaratıcı’nı unutma!” Birçok ders var bu virüs illetinde, alabilene...Talebe kelimesi talep eden” den geliyor çünkü...

Allah Teâlâ, “asır bozuldu dedi ve el-Asr Sûresi’ni hatırlattı:

“1-Andolsun asra ki 2- Muhakkak insan kat’i bir hüsrandadır (ziyan içindedir.)

3- Ancak, iman edenlerlegüzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değil.(Onlar ziyanda değillerdir.)

Rahmetli Üstadımız İsmail Çetin Hocaefendi (Kuddise Sirruh), “Ehli Sünnetin Nazarı, İ’tikadin Ölçüsüdür” (Dilara Yayınları) adlı, din ve iman hakikatleriyle ilgili, “senetleriyle” ispatlı eserinde ne güzel özetlemişti; Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Şüphesiz İsrailoğulları yetmişiki millete ayrıldı. Halbuki ümmetim de yetmiş üç millete ayrılıp parçalanacaktır. Hepsi ateştedir, bir tek millet müstesnadır."
Ashab: "Bunlar kimlerdir, ya Rasûlullah?" dediler.
"Benim ve ashabımın üzerinde olduğumuz şey (
itikad, amel ve ahlak)dir." buyurdu.

Zira Asr sûresindeki "hüsran"; lugatta, "noksanlıkta olmak veya sermayesini zayi edip ziyan etmek"... veya "dalâlet ve helak" olmaktır. Buda üç kısma ayrılabilir:
1- İmandan ziyan etmek; ahiret
te ebediyyen cehennemde kalmak.
2- Amelden ziyan etmek; ya dünyada veya ahirette muvakkat azaba girmek.
3- Cehennemden kurtulup, derece almakta ziyan etmek.

Birinci kısım; kafir olup, imanını kurtaramayandır.
İkinci kısım; imanını kurtaran, lakin günahlarını afuv ettiremeye
ndir.
Üçüncü kısım; günahlarını da afuv ettirmiş ama dereceleri kazan
amamıştır.

Ehli Sünnet vel Cemaat (Yani; Rasulullah'ın ve Ashab-ı Kiramın gittikleri, itikatta, dinin temel konularında takip ettikleri tek doğru yol)ise, bu üç zarardan pâk ve münezzehtir. İç ve dış rahatlığa kavuşma ve helak depremlerinden kurtuluşun tek çaresi; Ehli Sünnet vel Cemaatin nazarı (bakışı) ile Allah'ı ve Peygamberleri bilmektir. Çünkü bunun dışında kalanlar zarar ve helakten, noksanlıktan kurtulmuş değildir.

....

Fıtır (Ramazan) Bayramı’na, nefsi terbiye etmiş, günahlarımızdan ve her türlü “virüsten” kurtulmuş olarak kavuşuruz İnşallah.

Bayramın mübarek olsun aziz okuyucu.


Bu haber toplam 282 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları