HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
10 Temmuz 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


24.00 TL - 26.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

Dertsel Dönüşüm

28 Mayıs 2020 Perşembe Saat: 08:57

“Dertsel Dönüşüm” diyorum günümüz insanının yaşadığına.

Bilgi sınırlarının kalktığı; herkesin “enfermasyona” da, “gerçek bilgiye” (bkz: “Öğrendikçe Aptallaşmak, #SosyalMedyaHapishanesi ve Hayatı Iskalamamak” yazım) de ulaşmakta güçlük çekmediği bu çağda, dertlerin tamamı değişti.

Önceden dert dediklerimizin hiçbiri artık dert bile değil, şimdi yeni dertler var.

Aslında bizi kuşatan ve varoluşumuza, benliğimize bazen usulca bazen de teklifsizce, terbiyesizce saldıran ve bizi işgal eden, kalelerimizi bir bir ele geçiren bu derlerimizi de tam idrak edemedik. Hazırlıksız yakalandık, aşina değildik. Her şey çok hızlı gerçekleşti, ne olduğumuzu anlayamadık!

Peki derdini tanım(layam)ayan, nasıl yenecek onu!?

….

“Şehrin insanı şehrin insanı şehrin

Pahalı zevklerin insanı, ucuz cesaretlerin…” diyor İsmet Özel bir şiirinde, şehrin ‘dönüşmüş’ insanına ağıt yakarak.

Evet dertler değişti; Sadece büyükşehirlerde değil, kafaca ve yerleşim olarak da şehirleşilen, kutu kutu apartmanlarda ruhsuz ve muhabbetsiz günlük hayatlar yaşadığımız her yerde, bir ilçede, Ünye de bile.... Mahalle sıcaklığının, dayanışmasının ve güzelliğinin öldüğü her yerde dertler değişti, insanın değiştiği,  kalbinden ve maneviyatından uzaklaştığı her yerde dertler farklı artık.

Artık;“WhatsApp grubundan kovulmak ya da arkadaşınızın orayı terkedip gitmesi” gibi bir derdimiz, “Twitter’da engellenmek”,"İnstagram’da, Face’de takip edilmemek, post’u, story’si ‘like’lanmamak!”, “Facebook’ta akrabalarınla, dostlarınla saçma-inat siyasi kavgalara tutuşup, onları kaybetmek” gibi dertlerimiz var, öyle değil mi?

Sosyal medya hesaplarındaki profil fotoğrafı ve özçekimler  için özel stüdyolara giden ve özel bakım yaptıranlar var. Kilolu görününce de altüst olmalar filan…

Mesajı yanlış kişiye ya da yanlış gruba gönderip 3.dünya savaşını başlatma riskimiz de var, derdimiz de var, o “aslında gerizekalı olan ve bizi de gerizekalı yapan, öğrendikçe aptallaştıran telefonlarımız” sayesinde…

Bazen final bile yapamadan aniden biten, başrolünde ayılıp bayıldığı artizleri olan dizilerle dertlenen, sağa sola “n’oolur bitmesiiin!” diye mesaj yağdıran ve bu kederden dolayı günlerce ruh gibi gezenler var.

Sevdiği başrol oyuncusu ölünce onun için gıyabi cenaze namazı kılıp (tövbe tövbee), sembolik mezar yapan ve onu düzenli olarak ziyaret eden kitleler var!

Sevgilisi çirkin olan  artizlere kızgınlığımız/kıskançlığımız var!

Hint dizilerinin içe işleyen hikayeleriyle bitkisel hayatta gibi yaşamak gibi bir derdimiz de… Bu korona günlerinde yeni ve çok komik dertler de eklendi hayatımıza... Onları zaten yaşıyoruz...  -Güya- modern hayatın, ahir zamanın yeni dertlerine siz de eminim bir çok örnek ekleyebilirsiniz...

Bir de; hiç birimizin, hiçbir şeye vakti yok, hepimiz çok çok meşgulüz… Bu yüzden sevenler birbirini arayıp sormuyor, aradığın dostlarına da ulaşamıyorsun çoğu zaman, sana da geri dönüş yapmıyorlar... Sebep? Herkes çok meşgul! Boş meşgul!

Ruhumuz meşgul heey! Farkında değil miyiz?

Çok gürültü var ruhumuzda; saçma sapan, boş işlerle kendimizi o kadar uyuşturuyor, ruhumuzun, kalbimizin manevi gelişimini öyle ihmal ediyoruz ki... Ne kendi gönlümüzün sesini, ne de sanal olmayan, hakiki “dostlarımızı” duymuyor, görmüyoruz, yavaş ve sinsice kaybediyoruz...

Yavaşlayalım aziz okuyucu....

Yavaşlayıp, önce kendi “halimize”, kalbimize ve etrafımıza bakalım, hemen yakınımıza.. Hızla geçip giderken biz hayatın kıyısından, büyük bir yorgunlukla yaşarken; ardımızda kalanlar, kaçırdıklarımız aslında neymiş bir durup bakalım.

İşte o zaman bizi ve insanlığı kurtaracak bir “dertsel dönüşümü” başlatabiliriz.

“Saa diim gaymaam” duyuyor musun?


Bu haber toplam 450 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları