HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Ağustos 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

İSMAİL SARI

İSMAİL SARI

Bir Söyle Bin İşit!..

3 Temmuz 2020 Cuma Saat: 08:28

Geçen yazımda, Ünye Köylü pazarı ve pazar esnafının çileli hayatından bahsetmiştim; Köylü pazarının, bir yerlere sığdırılamadığını ve sürekli olarak yerinin değiştirildiğini son olarak da Adliye Sarayı arkası Dabakhane Derisi kenarına taşındığını dile getirmiştim. Esnaf, o kadar çok dertli ki, Tam da atalarımızın; “Bir söyle, bin ah işit!..” sözünün ifade ettiği anlama oturuyor. Yazdıklarımı okumuşlar, hoşlarına gitmiş. Ancak, işin içinde benim bilmediğim ve yazılması gereken çok şeylerin olduğunu anlatanlar, pazarın adının köylü pazarı olmasına karşın pazarda köylü üreticilerin satış yapamadığını söyleyenler ve üreticinin malının ARACILAR eliyle satıldığından bahsedenler, vesaire...

            Bir esnaf, örnek olarak şunları anlattı:

            “Köylü pazarı olarak bilinen pazarları, bazı uyanık geçinen pazar esnafı parsellemiş; bir kaç tane  tezgahı vardır, pazar onlara çalışır. Ve bunlar, esnaf derneklerinin yönetim kademelerinde görevli oldukları için kimse dokunamaz. Üzülerek belirteyim ki, üreticinin malının kaymağını 3-5 aracı yer; üreticiden doğrudan tüketiciye sunulan yerli üretimler, Ancak ikinci veya üçüncü ellerden halka ulaştığı için fiyat ve kalitelerde de farklılıklar vardır. Erken saatlerde pazara inen köylü vatandaşın elinden toptan, ucuz fiyatlara toplanan kaliteli mallar, en az iki katı fiyatına tezgahlara çıkar; diğer köylüler de onların tezgahlarındaki fiyatlara bakarak kendi mallarına fiyat koyarlar. Yani köylü pazarı piyasasının fiyat ayarını da 3-5 uyanık geçinenler ayarlamış olur. İşte bunun önlenmesi lazım.”

            Bu örnek anlatımın benzerlerini birkaç esnaftan dinledim. Köylü pazarları, yerel ürünlerin doğrudan halka sunulduğu yerler olarak bilinir ve öyledir de... Öyle olmalıdır. Aracılardan arındırılmalıdır. Üreticinin mağduriyeti de önlenmelidir. Ayrıca, tüketicinin aldatılmasına da engel olunmalıdır. Peki, bunu kim yapacak? Elbet ki belediyelerimiz, tarım kurumlarımız, kolluk kuvvetlerimiz var ve çok da güçlü kurumlarımız. Yasalarımızda var. Gene Almanya’dan örnek vereceğim. Çok sıkı devlet denetimi var. Alman halkı Bizim halkımız kadar Medeni değildir. Bu ifademe kıs kıs gülenlerin olacağını biliyorum. Ancak Almanya’da yaşayanlara sorsunlar. Eğer Almanya’da sıkı devlet denetimi olmasın; Almanlar birbirini yerler. Bizim denetimlerimizi yetersiz buluyorum. Cennet gibi vatanımız, çok Medeni insanımız var. Bazı olumsuz örnekleri öne çıkararak ülkemizi ve insanımızı kötülemenin mantıklı tutar tarafı yoktur. Koronavirüs konusundaki halkımızın tutumu, güzel bir örnektir. Hem de dünyaya örnektir. Almanya dâhil Avrupa ülkelerinin hiçbirinde halen tuvaletlerde su yoktur ve su ile temizlik yapılmaz. Ülkelerin sosyal yapısına ve medeni durumlarına parasal açıdan bakılmamalıdır. (ki batılı ülkelerde artık o da bitmek üzeredir).

            Değerli Okuyucularım!..

            İlgili devlet kurumlarının toplumsal denetimleri, yasalar tam uygulanacak şekilde yapılırsa, dünyanın örnek toplumu olmamızı engelleyecek hiçbir neden yoktur. Örnek: Bir Tüketiciyi Koruma Yasamız var, çok sayıda tüketicinin haberi yok. Yasaların tanıtımı konusunda da yetersiz olduğumuza inanıyorum. Pazarlarımızın denetimi konusunda bu yasa, yeterince uygulansa çok problemin kendiliğinden çözüleceğine inanıyorum.

            Saygı, sevgi ve selamlarımla...


Bu haber toplam 700 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları