HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Ağustos 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

“Dünyanın Duyduğu Hikâyeler Değişirse Dünya Değişir”

9 Temmuz 2020 Perşembe Saat: 08:30

“Masallar; çocuklara uyumaları, yetişkinlere de uyanmaları için anlatılır” diyor Jorge Bucay.

Günümüzde ne çok ihtiyacımız var değil mi; farklılıklarımızı bir nimet, bir hazine bilerek, barış içinde, kardeşlik bağıyla bir araya gelmeye.. Bunu masal, hikâye anlatma ve halkaları sağlıyor işte!

Temaşanın büyüsüyle ve insanların gözlerine bakarak anlatılan; insan sıcaklığıyla, “içten hissederek” anlatılan her “iyi anlatı”; insanı hikâyenin illüzyonuna sokup, ona kendi çözümlerini “gördürtebiliyor”. Ben masalın, hikâyenin, her türden sözlü anlatının bu etkisine “şifâlı illüzyon” diyorum; hem unutturuyor günlük hayatın dertlerini, hem de unuttuğu bir sürü şeyi hatırlatıyor insana. Hatırladığı şeyler de; aslında onun hayatını güzelleştirecek ve eğer inançlı biriyse; “ötedeki, asıl hayatını” dahi güzelleştirecek şifreler içeriyor.

İnsanlar anlattıklarında; bir hikâyenin kanadında, anlatının özgür gökyüzünde kalplerini paylaşmış oluyorlar ve “değişiyorlar.” Dünyada yaşamanın şifrelerini çözüyorlar.

“Hepimiz hikâyelerden oluşuruz; duyduğumuz, anlattığımız, topluluk olarak paylaştığımız hikâyelerden. Hakikatimiz, hikâyelerden örülmüş bir duvar halısıdır; bu yüzden hikâyelerimizi değiştirerek kendimiz de değişebilir, kendimizi iyileştirebiliriz. Dünyanın duyduğu hikâyeler değişirse dünya değişir” diyor; masal anlatıcısı, hayal gördürtücüsü, yazar, sanat terapisti ve “kolaylaştırıcı” Judith Malika Liberman... Burada: https://www.youtube.com/watch?v=lsoqCLe17Pk&t=32s

Bu ülkenin en mütefekkir ve münevver sanatçılarından biri olan Profesör Yumuşhan Günay ağabeyim, bir gün; “Masallar bize, kaybettiğimiz sohbet hasletimizi tekrar bulmamızı sağlıyor” demişti. “Ama maalesef bize babaannemizin hikâyesini, masallarını anlatabilecek ‘ağızlar’ yok!”

Ama son yıllarda yeniden keşfedildi masal ve hikâye anlatıcılığı; çünkü dünyanın bizi getirdiği “kalpsiz, ruhsuz” noktadan sıkıldı, patladı insanlar, “kalplerine, ruhlarına” geri dönmeye karar verdiler...

Masal, hikâye anlatıcıları gerçekte birer “Hakikatçiler” aslında; Masallar ve hikâyeler yoluyla, “kendin olmayı”, “içten olmayı”, ”kendi sesini bulmayı” ve meseleleri, mesellerin açtığı ufukla çözebilmeyi gösteren hakikatçiler! Binlerce yılın hikmetinden, tecrübelerinden damıtılıp gelmiş, her türlü anlatı; bize amansız “hastalıklarımız” için aradığımız mucizevî, organik eczayı sunar. Duaların hikmetini, eczasını ve şifâ gücünü bilenler; “İlim ve hikmet, Müslümanın yitiğidir. Nerede bulursa onu alır” diyen, Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem’in tavsiyesini de hiç unutmaz; İlmin, bilginin ve hikmetin peşinden koşarlar.

İyi hikâyeler, ruhlara tedavi edici antikorlar zerkederler; Tıpkı, kalpten hissederek, kabulünü inanmış olduğun halde edilen dualar gibi.

Masallarımız, şifâlı illüzyonlarımız bizim; Unuttuğumuz kadar hatırlamamız gereken, hatırladıkça güzelleşen dünyamıza, “uyanmış” bir şekilde adım attığımız.

...

Mevlânâ Hazretlerinin Masal rubaisiyle bitirelim:

MASAL SUYU

Masal bir suya benzer

Yıkanmak için ısıttığın.

Ateşle ten arasında elçilik yapar.

Onları kavuşturur, seni temizler! 


Bu haber toplam 744 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları