HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Ağustos 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

MUHAMMED SIDDIK ÖZ

M.Hasan ÖZ Ünye’de Görüşmeler Yapıyor

10 Temmuz 2020 Cuma Saat: 08:31

      Bizim eski vekil birader bugünlerde Ünye'de. Yakın geleceğe dair hazırladığı/yazdığı bazı önemli gördüğü projeleri kitap haline getirmeden önce bazı zevatla görüşmeler yapmak istemiş. Bunardan bazıları; Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu, Orhun Güven, Aynur Zeren Tan, Musa Özgür Kıroğlu, Hasan Basri Durak, Hakan Korkmaz, Yaşar Argan, Yakup Halıcı, A.Selim Tuncer, Bilgin Hasdemir vb. ...

     Birlikte üç­­­-dört gündür ziyaret ettiklerimizden ilkleri Orhun Güven, Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu, Aynur Zeren Tan, ve Flash FM- Hakan Korkmaz.

Orhun Güven'in selam sabahtan sonra ilk sözü şu oldu: Hasancığım, bu görüşmeler öyle bir iki saatte olmaz. Birkaç gün saatlerce konuşmamız lazım dedi. Tamam dedi Hasan Öz, olur Orhun Abi öyle yaparız dedi ve Projelerinin maksadını özetlemeye başladı. Orhun Abi sabredemedi lafı kaptı Ünye'den başladı, Ankara, İstanbul, Adalar, Yaylalar, Yurt dışından hatta ABD den birkaç ilden,  civar ilçe ve köylerden nerde hangi cins ağaçlar varsa onların bir kısmının kendi bahçelerinde/çiftliğinde de olduğunu ve bu ağaçları ve fidanları uzak yakın demeden  kimlerin bahçelerine, hangi belediyelere, birçok önemli kişilerin konak ve  villalarına dikip yetiştirdiğini anlattı, anlattı, anlattı. Yaptığı çeşitli aşıları, uzak köylerden kamyon kamyon topraklar getirip harmanlayıp özel topraklar ürettiğini ve daha neler neler anlattı. Aralarda Ünye ve Ünyeliler'in bazı önemli kişilerin hakkında da ilginç şeyler anlattı, her zamanki gibi. Tam üç saat konuştuktan sonra Hasan Öz’ün: Abi tekrar gelirim şimdilik müsaade edin dedi. Tamam dedi Orhun abi ve ekledi: Gelin size yetiştirdiğim ve aşıladığım bazı fidanları göstereyim dedi ve bize çiftliğinin küçük bir bölümünü ve ağaçlarını gösterdi. Yarım saate yakın da öyle geçti. Toplam üç buçuk saatte ayrıldık oradan. Tekrar gelin bu kısa oldu daha çok anlatacaklarım var dedi.

   Ertesi gün Dahiliye ve Gastroentoroloji Uzmanı Profesör Doktor Sait Kapıcıoğlu'nun 3,5 dönümlük bahçesi içindeki villasında ziyaret ettik. Hasan Öz ona da kısaca projelerini özetledi, görüş ve düşüncelerini rica etti. Sait Hoca Orhun abi gibi uzun uzun saatlerce konuşmadı. Az öz konuştu,  Hasan Öz'ü bu girişiminden dolayı tebrik etti. Taslak halindeki kitabın bir suretini aldı, okuyup inceleyeceğini ve daha geniş görüşlerini bildireceğini ifade etti. Sait Bey'in ikramı karpuz yendi, daha sonra kahveler içilirken sohbet devam etti. Bu defa sohbette Alparslan Öz de vardı. Sait Hoca konuşması esnasında yer yer Hümanistlik ten dem vurunca Alparslan'a baktı ve ben Hümanizmadan bahsedince Alparslan hep bana kızıyor dedi. O zaman ben de o kadar fazla bahsetmeye gerek var mı dedim. Kendisi de insancıllık, doğruluk, yardım severlik vb. gibi görüşleri içerir, deyince,  ben de onun en âlası İslam'da varken hümanistliğe ne gerek var dedim kısaca. Sonra taslak kitap metnindeki kendisi ile ilgili bilgiler içerisinde bulunan Orucun sağlığa zararlı değil faydalı olduğu yazılarının sadece ulusal değil, uluslar arası dergilerde de yayınlandığını ilave etti. Tebrik ettik, teşekkür ve dua ettik Sait Hocamız'a. Ayrılmadan yazdığı kitaplardan bir kaçını Hasan Öz'e hediye ederken Ü-TOPYA adlı kitabının elinde başka nüshasının kalmadığını ve okuduktan sonra kendisine geri vermesini rica etti. Hasan Öz de; İNŞAALLAH Hocam dedi. Sait Hoca bu defa: İnşallah maşallah deyip beni başkaları gibi atlatma Hasan, çok kitaplarımı inşallah  Maşallah deyip alanlar geri getirmedi dedi. Bu defa ben yine dayanamayıp söz istedim ve Hocam çok özür diliyorum İNŞAALLAH ne demek bilirsiniz deyince hayır gerçekten bilmiyorum ne demek, söyle diye ısrar edince, Hocam bizim okuyup öğrendiğimize göre İnşallah'ın kelime anlamı, Allah dilerse olur/olsun, Allah isterse olur demek. Kitaplar böyle yazıyor dedim.  Hoca: Çok teşekkür ederim gerçekten tam böyle olduğunu bilmiyordum. Herkes bu İnşallah sözünü çoğu kez bakarız deyip önemsemeyerek ve atlatmak maksadı ile kullanıyorlar, ben de duya duya öyle kabullenmişim. Şimdi anladım ve gerçek manasını öğrendim. Gerçekten teşekkür ederim ve bunu aynen köşende böylece yaz dedi.

Bununla ilgili kısa bir ibretlik hikâyeyi de buraya aktarayım.

"İnşallah Benim Memet" !!!

Adamın biri köyünden pazara/şehre gidecek. Eşeğine satacağı meyve sebze ve zerzevatı yüklemiş, yola çıkacak, hanımına hadi hoşça kal hatun ben bu zerzevatı satıp ihtiyaçlarımızı da alıp akşama geleceğim demiş. Hanımı: Efendi İnşallah de demiş. Adam yahu hacca gitmiyorum ya pazara şehre gidip geleceğim işte demiş. Hanımı tekrar ısrar etmesine rağmen İnşaallah dememiş gerekmez demiş gitmiş.  Akşam üstü dönüşte hava bozmuş, yağmur, sağanak, fırtına çıkmış, dereler taşmış, adamı ve eşeğini sel götürmüş, zar zor canını kurtarıp geç vakit yorgun argın, çamur ve kan ter içinde eve varmış. Kapıyı çalmış hanımı içerden: kimdir o, kimsin diye sormuş.  Adam: Aç hatun aç, Benim İNŞALLAH MEMET !!! demiş.

Evet Aziz okuyucular, Hasan Öz'ün görüşmeleri devam etti. Dün de Aynur Zeren Tan Hocamız ile Yalıda, Su Sporları Kulübü Derneği sahasında, deniz kenarında bir görüşme yapıldı. Arkasından  (08.07.2020. Çarşamba sabahı) Ünye Flaş FM de Hakan Korkmaz ile canlı yayında uzunca bir program yapıldı.... Görüşmeler önümüzdeki birkaç gün daha devam edecek.  Daha sonra da toplu bir programla, görüş bildirenlerle istişareler yapılacak. İnşaallah hayırlı sonuçlar alınır.

Şimdilik kalın yine sağlık ve Selametle.


Bu haber toplam 2.014 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları