HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Ağustos 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Ayasofya Meselesi ve Tarihi Gerçekler

25 Temmuz 2020 Cumartesi Saat: 08:35

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldığında Bizans halkının sığındığı Ayasofya, Fatihin ve onun şahsında Türk milletinin asalet ve merhametine şahitlik etti. Çünkü Fatih, katliam ve ölüm korkusu içersinde bekleşen halka serbest olduklarını,  inanç ve gelenekleriyle yaşam haklarının Osmanlının teminatı altında olduğunu söyledi.

 O tarihlerde bunu kaç hükümdar yapardı?  Bu gün medeniyetin temsilcisi oldukları teranesini yumurtlayan Avrupa, haçlı seferlerinde sivil halkları katletmediler mi? Kudüs’te binlerce masum sivili kılıçtan geçirenler Avrupalılardır. Asya da Afrika’da milyonlarca insanı katlettiklerini yazsam bu köşe yetmez. Benim bu yazımdaki mevzuum, Ayasofya’nın açılmasına karşı içte ve dışta yapılan homurdanmalardır. Avrupalıların Balkanlarda bulunan Osmanlı mirası cemileri harap ettiklerini, hatta bazılarını meyhane yaptıklarını biliyoruz. Haberlerde baktım da Ayasofya’nın önünden bağlı oldukları yayın kuruluşlarına haber geçen Yunan gazeteciler önyargılar barındıran yazılarını geçme yarışı içersin delerdi… Ama Yunanlı gazetecilerin gözlerinden kaçan bir gerçek var,  Atina da, Kavala da ve Selanik’te vaktiyle 484 tane cami vardı… Yunan hükümeti 483 camiyi bar, pavyon, pub, disko, düğün salonu yaptı, kalanları da yıktı. Bu gün Atina’da bile bir camii bulunmamaktadır…  İspanyada Endülüs İslam devletinden kalan camileri ve tarihi değerleri yakıp yıktıklarını biliyoruz… Arapların bile, Örneğin Suudi Arabistan’ın Osmanlı mirası olan yapıları yıktıklarını biliyoruz. Bunlara ses etmeyen Avrupalılar ve içimizdeki gayri milli olanlar şunu bilmeliler ki, biz kendimizin de, başkalarının da tarihi ve dini değerlerine saygısızlık etmeyen, hatta o mirasları koruyan asalete ve onura sahip bir milletiz.

  !922 yılında Osmanlı mirası yıldız sarayını meyhaneye çeviren akıl, 1934 yılında Ayasofya’yı müze yaptı diye tarihi gerçekler kapanmış olmuyor… Tarihin zamanı geldiğinde aslına ruju etmek gibi bir huyu vardır. Bazı görüş sahipleri,  Atatürkün Ayasofya’yı o zamanki koşullarda müze yapması da doğrudur, bu gün camiye çevrilmesi de doğrudur, demekteler…  Şimdi…  Bir kahraman ve dahi olan Gazi Mustafa Kemal’e saygı duymak başka, bir konu hakkında doğru beyanda bulunmak başka şeylerdir. 1934 yılında Ayasofya’nın müze yapılmasını hangi koşullar mecbur kılmıştır acaba? Birileri ülkemizi tehdit etti de bunu yapmaya mı zorladı?  Hayır, Başta Gazi Mustafa Kemal ve Halk partisinin kurmayları böyle karar verdiler ve asırlardır camii olarak kullanılan Ayasofya’yı müze yaptılar. Tamam…    Şu an o zamanki değerlendirmelerini ve müzeye dönüşmesine karar vermelerini elbette sorgulamaya ve tartışmaya lüzum yoktur. Ama bu gün Ayasofya’nın camiye çevrilmesini yanlış bulmanın ama daha da önemlisi bunu çarşaf çarşaf basında ifade etmenin de lüzumu yoktur… Çünkü gayri milli hareket eder, meseleyi oraya buraya çekersen,  Türkiye’nin ilerleyişini hazmedemeyen Avrupa ve Amerika’nın ekmeğine yağ sürmüş, onlara malzeme vermiş olursun. Kaldı ki, Lozan’a göre de Ayasofya Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir malıdır.

 Ayasofya’nın altında bulunan Bizans zamanından kalma dehlizler, papaz odaları, saklanma yerleri, kaçış yolları ve tüneller de elbette daha sonra incelenecek ve tüm tarihi gerçekleriyle ortaya çıkarılacaktır.

  Ayasofya Fatihin kılıç hakkıdır, 481 yıl önce Milletimize bıraktığı vakıf malıdır... Sultan Fatih’in sağlığında yazdığı vasiyetname de Ayasofya’nın Camii olarak kullanılmasını gerekli, hatta zorunlu kılmaktadır: Fatihin vasiyetinin bir bölümünü paylaşmak istiyorum: Kim ki bu vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse… Allahın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. Ebediyen cehennemde kalsınlar, onların cezaları asla hafiflemesin ve onlara ebediyen merhamet olmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirlerse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.


Bu haber toplam 626 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları