HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Eylül 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Fega-Fokfok- Gavakdibi

5 Ağustos 2020 Çarşamba Saat: 08:42

Ünye’nin simgeleri sayılan bu konuları fazla yazmadık, o nedenle kimse doğru bilmiyor veya  karıştırıyor. Fok fok, Fega ile, kavak ağacı çınar ile karışıyor. Bunlardan Fega artık tamamen unutulmuştur, ne olduğunu bilen çok az kişi çıkar.

Son olarak Fega ve Fok Fok’u hocamız İrfan Işık yazmıştı bende ondan bazı alıntılar yapacağım

 

            “Ünye falezleri, Dikilitaş’tan Çamlığa kadar harika oluşumlar sergiler. Fokfok ile Fega deniz mağarası da buradadır. Fokfok, denizin  açtığı bir kanalla iki kaya arasındaki boşluğu doldurmuş, doğal ama küçücük, uzunlamasına dar bir havuz oluşumudur..

Bu oyuntularda, fırtınalı havalarda dalgalar havayı hapseder, sıkışan hava her dalga hareketinde patlayarak fokurdar. Ritmik ve düzenli patlamalar ile  fok-fok-fok diye ses çıkarır bu ses doğal olarak buraya isim olmuş ve buraya  “Fok Fok” denilmiştir, fok balıkları ile  bir ilgisi yoktur. Fok balıkları ile ilgisi olan yer buradan bağımsız biraz aşağıdadır onu da anlatacağız.

Ünyeli gençler çok eski yıllardan beri ve halen fok fokta yüzmeyi çok sever. Orada bu güne kadar boğulma olayı yaşanmamıştır.

Hababam sınıfı romanlarının yazarı Rıfat Ilgaz babasının görevi dolayısı ile Ünye’de bulunmuş ilkokulun son sınıflarını burada okumuştur. Ünye’den bahsettiği “SARI YAZMA” adlı romanında Ünye’deki çocukluk günlerini ve fok foku anlatır.

Rıfat Ilgaz:

  "Öğleden sonra mahallenin arka sokaklarından Fener'e giden yola çıktık.. Kıyıda kayaların arasında çocuklar denize giriyorlardı.  Ünyeliler'in "Fok fok" dedikleri iki kaya arasına çivileme atlayan küçük dalgıçları izledik bir süre. Ağabeyim iyi yüzücü olduğu halde, buraya atlayamayacağını söylüyordu. Ya atlarken kayalara çarparsam diye korkuyordu. Oysa ben daha geçen gün bu atlayanların arasındaydım. Bu işin zorluğu ilk kez atlamaya kadardı."

Burada yüzmek biraz bilgi ve fokfoku tanımak ister, burada deneyimli insanlar yüzer bu nedenle Rıfat Ilgaz’dan yani 1924 yılından bu yana burada ilk deniz kazası üç hafta önce dalgalı havada meydana gelmiş, burada yüzmeye çalışan bir genç boğularak hayatını kaybetmiştir.

Peşinden yetkililer önlem alacaklarına Fok Fok’u yüzmeye kapatmışlar, hayatlarında hiç fok fokta yüzmemiş hatta fok fok ve Fega’nın nerede  olduğunu dahi bilmeyen yöneticelerimiz çareyi böyle bularak sorumluluktan kurtulmuşlardır.

 

Fok Balıkları ve Fega

Fokfokun on metre doğusunda, dalgaların falez dibinde oyduğu ağzı dar, içi hayli geniş ve yüksek bir mağara vardır. Oraya da FEGA adı verilmiştir. Fega’nın içinde deniz, mağaranın yarısına kadar uzanır. Dibe kadar giden diğer yarısı kumsaldır.

Yaşı yetmişin üzerinde olan Ünyelilerin görüp bildiği foklar, Fokfok’un tenha ve kimsesiz olduğu saatlerin de, Fega’nın 60-70 metre önünde, birden bire su yüzünde belirirler, tedirgin, kuşkulu, son derece yavaş hareketlerle yüzerek, hiç dalmadan yaklaşır Fega’ya girerlerdi.

En son fok balığı 1954 yılında kayaklıklarda güneşlenirken görülmüş ve yukarıdan ateş edilerek öldürülmüştür. Bundan sonra fok balıklarını Ünyede gören olmamıştır. Biz her yıl yazın bir kere  bu mağaraya gireriz

Gördüğününüz  gibi  isimlerin anlamı  ve veriliş sebepleri sizin bildiklerinizden çok farklıdır.

 

 

Çınar Ağacı ve

Gavakdibi

Ünye’de Cumhuriyet Meydanı’ndaki yaşlı çınar ağacına Ünyeliler Gavak, ve altına da Gavakdibi derler. Aslında ağacın bilimsel adı platanus orientalis (kavlağan) yani doğu çınarıdır. 

Türklerde Çınar ağacı ulu ağaç sayılır. Çınar ağacı ile ilgili birçok inanış vardır. Örneğin; ağaçların yaprakları geç dökülürse, kış geç gelir. Çınar ağacı yapraklarını erken dökerse kış sert geçecektir. Çocukların uzun ömürlü olması için yeni doğan çocukları adına çınar dikerler.

Özellikle Çınar ağaçlarının Türk toplumu için ayrı bir değeri vardır. Çınar ihtişamlı ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Bu haliyle geçmişle gelecek arasında bir bağ kurduğuna inanılır.

 Yörükler çınar ağacını 'kavak' olarakda tanımlar.

Bazı yörelerde çınar Kavlağan ağacı da derler.

Ünyeliller bu ulu ağaca Kavak ve bulunduğu yere, yer ve yön belirtmek için kavak dibi demişlerdir.

 Bu ağacı Fatih Sultan Mehmet’in  Trabzon’un fethinden dönerken Ünye’de konakladığı bir sırada diktiği söylenir. Üzerindeki bilgilere bakınca yaşının o yıllara rastladığı görülür.

Çınar ağaçlarına, sürekli olarak kabuk tazelemesinden dolayı Anadolu’da Kavlak Ağacı adı da verilmektedir. Kavak denilmesi de buna dayanmaktadır.

Anadolu kasaba şe şehirlerinde meydanlara dikilmiş veya çevresinde meydan oluşmuş bu tür ağaçlara sık rastlanır. Osmanlı bu ağacı çok sevmiştir. Her Osmanlı şehrinde bir kavak ağacı, yanında bir cami ve yanında bir çeşme olurdu.

Bu tür  kasabalar Anadoluda çok kalmamıştır. Ama Balkanlarda halen bu üçlü yaşatılır oralarda bazı kasabalar halen eski bir Osmanlı şehri gibir.

Yurt dışında yaşadığım yıllarda gelip giderken anayoldan çıkar buralardan geçerdim buralarda zaman 1600 17000 yıllarında durmuş gibiydi.

Kosova’da, Makedonya’da, Hırvatistan, Saraybosna ve Bulgaristan’da bu tür kasabalar halen yaşamakta ve çok turist çekmektedir, turistlerin çogu da Türklerdir.

Fokfok, Fega, Kavakdibi hakkında gerçeğe en yakın bilgiler yukarıdakiler gibidir, sorduklarında artık bunları anlatın, bunların dışında duyduğunuz bir takım masal, hikaye, rüya gibi ve uydurma bilgileri unutun .

 

Kaynaklar; İrfan IŞIK-Yüksel ŞEN-Ufuk Mistepe


Bu haber toplam 390 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları