HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
30 Eylül 2020 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Son vapurlar ne zaman gittiler?

12 Ağustos 2020 Çarşamba Saat: 10:55

Bugün, bir zamanlar Ünye’de efsane olmuş denizcilik mesleğinin ve yine efsane olmuş bir kaptanın yaşam hikâyesi etrafında, gemilere yük ve yolcu taşıyan motorları, vapurları ve Ünye’den İstanbul’a gönderilen elma armut, kuru fasulye, mısır, kendir,  yumurta, canlı hayvan gibi ürünleri o günlere ait anıları gelecek kuşaklara ulaşsın diye toparladım

Bu meslek, taşımacılığın kara yoluna kaydığı 70 li yılların başlarında sona erdi, sonlara doğru Ünye’de iki işletmeci kalmıştı Yaşar Kaptan ve Canbula İsmail.

Dumantepe Motoru

Dumantepe motoru son motordur. Dumantepe yapıldığı zaman ben beş veya altı yaşındaydım. Sürmene’ye sipariş verilmişti. Önceki motor küçük geliyordu, arkaya bağlanan yük çaparlarını çekmekte zorlanıyordu, yeni ve daha güçlü bir motorun yapılması gerekti. Dumantepe motorunun yapılması iki yıl sürdü, motoru İsveç’ten sipariş edilmişti..

Motor bittiği zaman Yaşar kaptan’a geldiler:

-Kaptan motor bitmiş, boyamışlar, soruyorlar ismi ne olacak?

Herkes “Karaduman” diye bekliyordu

-Dumantepe, dedi Yaşar Kaptan..

Neden “Dumantepe” diye sormadılar..

Biz de hiç sormadık, hiç kimse sormadı, halen bilmiyoruz.

Yaşar Kaptan biri kız dört kardeştiler.. Dedem Veysel Kaptan ve babaannem Fatma Sultan, daha önce yaşamayan üç çocuğundan sonra 0lan amcamın adını yaşasın diye Yaşar koymuştu..

Babaannem Fatma Sultanla Veysel Kaptan’ın amcamdan sonra iki erkek bir kız çocuğu daha olur. Adlarını Ahmet, Adil ve tek kızın adını da  Dürdane koyarlar. Bunlardan Adil benim babamdır. Ailemiz soyadı kanunundan sonra Köleoğlu olan aile adını ”Karaduman” olarak değiştirmiştir.

 

Köle Muhammet

Soyumuzun geldiği Köle Muhammet Fatihin Trabzon’un fethinden dönerken 1463 yılında Ünye bıraktığı bir kadırga ve üç yüz denizciden biridir..

Köle Muhammet Akdeniz’de Türkler tarafından korsanlardan kurtarılmış Tunuslu yarı zenci biri idi, koyu ten rengimiz oradan gelir ailemizde bu soyun genleri tekrarlamıştır, kızım  Zürih’te dünyaya geldiğinde kıvırcık saçlı bir Tunusluya benziyordu, zamanla değişti,  ailemizde daha önce buna benzer bir olay daha vardı.

Veysel Kaptan ben doğduğum yıllarda çocuklarını toplar şu nasihati yapar:

“Deniz işi fazla sürmez, ağabeyiniz Yaşar benimle motorların başında kalacak, size para vereceğim gidin kendinize başka iş kurun, bu iş bittiğinde aç açık kalmayasınız, motorlardan da haklarınızı almaya devam edeceksiniz” der onlar ayırır.

Babamla amcam Niksar Caddesinde tuttukları bir dükkanda, önce kendir, fındık, mısır ve yumurta ticareti yaparlar ve Ünye’den İstanbul’a mal gönderirler.      

Ben Yaşar amcamı çok severdim, o da en çok beni severdi.. Her gördüğü yerde çağırır, hemen elini cebine atar hep 50 kuruş çıkarırdı.. Elli  kuruş çok paraydı o zaman.. Belki de parayı hep hazır tutardı. Ben amcamın her seferinde elini cebine atıp hep 50 kuruş çıkarmasına şaşardım..

3e4erdffddfElli kuruşluklar gümüştü .. En baba para bir liraydı o da gümüştü. 5, 10, 25 kuruşlar sarı idi. Ortası delik iki buçuk kuruş vardı yüz para derdik. Kırk para 1 kuruş ederdi 100 para  iki buçuk kuruş..

 

Dumantepe Motoru ve

Sait Hoca

Dumantepe motoru Sürmene’den bir çektirmenin arkasına bağlanmış motorsuz olarak getirildi Ünye’ye.. Yan tarafında kırmızı yeşil bir bant çekmişler mavi lacivert boyamışlardı, motorunu Ünye’de monte ettiler, Dumantepe’nin ilk seferinde Ankara vapuru gelmişti… Bembeyaz bir kuğu gibi, Yason burnundan süzüle süzüle geldi ve Ünye’ye karşı yattı denizin orta yerine.

Yükler yüklenmiş, yolcular bavulları ellerinde eski iskeleden birer birer bindiler motora.

Sait’i de aynı gün bu motorla yolcu ettik Haydarpaşa lisesine.. Tahta bavulu elinde Sait oturdu fındık çuvalları üzerine biz de yanına, Sait daha 15 yaşındaydı gemide vedalaştık. Sait kırk yıl sonra Profesör Dr. Sait Kapıcı olarak döndü Ünye’ye..

Gemideki yolculara ekmek, kavun, karpuz ve köfte ekmek satanlar da geçip oturdular motordaki yerlerine.

Ünye’de gemi geldiği günler seyyar esnafın para kazanma günüydü. Kızarmış tavuk, köfte ekmek, kavun karpuz, ayran su satmak için gemiye giderlerdi. Gemi yolcu ve yük almak için üç dört saat kalırdı Ünye’de

Makinist Koreli Laz Yusuf pürümüz lambasını yaktı ve motoru ısıtmaya başladı, sonra bir kol atarak çalıştırdı: Pat-pat-pat..

Dümende Yaşar Kaptan, elindeki 45 numara somun anahtarını bir kere vurdu makine dairesinin üzerine, bu, ileri demekti.. İki vuruş, yarım yol, üç vuruş tam yol.. Topuğu ile döşemeye vurursa yol kes, iki kere vurursa dur, üç kere vurursa tornistan (geri) demekti..

Yaşar Kaptan üç kere vurdu elindeki büyük anahtarı makine dairesinin üstüne, Dumantepe içindeki yolcuları ve arkasına bağlı canlı tavuk kafesleri, yumurta sandıkları ve kendir yüklü mavnalarla (çapar) tam yol Ankara vapuruna doğru yola çıktı.

Yarım saat sonra geminin yanına gelinmiş ve gemiye yanaşılmıştı, yolcular ve satıcılar geminin yanından indirilmiş bir merdivenle yukarı çıktılar.

Sait elinde tahta bavulu yavaş yavaş vapurun merdivenlerini tırmandı.. İkinci mevkideki kamarada yatağın üzerine oturdu, burası vapurun altında bir yerdeydi, bir sağına baktı bir soluna , biraz havasızdı ve sıcaktı Hopa’dan bu yana şehirlerden alınan yolcular biraz kirletmişlerdi “Ben burada gidemem” dedi..

Yükler boşaltıldı, yolcular bindirildi ve motorlar gemiden ayrılarak geri dönmeye başladılar.

Ankara vapuru büyük bir gürültü ile demirini çekmeye başladı ve yavaş yavaş dönerek burnunu fenere doğru kırdı ve üç defa vuuuuup, vuuuuuup, vuuuuuuup diye kuvvetlice düdük öttürerek Ünye’yi selamladı..

Doğru Fenere koştuk, vapur adeta feneri yalayarak geçiyordu bu manzarayı setretmek doyumsuzdu koca Ankara Gemisi sanki fenerde karaya çıkacakmış gibi geçiyordu önümüzden.

Kaynak:

 (Son Vapurlar-Yaşar Karaduman)


Bu haber toplam 559 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları