HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ocak 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

İSMAİL CANBULAT

İSMAİL CANBULAT

Bir mühendis şantiyede neler öğrenir?

13 Ağustos 2020 Perşembe Saat: 14:45

Üniversitede okurken başlayan şantiyecilik maceram (bir süre, efsane bir dizinin senaryo grubunda çalışmış, bir süre sinema yapmış olsak da)  tam 35 yıla dayanmış.

Bunca yılın sonunda şantiyelerde öğrendiklerim, bana özel hayatımda da meslek yaşantımda da çok yardımcı oldular.

Ben hep “şantiyede bir mühendis” olmayı seçtim, boş bir zemine, toprağın üzerine “inşa” etmeyi, “bir şeyleri” bina edip “ortaya çıkarmayı” çok sevdiğim için.

Gökyüzüne, toprağa ve özgürlüğüme tutkun olduğum için bürolarda çalışmak istemedim hiç. Çalıştığım bürolar da hep şantiye büroları olmuştur. Yeni mezunken kısa bir süre çalıştığım şirket merkezi bana çok sıkıcı gelmişti; sanki ofisteki bütün raptiyeler, iğneler, kalemler ayaklanıp üzerime doğru hücum ediyorlardı!

O yüzden şantiyeye kaçtım, kaçış o kaçış.

Sahada, şantiyede (bedelleri bazen çok ağır olan) öyle bir ders, öyle bir öğreti alır ki bir mühendis; bir şantiyeyi hakkını vererek (ama gerçekten hakkını vererek, başarılı bir biçimde) yönetebilen mühendis; bir şehri, bir ülkeyi, dünyayı bile idare edebilir, diye düşünürüm hep…

Çünkü bir şantiye şefi, bir çok farklı konuyu ve disiplini bir arada yönetmek, yürütmek mecburiyetindedir. Bu yüzden şantiyeci; Mühendislik, ekonomi-işletme bilgisi, psikoloji, iletişim, yöneticilik, hatta oyunculuk yetileriyle donanmak, çalışma barışını koruyarak insanları motive etmek, hedefe (iş programına) kilitlenmek, “kâfi emniyetle en ucuza” başarılı işler yaparak şirketine de para kazandırmak zorundadır.

Bunun için de önünde, çokça tuhaf, zor ve kaotik bir mücadele ortamı olan, tecrübe deposu “şantiye” durmaktadır.

İster makine, elektrik, ister elektrik-elektronik, maden, jeoloji mühendisi olsun, özellikle de bir inşaat mühendisi; sahada, şantiyede öncelikle “hayatı öğrenir”. Çünkü,imgelemi de geniştir, kavgası, mücadelesi de…

İnsan olmayı, adam olmayı öğrenir en basit anlamıyla şantiyede; düşünür, akleder ve tecrübelerden “ders” çıkarabilirse tabii… Yoksa ot gibi gelir, saman gibi döner evine.

Bir binaysa eğer inşa ettiğin; yüzlerce merdiven iner merdiven çıkarsın mütemadiyen.

Nereye götürür, nereden getirir seni o merdivenler, hangi “yollara” sevk ederler?

Bir merdiveni düşünmek bile sana çok şey öğretebilir.

Bir altın öğreti:

STFA’nın kurucularından Rahmetli Fevzi Akkayaüstad, şantiyeci inşaat mühendisleri için yazdığı “Şantiye El Kitabı” adlı eserinde, İngilizlerin 5M kuralından söz eder;

5M = Method (Metod, Yöntem) + Money (Para) + Machine (Makine)  + Material (Malzeme) + Men (Mühendislik ve iş gücü)

“İster büyük olsun ister küçük, şantiyelerin topallamadan sağlam tempolarla yürütülebilmeleri için ana formül : Şantiyenin ömrü boyunca her an 5M tamam olmalıdır. 5M’in beşi de aynı ehemmiyettedir, birisindeki noksanlık, şantiyeyi derhal etkiler, hatta durdurur.” (Yani, 5M kuralını unutmadan yap işini, ver mücadeleni der!)

Özellikle genç bir şantiye mühendisinin mesleğe daha güvenle başlayabilmesini, şantiyenin entrikalarına ve zorluklarına sabırla göğüs germesini, daha sabırlı, daha başarılı olmasını sağlayan; genellikle, tecrübeli, üstad, “baba” şantiyecilerin verdiği muhteşem taktiklerdir.

“Bir mühendis şantiyede neler öğrenir?” Sorusu, "nasihat almayı öğrenmekle" eşdeğer bir sorudur aynı zamanda…

Bana ilk şantiyeme başladığımda bir büyüğümün verdiği müthiş taktikleri hiç unutamam;

Önce şöyle dedi: "Kalbi serin, ruhu emin, nefsi her daim tetikte tutmak gerek..."

Sonra sıraladı;

1.     Prensiplerin ilki; prensiplerini hiçbir zaman ve hiçbir durumda unutmama prensibidir!

2.     Önceliklerinin ilki ise insanlara, birlikte çalıştıklarına selam vermektir. Değer vermektir, ONLARI “İNSAN” YERİNE KOYMAKTIR.“Hayırlı işler, kolay gelsin” demeyi bilmektir. Bir tebessümü esirgememektir!

3.     İlk zamanlarda işi öğrenirken sadece dinleyen ve gözlemleyen adam ol... Bak bakalım o ortamın yapılanması, entrikaları, mekanizması nasıldır? Kim kimdir, birbirleriyle ilişkileri nedir? Hemen atlama ortama ve her şeye!! Sazan olma!

4.     Aldanmış görün, ama aldanma!

5.     Soru sorulmadan konuşma… Bütün kozlarını gösterme. Sırlarını kimseye verme.

6.     Bir şeyi bilmiyorsan, bilmediğini söyleme/farkettirme..  O anda konuyu geçiştir, başka bir işe yoğunlaş, sonra dersine iyi çalış, bak, incele, oku hattâve o konuyu iyice ve tamamen öğren. Ertesi gün; yıllardır biliyormuş gibi işi onlara öğret ve eğer gerekirse, doğru yapmıyorlarsa fırçanı da at.

7.     İnsanlara sırlarını, özelini verme. Gizemli ol biraz. (Sırlı, gizemli, biraz kapalı gözükmek işe yarıyor bazen, kötü niyetli, entrikacı adamların hakkından gelmek için...)

8.     Sesinin tonunu, bakışını, duruşunu, oturuşunu kalkışını ayarlamayı unutma. Unutma ki mahiyetindekilerin gözü senin üzerindedir, seni örnek alırlar. Bir şeyleri öğretmek için önce takdir ve güven kazanmalı, örnek olmalısın.

9.     Emir gerekiyorsa, emret! Rica gerekiyorsa, rica et! Emrederken sesin kararlı ve güçlü çıksın! Takdir etmeyi, teşekkür etmeyi de bil. Tatlı-sert ol.  Olayı kaptıktan sonra güçlü ve şef olan sensin artık.

10.  Adaletli, merhametli ve lütufkâr ol. “İşi” de, “insanları” da “dinlemeyi” bil.

11.  İşini sevdiğini göster onlara saygı duy ki onlar da sana saygı duysun ve hakkında çok şey bilemedikleri için de; "deli bu adam yahu, sağı solu belli olmaz, iyisi mi, bulaşmayalım, işimize bakalım" desinler.

12.  “İnsanoğlunun bu dünyadaki daimi başarısı için zorunlu olan doğal ilkeleri unutma evlat! İtimat, hakkaniyet / adalet, ahlak ve dürüstlük!

Evet, şantiyede yıllarını geçiren bir mühendis; hayatta kalmanın, ayakta kalmanın, muktedir olmanın ne kadar zor olduğunu öğrenir. Kontrollü/kontrolsüz "delirmeyi" de öğrenir insan şantiyede. Sürekli aksilik ve düşmanlık edenlerle başetmeyi öğrenir, haddi bildirmeyi, kimseye ütülmemeyi. Kırıp dökmeden kızmayı, sevimli fırça atmayı, gönül alabilmeyi günün sonunda… Hötzöt'le, şiddetle, fırçayla, baskıyla ya da resmî yazıyla değil; sadece "sözüyle" iş yaptırabilmeyi öğrenir.

“Keser mesafesi” nedir, onu öğrenir… (Bir işe itiraz ederken, keserin atış menzilinin dışında kalmayı yani.)

Bir mühendis öğrenir ama daha çok da “öğretir”…

Yeni mezun bir şantiye mühendisi bile olsan; bir saygı ve sevgi çemberi oluşturabilirsen eğer etrafında, sözü kâle alınan, her daim mühendisçe çözümleri beklenen bir baba adam ve mühendis örneği koyabilirsen ortaya, tadından yenmez ve ümit vadeden bir şantiyeci olursun vesselâm.

İnsanların olduğu gibi, her mesleğin bir de karanlık yüzü vardır; şerefsizlerle, ahlaksızlarla, üçkâğıtçılarla, rüşvetçilerle, psikopatlarla ve kötü niyetlilerle dolu. Bizim konumuz onlar değil!

“İyi tarafta olanlar”, bu kötülüklerle de baş etmeyi öğrenir, öğrenmelidir!

Öğrenmelidir ki, dünya daha güzel bir yer olsun.


Bu haber toplam 602 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları