HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Ekim 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Dünyanın hayran kaldığı savaş Sakarya Sakarya’dan 30 Ağustos’a

26 Ağustos 2020 Çarşamba Saat: 09:05

Sakarya Meydan Savaşının yapıldığı bölge, Sakarya ırmağıyla Ankara çayı  arasında 100 km genişliğinde bir cephe hattını kapsıyordu. Büyük Taarruz'un ardından düşman ordusunun büyük kısmı dört bir yandan sarılarak  tamamen yok edildi ve esir olarak ele geçirildi.

Yunan ordusu Başkomutanı General Nikolaos Trikopis ve subayları ile 6000 asker, Uşak'ta Türk birliklerine esir düştüler. Türk ordusu, 15 günde 450 kilometre mesafe katederek 9 Eylül 1922 sabahı İzmir'e giriş yaptı.

Bu zafer 30 Türkiye'de 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.

 

 Dünya savaş tarihinin en uzun meydan savaşlarından 30 Ağustos’a giden yolun başlangıcı olan Sakarya Meydan Savaşının 99 uncu yıldönümüdür bu yıl.

Sakarya Savaşını kaybetseydik Anadolu’dan atılmış olacaktık.

Ne Türk Milleti, ne din, ne özgürlük ne bir vatanımız olacaktı.

 

Ne büyük bir felaketten

döndüğümüzü biliyor musunuz?

Eğer bu savaş kazanılmasaydı, Ankara düşecek,  Milli Mücadele sona erecek ve bize Anadolu'yu beş parçaya bölen Birinci Dünya Savaşı sonunda dayattıkları Sevr Anlaşması yürürlüğe girecek, Türklere iç Anadolu’da denize çıkışı olmayan Konya vilayeti kadar  bir yer bırakılacaktı.

Dünyanın ezilen ve mazlum ulusları, bu savaşa, komutanlarına ve Sakarya'yı yapan Türk Askerine hayran kalmıştır. 

 

 

“Tren Vagonlarını yakarak

Cepheye ulaştık”

Dünyayı hayrete düşüren Sakarya savaşında 4000 süvariden oluşan süvari gurubunda sadece 118 kılıç vardı, geri kalanı ellerinde sopalarla düşmana saldırdılar.  Halk malının yüzde kırkını orduya verdi. Asker yalınayak subaylar çarıklı idi. Adana'dan Konya'ya gelen beşinci tümenin son alayını taşıyan tren odun bittiği için yolda kaldı. 

Alayın Yunan ordusundan önce Sakarya'ya yetişmesi şarttı. Önce vagonların ahşap duvarlarını sonra vagonların tabanlarını sonra cephane sandıklarını yakarak bir demir yığını halinde cepheye geldiler.

Sakarya savaşında 5700 şehit verdik. 17.700 yaralı vardı.  Yaralılar Ankara da hastane yetmeyince Çankırı'ya gönderildiler  hem de yaya olarak..

 

Sakarya Savaşında

Ünyeliler de vardı

Sakarya Meydan Savaşı'nda Ünyeliler de vardı. Çoğu hayatını kaybetmiş birçoğu da gazi olarak dönmüştü. Çocukluğumda, bu gaziler, daha sağdılar, bayramlarda kırmızı İstiklal Madalyalarını takarak dolaşırlardı.

Sakarya'dan Ünye'ye gelen yaralılar için iki bina hastane haline getirildi.  Bu binalardan biri de ilk Meçhulasker ilkokulu, sonradan Ünye Ortaokulu binası oldu. Hastane olarak kullanılan binayı daha sonra ilkokul yaptılar okulun adını burada hayatlarını kaybeden bilinmeyen askerler anısına MEÇHULASKER ilkokulu koydular.

  

Mustafa Kemal:

“Yunan Ordusunu Tuz Gölünde

 Salamura* Yapacaktım”

"Yokluk ve yoksulluk" savaşında Türk halkı ordusuna inanılmaz fedakârlıklarda bulundu. Bu savaşta aslında iki milletin dayanıklılığı ve imkânları da karşı karşıyaydı.

Bu savaşın en kritik anını ise Mustafa Kemal şöyle anlatır:

 "Ben Yunanlıları Sakarya'da yenecek ve hepsini esir edecektim. Ne çare ki, kumandanlardan biri vazifesini saatinde yapamadı. Düşmanı yavaş yavaş sol cenahından çekmiştim. Kumandan kendisine düşen ödevi vaktinde yapsaydı sert bir itme ile onu tuzlu çöle sokacaktık. Orada ya tutsaklığı yahut ölümü benimseyecekti.

Dünya şaşıp kalacak, Yunan ordusunu aramaya çıkacaktı, Yunan hükümeti de habersiz kalacaktı. Herkes birbirine ordumuz nerede diye soracaklardı. En sonra Tuzlu Çöl'de Yunan Ordusunun salamurasını bulacaklardı."

Kaynak: (Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk İhtilali, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2003, s.379.)

 

26 Ağustos

Ve 26 Ağustos sabahı Türk topçularının düşman mevzilerini ateş altına alması ile savaş başladı,  Büyük Taarruz, diğer adıyla Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Kütahya'ya bağlı Dumlupınar'da başlayan savaş  Yunanlıların İzmir'de 9 Eylül 1922'de denize dökülmesiyle sonlandı..-

Başkumandan Mustafa Kemal bu savaşta kaburgalarından

yaralandı ve Gazilik unvanı ile Müşirlik (Mareşal) rütbesi aldı.

Bu savaşta Türkler 5.713 şehit (277 subay), 18.840 yaralı (1.058 subay), 828 esir ve 14.258 kayıp verdi. Yunan tarafı ise 3.758 ölü, 18.955 yaralı, 354 kayıp verdi.

 

Savaş, 22 gün ve gece sürerek 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etti. Yunan Ordusu Ankara'nın 50 km kadar yakınından geri çekildi.

Yunan ordusu geri çekilirken Türklerin kullanabileceği  Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurdu ve birçok köyü yaktı.

Yunanlar için geri çekilmekten başka bir seçenek kalmadı. Geri çekilirken Türk sivil halkına karşı yaptığı tecavüzler, kundaklamalar ve yağmacılık sonucunda 1 milyonun üzerinde sivil Türk evsiz kaldı

 

Sakarya Savaşının sonuçları:

Sakarya savaşı sonucunda Türkler galip geldi ve büyük bir zafer kazandı.

Milli mücadele sürecinde Türklerin son savunma savaşı olmuştur.

Yunanlılar savaş sırasında savunmaya geçtiklerinde Türkler taarruza geçmişlerdir.

İtalyanlar Anadolu’yu terk etti.

Türkler ile Fransızlar arasında Ankara Antlaşması imzalandı.

Sovyet Rusya’nın hakimiyeti altında bulunan Kafkas Cumhuriyetleri ile TBMM arasında Kars Antlaşması imzalandı.

2 Ocak 1922 tarihinde Ukrayna ile dostluk antlaşması yapıldı ve bu antlaşmada Moskova antlaşmasının hükümleri tekrarlandı.

Yunanlılar Doğu Trakya üzerinden İstanbul’a yapmayı hedefledikleri saldırıdan tamamen vazgeçtiler.

 

* Salamora: İtalyanca bir kelimedir, tuzlu suya yatırma" demektir.. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı gibi yiyeceklerin uzun müddet saklanması için tuzla yapılan bir işlemdir. Türkçede de “Salamura” kullanılır

Daha önce yayınlanan bu makale güncellenmiştir.


Bu haber toplam 1.030 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları