HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı

VEYSEL İLHAN

VEYSEL İLHAN

Burdan Yetkisizlere Seslenmek İstiyorum!

31 Ağustos 2020 Pazartesi Saat: 10:53

Toprak ve su.

Verimli toprak ve temiz su.

İster konargöçer olsun, ister yerleşik hayata geçsin; insanoğlu yerleşim yerlerini bu iki faktöre göre kurdu.

Koruma ve güvenlik tedbirleri yerleşim yerlerinin büyümesinde etkili oldu.

Tarım toplumu, on binlerce yılda iskan geleneklerini bu düzen üzerine inşa etti.

Köylerimiz,şehirlerimiz ve ve yerleşim yerlerimizin ilk yerleşim hikayelerinde toprak ve su hep baş roldeydi.

Büyük akarsuların yakınları alüvyonlu topraklar ve hayati önem taşıyan su kaynaklarıyla hep cazibe merkeziydi.

İlk yerleşim yerleri, kaynakların verimliğine göre büyüdü, köy oldu, kasaba oldu, belki şehir oldu.

İlk makineleri çalıştıracak gücün su değirmeni, su hızarları gibi sanayinin ilk emekleme adımları da, su kenarında atıldı.

Tarım toplumundan sanayi topluma geçişte eski gelenek üzere kurulmuş olan yerleşim yerlerinden, hammadde kaynaklara yakınlık ve ticaret yollarıyla ulaşım kolaylığı ve üretim maliyeti ve karlılığın, pazara yakınlık gibi faktörler bazı yerleşim yerlerini bir adım öne çıkardı. Şehirleştirdi, metropolleştirdi.

Toprak ve suyla başlayan hikaye yeni boyut kazandı.

Yerleşim yerleri için kullanılan ahşap, taş ve kerpiç malzeme yerini betona bıraktı.

Maliyetinin daha uygun kalıpla şekil verilmesinin, daha pratik oluşu beton çağını başlattı.

Verimli topraklar beton yapılarla kuşatıldı. TOPRAK; beton karşısında değer yitirdi.Su betonla perçinlendi, zincirlendi.

Su havzalarına ve verimli toprağı esas alarak yapılan ilk yerleşim yerleri yeni şehirlere bırakırken, betonun çok katlılığa uygun yapı malzemesi şehirleri kuruluşunda taşıyamayacağı nüfusla tanıştırdı. Köyden kasabaya kasabadan beldeye, beldeden ilçeye terfi edişle birlikte belediyecilik müessese tanıştı yerleşim yerleri.

Beton, belediyecilik için kolay, hızlı, ucuz ve 3. Dünya ülkeleri için gösterişli bir malzeme olması sebebiyle yöneticilerin aşkı oldu.

Artan nüfus için park ve bahçe alanlarına olan ihtiyaç, topraktan büyük ve yayvan bir V şeklinde olan dere yatağının, betondan daha dar bir U harfine dönüştürülmesiyle karşılandı.

“Dere yatakları ıslahı” adı altında betondan kalıplarla dere yatakları daraltıldı. Havza daraltma, beton perçin suyun hırçınlığını gücünü ve yıkıcılığını daha da arttırdı.

Artan nüfusun enerji ihtiyaçları için her derecik üzerine bir HES inşası beton imparatorluğunun ayrı bir hikayesi. Suyun akış ritmi ve hızı bozulmasına, bunun iklimsel tesirine balıkların bedduasını da ekleyince yıkım hikayeleri trajediye dönüşüyor.

Dere yatakları ve yakınlarında geleneksel yolların büyümesi sebebiyle, istinat duvarları ve dolgu alanları alarak yatak ve havzanın daralmasına sebep oluyor.

Bu inşaalar sırasında teknik hesapların olağan akış düşünülerek yapılması, fevkalade hallerde yıkım ve zararı artırıyor.

Beton, asfalt, dolgu, HES, iklimsel sürprizler, geleneksel yerleşim yerlerinin ihtiyacı karşılamayacak şekilde şehirleşmesi, büyümesi.

Her biri üzerinde iyi düşünülmesi, konuşulması gerekmektedir.

Sorgu sandalyesinde sadece bir kısmı oturarak yada kimseyi oturmadan sorunu çözme imkanımız yok. Sırayla sorguya, sandalyesine oturmalıyız.

Yaşam şeklimizi, lükse düşkünlüğümüz, betonu sevip toprağa küsüşümüzü, daha fazla enerjiyi ihtiyaç duyan yaşam tarzımızı sorgulamalı, çevreye duyarsızlığımızı, çevre için mücadele edenlere ön yargımızı sorgulamalıyız.

Karadeniz’de bir şehirde yaşıyorum,yağmuru seviyorum.Ama her ağustos sel piyangosunun hangi canları yakacağını beklemeyi doğru bulmuyorum.

Babam, ‘40 yılda bu ırmak yatak değiştirirmiş’ dediği geleneksel bilgimin her yıl meydana gelen sel ve taşkınlar karşısında pek kıymeti yok.

Görünen o ki 40 yılda bir tekrarlanan, artık yılda birkaç kez tekrarlanmaya başladı.

Sorunu tek bir sebebe bağlayan bakış açısı da, çözümden uzak.

Buradan yetkisizlere seslenmek istiyorum.

Kıymetli yetkisizler;

“Biz bir şeyler yapmazsak, yetkililerin mesajı doğru okumayacağına eminim.


Bu haber toplam 1.876 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları