HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
24 Mayıs 2018 Perşembe
Fındık Fiyatı


9.00TL
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
01FATSA BELEDİYESPOR563865
02ÜNYE 1957 SPOR502951
03YENİ AMASYA SPOR442050
04LADİK BELEDİYESPOR331749
05ÇARŞAMBASPOR37945
06ŞARKIŞLA BELEDİYESPOR382144
07ATAKUM BELEDİYESPOR461643
081926 BULANCAKSPOR30132
09TURHALSPOR24-832
10SİNOPSPOR24-1826
11GÖRELESPOR35-1424
12SİVAS DEMİRSPOR19-3716
13ETİ LİSESİ GENÇLİKSPOR19-2815
14ORDUSPOR20-46-1
NAMAZ VAKİTLERİ

YÜKSEL ŞEN

YÜKSEL ŞEN

-Belediye Başkanı Sayın Ahmet Çamyar’a Sevgilerle- Galabuzu’n

3 Mayıs 2018 Perşembe Saat: 07:59

Değerli okuyucular:

Birkaç gün önce, adıma gelen 04.Nisan.2018 tarih ve 3000 sayılı Ünye Kent Gazetesi’nde, Sayın Belediye Başkanımız Avukat Ahmet Çamyar Beyefendi’nin Ünye’yi modern bir kent haline getirmek, kaybolmuş veya kaybolmaya yüz tutmuş eserleri ve semtleri güncelleştirip, turizme açmak ve bu tarihi şehrin geçmişte çok önem kazanan fakat yılların tahribine uğrayıp günümüzde değerini yitiren pek çok eserini ihya edip, şehre kazandırma çabaları unutulacak gibi değil.

Tebrikler Sayın Başkan, Ünye’ye gönül vermiş ve doğup büyüdüğü ve şehrinin geçmişteki güzelliklerini, gerek eski fotoğraflardan ve gerekse, eserleri bizzat yerinde gözlemek suretiyle yakından tanıyan bir kişi olarak, uğradıkları tahribattan her Ünyeli gibi büyük üzüntü duyuyorum.

Ben ki:

65 senedir, o güzel şehrimin sinesinden kopmuş gelip Ankara’yı mekân tutmuş bir Ünye sevdalısıyım.

Yazı hayatına başladığım. 1954 yılından bu yana o güzel kent için, yüzlerce makale ve bir o kadar da şiir yazdım.

Bu çalışmalarım, Ünye’de münteşir gazetelerde ve kitaplarda yayınlandı. Şimdilerde değerli dost ve halen Ankara’da Toprak Mahsulleri Ofisi’nde görevli Sayın Orman Mühendisi, Ünye’den komşum Ufuk Mistepe’nin Ünzile ismini verdiği internet sitesinde kayıtlıdır.

Bu siteyi tıkladığınız takdirde, kent üzerine yaptığım, araştırmaları ve Ünye şiirlerimi ve kentin ilk fotoğrafçısı, babam Foto Ahmet Hüseyin ŞEN’in çektiği pek çok eski ve Tarihi Ünye Fotoğrafları’nı görme imkânı bulacaksınız.

Sayın Başkan:

Sizden önceki dönemlerde görev üstlenmiş tüm belediye reisleri ile başlayan, şehrin ihya çalışmalarının, aynı hızla döneminizde de devam ettiğini görmek ne güzel bir olgu.

Doğrusu, eski ve yaşlı bir Ünyeli olarak sizi ve ekibinizi canı gönülden tebrik ederim.

Efendim:

Kadılar Yokuşu’nun ihyasında gösterdiğiniz faaliyeti, takdirle karşıladım.

Belediyeniz çalışanlarından, Mühendis Sayın Mine Cerrahoğlu Ankara adresime telefon açıp Ünyeli Kadılardan bir tanesinin, padişaha karşı dava açıp kazanmasının o dönemde ne kadar önemli olduğunu ve bu davanın hangi Kadı tarafından açıldığını, ancak bu hususun bendeniz tarafından bilindiğini, Kadılar Yokuşu’na konulacak bir plakette kullanılmak üzere, kendilerinin bilgilendirilmesini istemiştir.

Bu sayın kardeşimizi konu hakkında aydınlattım.

Makale’nin, Tevfik Kadı Ahvadından, Ünye’de Anafarta İlkokulunda Öğretmenlik yapan şimdilerde rahmetli Emekli Öğretmen Hasan Tahsin Kadıoğlu (SAY) tarafından yazıldığını ve makalenin, rahmetli Orhan Bora Hoca’nın “Turistik Yeşil Ünye Rehberi” isimli kitabının 78 nci sayfasında geniş bir doküman içersinde anlatıldığını söyledim.

Şöyle ki:

“Kadılarımız için Sultan Hamid’in Şam’daki çiftlik davasının aleyhinde karar veren bu yüzden ihsanı şahaneye mazhar olarak 500 altın kazanıp bu para ile Ünye’de konak yaptıranlar vardır. Bu olay o zamanki devirde büyük bir kahramanlıktı. Müstebit Sultan Abdülhamit Han’ın aleyhine karar vermek bir problemdir. Bu kadılarımız Bektaşi Lâkabı ile anılan maruf Feyzullah Efendidir.”

Sayın Cerrahoğlu, kitabı Ünye’de önerdiğim kişide bulup bilgilerden yararlanmış, plakete yazdığı metni, bilgisayarla bana da gönderip, kendisini aydınlattığım için teşekkürlerini iletmiştir.

Kadılar Yokuşu, gerçekten çok şahane, tam bir turistlik belde, kentin yüz akıdır.

Bakırcılar Arastası, tarihi dokusunu yeniden kazanmış, çarşıyı gezen yerli yabancı herkes, örslerde dövülen bakır plaketlerin çekiç nakaratlarıyla şekilden şekle girişini hayranlıkla seyrediyor.

Tabakhane Deresi, muhtarlara ait çalışma evleri, Yalı Kilisesi’nin ihyası ve sergi salonu haline getirilmesi, Orta Çarşı’nın ve garajın yapımı, Pazaryeri çalışmaları, Çamlığın dışa vuran ağaç köklerinin ıslahı, eski, Tarihi Osmanlı Mezarlarının korunması ve zaman zaman belediyenin yayınladığı ve kente yaptıkları hizmetleri fotoğraflarla yansıtan dergilerden izlediğimiz kadarıyla kente yapılan o görkemli imar faâliyetleri.

Liman çalışmaları, hakikaten kayda değer ve her Ünyelinin göğsünü kabartan müspet girişimlerdir.

Ya şehrin dört bir köşesindeki yol faaliyetleri, şehrin yüzünü ağartan onur levhasıdır. Emeği geçenlere binlerce teşekkürler.

Hele Ünye Port. Yazmakla ve anlatmakla bitecek gibi değil, gazete sütunlarında o methiye yazılarını okudukça, bizim eski odun pazarının ne hale geldiğini iftiharla izliyorum.

 Kentteki tüm inşaat faaliyetleri, şehrimizin daha da görkemli, çağdaş, modern bir yer olacağının açık kanıtları.

Sayın Başkan:

Değerli Avukat Ahmet Çamyar Beyefendi. Ünye Kent Gazetesi’nin birkaç gün evvel, adresime gelen nüshalarında, Galabuzu’nda turizm hamlesi çalışmaları girişiminde bulunduğunuzu gözlemledim.

Bölgenin eski evlerinin fotoğraflarının ve de o fotoğraflar dahilinde çizimler oluşturduğunuzu böylece, geçmişi yaşatmak buraya, tesisler kurmak gibi bir niyetinizin olduğunu müşahede ettim.

Çok çok, hem de pek çok sevindim.

Çabanızda, başarılar dilerim.

Sayın Başkan:

Galabuzu, Ünye’nin şehir içindeki en güzel banyo mahallerinden biriydi. Biz 8-10 yaş döneminde hep burada denize giderdik.

Çevre granit kayalarla kaplı idi.

Su seviyesi 1 ile 1,5 metre yüksekliğinde, kayaların arası, oldukça iri midyelerle dolu idi.

Bir gün, Kilise Tepesi’nde çeşitli oyunlar oynayan 8-10 kişilik bir grup mahalle çocukları, oyun sonun da yorgun düşmüş ter içinde kalmıştık.

Tüm çocuklar haydi Galabuzu’na gidiyoruz, denize gireceğiz çıkınca da midye toplayacağız diye karar verdik.

Söyleşiden 5-10 dakika sonra yüzme mahalline geldik.

Yaklaşık 45-50 dakika denizin tadını çıkardık.

Sudan çıkan çocuklar kayalar arasına dağılarak midye toplamaya başladılar. Mahallede pişirip yiyecektik.

O ana kadar sakin olan deniz ve hava birden değişti.

Dalgalar kabardı.

Nasıl oldu bilemiyorum. Sırtımda patlayan şiddetli bir dalga beni midye topladığım kayanın arasına sıkıştırdı.

Orada öylece kala kaldım.

Sırtım da patlayan bir başka dalga da beni bulunduğum kayanın arasından söküp denize attı.

Sol ayak kaval kemiğim kırılmıştı. Yüzüp kayalar üzerine çıkmakta zorlandım.

Yürüyemedim. Evlerine giden arkadaşlar durumu rahmetli anneme söylemişler. Geldi beni aldı, anamın sırtında eve geldim.

O gece ayağım tamamen şişti, her taraf mosmor kan dolmuştu.

Annem ve babaannem beni sırtlayıp, çok yakınımızda oturan, mahalle komşumuz, Ünye’de tütün tüccarı ve aynı zamanda Deniz Feneri’nin işletmecisi (görevlisi) mahalli cerrah Fenerci Baba ismiyle maruf rahmetli Ahmet Aydıner’e götürdüler.

Fenerci baba ayağıma baktı. Siz şimdi eve gidin ben sabah gelir tedaviye başlarım dedi. Öyle de yaptı. Ayağımı 8-10 yerinden yardı o biriken mosmor kanı akıttı, yaralara fitiller saldı, zaman içinde yaraların ağzına gelip direnen yaklaşık 250 parça kemiği her yardığı yerden çıkardı, şişlerin inmesini temin ettiği gibi, ayağımın dizi üstünden kesilmesine de önlemiş oldu.

Doktorun yapamadığını mahalli cerh fenerci baba yaptı. Allah gani gani rahmet eylesin.

Başkanım:

Ünye’de sizlerinde malumunuz olduğu üzere, değişik mahallerde kaleler vardır. Kimisi yok olmuş, kimi harabe halinde kimi de, Çaleoğlu Kalesi misali turizme hizmet edecek haldedir.

Bu kalenin ihyasında belediyenin gösterdiği gayreti yakından izleyen tüm Ünyeliler hizmetlerinize şükranlarını sunuyor.

Osmanlı döneminde yetişen ve Mehmet Zıllioğlu namı diğer Evliya Çelebi ismiyle tanınan ünlü gezginimiz “ Üçdal Neşriyet tarafından 1966 yılında yayınlanan” Seyahatnamesinin 2 nci cildinin 409 ncu sayfasında “Ünye Kalesi için şöyle der, “Bunu eski zaman da Trabzon Tekfuru (Unyes) adlı kral yaptırmıştır. Selçuk oğullarından Keykabad fethetmiştir. Sonra (Umer Han) eli ile Osmanlılar tarafından zapt edilmiştir.  Canik Sancağı hudutları içinde voyvodalıktır. Yüz akçelik kazadır. Ayrıca yeniçeri serdarı, kale dizdarı ve neferleri vardır. Müftüsü ve nakibi yok. Kalesi deniz kıyısında dört köşe kârgin bir binadır.”

Sayın Başkan:

Ortayılmazlar Mahallesi’nin Yalı Kahvesi ve denize yakın Terme Caddesi üzerinde bulunan pek çok Rum evi, sahil yolunun yapımı sırasında yıkıldı. Ben bu yıkımın hemen hemen her safhasına tanık oldum.

Zira Ünye’yi çok seviyordum. Yalı Kahvesi’nde Rum cemaatin zamanında çeşitli eğlenceler düzenledikleri, belediyeye ait deponun yıkılışı bir hezeyan idi. Orada Rumlardan sonra rahmetli Ahmet Fatalis, sinema işletmişti.

İstanbul’dan gelen pek çok sanatçı grubu burada gösteriler yapmış halkımıza, unutmayacakları dakikalar yaşatmışlardı.

Hatıra yüklü bir yerdi Yalı Kahvesi…

Efendim:

Bu yıkılan evlerden birinde, eğer belleğim beni yanıltmıyorsa, Aziz Külerbaşı veya ona bitişik bir ahşap evin Galabuzu’na inilecek yola bakan cephesinde kırmızı boyalı saç bir levha üzerinde, beyaz harflerde “Kale Bozuğu Geçidi” diye yazıyordu.

Başkanım:

Gazetedeki eski fotoğrafa çizime baktığımda, hafızam beni çok eskiye götürdü. Evlerin sahiplerini birer birer çağrışım yaptım.

İşte: Arap Talat’ın yalısı.

İşte: İsmail Kısacıkoğlu’nun yalısı.

İşte: Sıhhiyeci Bekir Amcanın evi.

İşte: Şefik ve Refik Günaydın kardeşlerin evi.

İşte: Saatçi Emin Yanık Hocanın evi.

İşte: Terzi Nadide Hanımın evi.

Sayın Başkan:

Bu yazıyı yazarken, Ünye’deki çocukluk günlerimi yaşar oldum bir anda.

Size, Galabuzu’n veya Kale Bozuğu Geçidi ile ilgili çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Bizlere geçmiş bir tarihi yeniden yaşatacaksınız.

Yukarıda isimlerini verdiğim, Ortayılmazlar Mahallesi Galabuzu (veya Kalebozuğu Geçidi) sakinlerinden, hayatta olanlar varsa, kendilerine sağlıklar içersinde uzun ömürler dilerken,

Aramızdan ayrılanlara ise, ruhları şad, mekânları cennet olsun ışık içersinde yatsınlar diyorum.


Bu haber toplam 125 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları