HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Ekim 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

FATMA CANBULAT ERDEM

FATMA CANBULAT ERDEM

Anneler, Çocuklar İçin Saçınızı Süpürge Etmeyin!

25 Eylül 2020 Cuma Saat: 10:13

“Senin için saçımı süpürge ettim” diyen kaç anne tanıyorsunuz? Anneler ne kadar cefakar, fedakar olduklarını çocuğuna, eşine göstermek için bu cümleyi sarf eder. Bilmezler ki, karşı tarafın pek de umrunda değildir bu söz. Kadın olarak kendi değerimizi kendimiz vermeliyiz, başkası değil. Sen öncelikle kendinden asla vazgeçmemelisin. Ailesi için kendinden vazgeçen annelerin beklentisi de fazla oluyor tabiatıyla.

 Herkes dünyaya tek geliyor ve tek gidiyor. Hayatının tüm sorumluluğu sadece sende. Bu demek ki, herkesin hayatı, yaşantısı kendine. Bu, çocuğun da olsa böyle. Onun hayata gelmesine vesile olman sana annelik mertebesi verdi ancak, onun tek sahibi sen değilsin. Annesin tamam, ama o da bir birey. Böyle düşününce ve bu yönde davranınca her şey daha da güzel olacak. O sevgiyi verdiysen, güçlü bağları kurduysan, zaten merak etme çocuğun seni her zaman sevecek ve sayacak. Ama fazla naz, fazla sorumluluk yüklemek çocuğa isyankar olmasını sağlayabilir. Bu nedenle çocuklarımızı özenli yetiştirmemiz gerekir. Sonra bırakın,  gönüllerince yaşasınlar hayatlarını.

 Anneler için en büyük hediyenin çocuğunun sağlıklı, huzurlu ve keyfinin yerinde olduğunu bilmek olduğunu düşünüyorum. Bu üçü varsa gerisini merak etme sen. Kedi, köpek, çiçek, böcek neyi seviyorsan aslında annelik budur. Karşılıksız sevgi vermek, kucak açmak, her haliyle kabul etmek. Annelik evlat doğurmak değil sadece, emek vermek, destek olmak, sabretmek. Psikolojide bir söz vardır “annenin doyuramadığını, dünya doyuramaz” diye. Evladının doğduktan sonra kesilen göbek bağını kabul etmek, ömür boyu o bağ varmış gibi sımsıkı tutup bırakmamak değil. Zamanı geldiğinde onu serbest bırakmak, güçlenen kanatlarıyla uçmasını gururla izlemek. Çocuğunun kendine eş olarak seçtiğini, evladı görebilmek. Sitem etmemek, beklentide olmamak, yargılamamak, fazlaca da nasihat etmemek. 

 Kendimi hala küçük bir kız çocuğu gibi hissettiğim günlerde anne olduğumu hatırlamak bana güç veriyor. İki erkek çocuk annesi olmak beni ruhsal ve bedensel güçlü kılıyor. Kendi sorumluluğum dışında, ölünceye kadar aramda güçlü bir bağ olan iki kişi var bu hayatta. Çocuğun eğitimini tamamlayıp, işe girdiğinde ve bir aile kurduğunda sorumluluğun bitmesi lazım realde. Kim başarabiliyor ki bunu? Hangi anne? Ebeveynlerin görevi bence, çocuklarının hayatına müdahale etmeden, uzaktan izlemek olmalı. Onlardan bir teklif gelmedikçe hayatlarına müdahale edilmemeli. Hepimiz bir zamanlar çocuktuk, bize yapılmasından hoşlanmadığımız hiçbir şeyi çocuklarımıza yapmamalıyız. Mutlu ve huzurlu bir hayat sürmelerini dilemeli, onları teşvik etmeli ve destek olmalıyız. Sorduklarında doğru yolu anlatabiliriz ama onları sürekli eleştrip, her fırsatta nasihat etmemeliyiz.

 Annelik demek sürekli şükretmek demekmiş bunu anladım. Bebekken "bir büyüseler" dersin, büyüyünce de "bunlar nasıl da büyüdü"? Gece geç gelse eve evham yaparsın, telefon açıp açmama konusunda kararsız kalırsın, o gelene kadar uyumazsın, aldığın en derin nefes, sokak kapısının açılıp onun eve girmesiyle aldığındır. Bilirsin ki, onlar sana verilmiş en güzel emanet. Bunun kıymetini bilip onlara saygı duyarak hayatta yol alışını izlemek ne güzeldir. Açarsın eski albümleri bazen de küçüklüklerine bakıp özlem giderirsin.

 Annelerin kulağına küpe olacak tavsiyelerim;

1. Sevgili anneler onu siz doğurmuş, bakıp büyütmüş olabilirsiniz ama onlar sizing bir uzantınız değil. Birey olarak kabul edin gençleri.
2. Konuşmalarına müsaade edin, tepki göstermeden can kulağı ile dinleyin onları. Yargılamayın, Eleştirmeyin, Nasihat etmeyin.
3. Fikrinizi soruyorsa söyleyin. Ahkam kesmeyin. Siz siz olun "benim zamanımda" ile başlayan cümleler kurmayın.

4. Hoşlanmadığınız bir davranış içerisinde ise, o davranışı yaptığında sizin ne hissettiğinizi söyleyin. Çocuklarınızı kimseye kötülemeyin.
5. Hatasız kul olmaz demiş Orhan Baba. Çocuklarınızın hatasız olmasını beklemek en büyük hatadır. Siz siz olun yaptığı hataları yüzüne vurmayın. Kimse ana-babasının tecrübelerinden ders çıkarmamıştır.Hata yapa yapa hatasız olmayı öğrenecektir.
6. Gençler övülmekten, takdir görmekten hoşlanır. Kim hoşlanmaz ki? Sürekli bir açığını bulup onu bozmak yerine güzel sözler söylemeyi deneyin. "Güzel söz yılanı deliğinden çıkarır” demiş Atalarımız.  Siz bile inanamayacaksınız olumlu yönde değişmelerine.
7. Ailece alınacak bir kararda fikrini sorun, önerilerini can kulağı iledinleyin.

8.  Başına gelebilecek en kötü olayda bile sizin arkasında duracağınızı bilmesi çok önemli. Size güven duymasını sağlayın.

9. Ailece bir araya gelmeye özen gösterin. En azından bir akşam yemeğinde, kahvaltıda. Hep birlikte gelecek hedeflerinden bahsedin. En son ne zaman konuştunuz çocuğunuzla? Nelere en çok kızdığını nelerden hoşlandığını biliyor musunuz?
10. Bir sürü gereksiz dertlerle ve sıkıntılarla onu yormayın, bırakın gençliğini yaşasın. Kendi gençliğinizde yapamadığınız şeyleri onun yapmasını kıskanmayın, destekleyin. Çocuğun yüksek notlar alıp okulunda çok başarılı olmasını istediğimiz kadar, İÇ HUZURU, KENDİ İLE BARIŞIK ve MUTLU bir insane olmasının ne kadar önemli ve değerli olduğunu biliyor muyuz?


Bu haber toplam 887 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları