HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

Eğitimin bir sahip çıkanı yok.

16 Ekim 2020 Cuma Saat: 08:49

Bu yüzden de, yılda bir kaç kez hatırlanıyor, hepsi o kadar.

Bu günlerde Ülkemizde konuşulan en önemli konulardan biri eğitim sistemimizdir. Evet 2020/2021 Eğitim öğretim yılı ilk zili 1. Sınıf öğrencilerimizle örgün eğitim başladı. Ve hemen ardından da 2.3.4 sınıflar ile 5.6.7.8. sınıflar ve 12.sınıflar da örgün eğitime başladı.

Dünya çapında yapılan öğrenci değerlendirmelerinde Finlandiya zirveyi uzun yıllardır bırakmayan bir ülkedir. Finlandiya eğitim sisteminde; Her konuda öğrencilerin doğal olarak çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarını önemsiyorlar. Okul saatleri, yemek planı, okul bahçeleri, ders işleniş biçimleri gibi birçok konuda öğrencilerin ihtiyaçları ön plana alınmaktadır. Ülkemizde ise çoğu okullarımızın fiziki yapıları uygun değildir.

Okulların yöneticileri ve ülkenin eğitimden sorumlu bakanı okulların fiziki olarak yapılanması sırasında öğrencilere kulak verildiğini belirtiyor. Aynı zamanda ders saatlerinde ve ödev kavramında da karar verilirken çocukların, gençlerin fiziksel ve psikolojik durumları gözden geçiriliyor.

Ödev ve sınav yok. Sıralama yok, öğrencilerin hepsi eşit.

Ülkemizde sıklıkla karşılaştığımız deneme sınavları bu ülkede tabi ki bulunmuyor. Ve öğrenciler de kıyas yapılmadığı için her zaman aynı sınıflarda ve aynı ortamlarda ders alabiliyorlar. Bu şekilde kendilerine güveni artan her bir öğrenci okula daha çok bağlanıyor.

Okul sorumluluğunu taşımayı öğrenerek geleceği için planlar yapmaya başlıyor. Dershane, etüt merkezi, özel ders takviyesi gibi zorlama ve ekstra eğitimler bu ülkede anılmıyor bile. Çünkü öğrencilerin derslere boğulmasını değil, oyunlara dalıp çocukluğunu yaşamasını istiyor yetkililer.

Oysa bizim ülkemizde çocuklarımız çocukluklarını yaşayamıyor. Aile bağlarımız kopuyor. Çocuklar anne babalarına, anne babalar çocuklarına hasret yaşıyor.

Evet; Türk eğitim sisteminin ciddi sorunları var var ki; 18 yıllık iktidar hükümet süresince en az 4 bakan değişti ve her biri eğitim sisteminin yanlışlığından ve değişmesi gerektiğinden bahsettiler. Bu basında ve diğer arşivlerde mevcuttur.

Evet; eğitim sistemimiz o kadar oynandı, değişti ki sorunlar bir kar yumağı gibi büyüdü. Hele ki tüm Dünyanın mücadele ettiği covid-19 salgın pandemi nedeniyle çok daha belirsiz bir hal aldı. Ancak ülkemiz bu süreçte ciddi anlamda sağlık ta olsun teknolojik gelişmeler de olsun Eğitim de olsun çoğu Avrupa ülkelerinden daha ciddi çalışmalar ile dikkat çekti. Geleceğimiz teminatı olarak baktığımız Çocuklarımızı, gençlerimizi Eğitimsiz bırakmadı. Gerekli sağlık koşulları sağlanarak yüz yüze eğitime devam kararı alındı. Sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Tüm eğitimci emekçilerimiz ve geleceğimiz teminatı çocuklarımıza sağlıklı güvenli bir eğitim dönemi diliyorum. Yaradan hepimizi korusun..

Ve; farkındayız sistemimizdeki geçmiş yılların kalıntılarını temizlemek o kadar da basit değil. Ancak küçük dokunuşlar ile mutlu bir nesil yetiştirmek hiç de zor değil.

“Ekonomisi güçlü, toplum yapısı sağlam, dünyaya öncülük eden ülkelerin vasıflarının başında kaliteli, insanı merkeze alan bir eğitim öğretim sistemine sahip olmaları gelir.” Diyen ve eğitim sistemimizin eksikliklerini gidermek, çağın gerektirdiği bir yapıya kavuşmasını sağlamak, birikmiş sorunlarına çözüm bulmak için büyük yatırımlar yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza Ve “Çağın ve geleceğin becerileriyle donanmış ve bu donanımı insanlık hayrına sarf edebilen, bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı, nitelikli, ahlaklı bireyler yetiştirmektir.” diyen sayın milli eğitim bakanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

Tüm sınıfların eğitim öğretime başlaması ile tüm öğrencilerimizin tamamının bu heyecanı yaşaması dileklerimle başta öğretmenlerimiz, veliler, sevgili öğrencilere bu zorlu eğitim yılında sabır ve başarılar diliyorum. Lütfen tedbiri elden bırakmayalım.

 

Ve çok daha önemli olduğu için ilave olarak diyorum ki; Okurken üniversiteli olan mezuniyet sonrası ortada bırakılan;

Mesleki eğitimin ve mezunlarına sahip çıkan ise hiç ama hiç yok.

İyi öğrencileri, fen ve Anadolu liseleri ile kolejler seçsin, kalanlar da meslek lisesine gitsin mantığı ile bu okullarımızı uçuramayız.

Toplumdaki mesleki eğitime olan yanlış algı değiştirilmelidir. Neredeyse tüm yetkiler lisans ve üstü düzeydeki diploma sahiplerine verilmiş durumda. Diğer eğitimlerin ve diplomaların kıymetinin olmadığı anlayışı maalesef topluma yerleştirilmiş durumda.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hükümetlerin çözülmesi gereken öncelikli politikaları arasında mesleki ve teknik eğitim bulunmaktadır.

 

Ülkemizde de mesleki teknik eğitime gerekli önem verilmelidir.

Toplum olarak; Okula başlayan her çocuğa doktor, mühendis, öğretmen, avukat olacaksın diyoruz. Kimi okuyor mühendis unvanı alıyor kimisi de okuldan kopup işçi oluyor. Teknisyen ve tekniker olanı ise yok gibi.

Oysa toplumun çoğunlukla beğenmediği teknisyenliğe teknikerliğe mühendisten daha çok ihtiyaç vardır. Hangi işverenle konuşsanız nitelikli eleman bulamamaktan şikayet etmektedir.

Bu konu üzerinde daha fazla kafa yorulmalıdır. Umarız bu konuda daha akılcı planlamalar yapılır..

. Örneğin daha iyi öğrencilerin meslek liselerine yönelmeleri sağlanmalı.

. Örneğin eğitim aldığı alanda üç ya da beş yıl çalışan ve iyi bir performans sergileyenler, meslek yüksekokulları ya da üniversitelerin ilgili bölümlerine direk geçiş sağlayabilmeli. Ya da MYO mezunlarının lisans tamamlama önündeki engeller kaldırılmalıdır.

. Örneğin Devletimiz tarafından yasalarca Unvan verilerek tanınmış olan Teknisyenliğin de teknikerliğin de, mühendislik gibi onurlu ve bir o kadar dolgun maaşlı bir iş olduğu noktasına gelinmelidir.

. Örneğin, dünün demode meslekleri yerine, çağın mesleklerine yönelinmelidir...

. Örneğin, Anayasamızın 135.maddesi gereğince her mesleğin bir mesleki odası olması gerekçesi ile Bugün ülkemizde hemen hemen her mesleğin bir mesleki odası varken, Yüksek teknik eğitim gören Teknikerlerin de Mesleki Odasının kurulması sağlanmalıdır.

Bir ülkenin gelişmesi kalkınması için, milletin yaşam standartlarının yükselmesi için yüksek teknik öğrenimli nitelikli elemana ihtiyacı vardır. Ülkemizde de bu potansiyel vardır. Bu nitelikli eleman potansiyeli harekete geçirildiğinde kimsenin şüphesi olmasın ki; ülkemiz bulunduğu yerden daha yukarıya çıkacak, çözemeyeceği sorun, ulaşamayacağı hedef olmayacaktır.

2012 yılından bugüne Bu konuda yazıyor, basın açıklaması yapıyor, İlimiz ve ilçemiz dışında farklı illerde toplantılara katılarak her platformda her ortamda mesleki eğitimi ve beraberinde ülkemizin geleceğini üretimi konuşuyoruz.  Şahsım olarak her siyasi parti temsilcilerine, bölge milletvekillerimize sorun ve çözümler diye dosya takdim ettim. Hiç kimse ama kimse haksızsınız demedi. Haklısınız demekten öteye de gidemedi. Sonuç;  Haklı mücadelemize devam. Ve o kadar çok şey var ki, bütün bunları kime anlatacaksınız!  Bugün dinleyip, haklısınız diyen, yarın unutanlara mı?

Yine de haydi hayırlısı diyoruz, inşallah düşündüklerimizden çok daha fazlası konuşulur ve en kısa zamanda hayata geçer.

 

 

Bakınız çok değerli okurlarımız;

Teknisyen; Fen eğitimi almış, ancak beceri yetkinlikleri Mühendis ve diğer kişilere göre çok daha gelişmiş kişidir. Tekniker ise; hem beceri hem bilgi açısından donanımlı kimse, Teknik Öğretmen; Teknisyeni yetiştiren, beceriyi ve tekniği öğreten kişi, Mühendis ise; hesap yapan, tasarlayan, projeyi oluşturandır. Her biri bir başka yetenek, beceri ve yetkinliğe sahiptirler.

Ülkemizin ve geleceğimizin teminatı olan gençlerimize bırakacağımız kazandıracağımız en değerli hazine, kollarına takılacak “altın bileziktir.” Aksi durumda diplomalı işsizler ordusuna katılır. Bunca eğitim sonrasında sokaklarda, kahve köşelerinde, psikolojik bunalımlarla gençlerimizi kaybederiz.

Genç nüfusu ile konuşulan Ülkemizde, Sonra bu yetişmiş nitelikli gençlerimizi mumla arasak bulamayız… Başımızı ellerimizin arasına alıp düşünme zamanı geçmiştir. Artık icraat zamanıdır.Türkiye Teknikerler Konfederasyonu Kurulması için; Edirne’den Kars’a teknikerler olarak her il adına Teknikerler Derneği kurulmakta, ( 2019 yılında kurulan dernek sayımız 22 ye ulaşmış, çoğu illerimizde de kurulma çalışmaları hızla devam etmektedir.) akabinde 5 il derneği bir araya gelerek 7 bölge Coğrafi federasyonlar kurulacak ve 3 Federasyon birleşerek İnşallah Konfederasyonumuzu kuracağız. Bu yoldaki çalışmalarımızda ilk olarak inanıyorum ki Karadeniz Teknikerler Federasyonunu kuracağız. Bunun için hazırız. Ordu da yaşayan tüm branş teknikerleri Mesleki Birliği olan ORDU Teknikerler Derneği çatısı altında birlikte olmaya üye olmaya, bu haklı gururu birlikte yaşamaya davet ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla…


Bu haber toplam 1.072 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları