HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

FATMA CANBULAT ERDEM

FATMA CANBULAT ERDEM

Huzurlu Evliliğin Sırrı

19 Ekim 2020 Pazartesi Saat: 08:48

Geçenlerde biriyle tanıştım, sohbet ilerledikçe de malum sorular birbirini kovaladı. Nerelisin, ne işle meşgulsün, evli misin? soruları ardı arkasına geldi. 42 yaşındayım hiç evlenmedim dedi Leyla. Ben de gayri ihtiyari,“istiyorsan olur geç değil 50 yaşında arkadaşım geçen yıl evlendi” dedim. Arkadaşları ona "hoşuna giden biri olduysa evlen baktın olmadı, boşanırsın" diyormuş. O bu fikri yanlış bulduğunu söyledi. Gerçekten de evlenmiş olmak için evlenilmeyeceğini düşünenlerdenim ben. Hele de "evleneyim de, baktım anlaşamadık ayrılırım" diye bir yola girmek ne kadar doğru. Allah isteyenin gönlüne göre versin. 

 

Evlilik ince mevzu, özen ister, aşk ve sevgi ister, saygı ise olmazsa olmazıdır. Aşık olup evlenirsin, görücü usulüyle evlenirsin, hoşlanıp evlenirsin. Hiç kimse de boşanmak için evlenmez değil mi ama? Ancak baktın gerçekten olmuyor, ayrı dünyaların insanlarısınız o zaman yolunu ayırırsın ki bu da çok normal.

 

Normal olmayan, evliliğini sürdürdüğün kişiyi sürekli değiştirmeye çalışmak, sürekli eleştirmek, sürekli memnuniyetsiz olmak, her fırsatta aşağılamak, her an bir eksiğini bulup küçük düşürmek, her fırsatta şikayet etmek, saygı duymamak, değer vermemek. Tüm bunları hissettiğin adam veya kadınla neden evli kalıyorsun ki hala?

Cemal Nur Sargut'un  bir söyleşisinde duyup not almıştım; Kuran-ı Kerim'de karı ve kocaya zevc ve zevce denir diyordu. "ayakkabının 2 teki" demek yani birbirinin aynı değildir. Ama beraber gidilen yolda yürümek için 2 teke de ihtiyaç vardır. Onun için insan eşiyle "adam" olmayı öğrenmek için birliktedir. Kusur görmeden gayeye bakıyoruz, birbirimize sevgimiz ve hürmetimiz artıyor. 

Evlilikte huzur çok önemli. Huzurlu bir evlilikte dengeler vardır, sevgi ve saygı vardır. Karşısındakinin mutluluğu öndedir. Düşünsenize kadın ve erkek karşılıklı birbirini mutlu etmek için gayret etse o evde nasıl bir saygı ve sevgi ortaya çıkar. Değer vermek çok önemli ayrıca. Sana değer verilmeyen, saygı duyulmayan  bir ortamda bulunmak bile istemezsin değil mi? Senin en özel alanın yuvanda bu olmazsa ne olur? Bir de çocuklar varsa, yanınızda sizi gözlemleyen hayatını sizin davranışlarınız ve tutumunuzla şekillendiren çocuklarınız sizi nasıl görmek ister? İleride kendi ailelerini kurarken rol modelleri ana babalarıdır oysa ki. 

 

Geçende biri mutlu olmak değil, huzurlu olmak isterim dedi. Mutluluk geçici bir şey, insan mutlu da olur, mutsuz da ama huzurlu olursan o huzuru kimse bozamaz. Şöyle bir düşündüm, gerçekten  nasıl  da doğru. Huzurlu olmanın keyfini süren bu dünyada kendi cennetini bulur. Evlilikte de aramamız gereken huzur, güven ve saygı. Sevgiyi ve aşkı da çoğaltan bunlar değil mi zaten. Mesken'in “sükunet ve huzur” anlamı olduğunu öğrendim okuduğum bir kitaptan. O meskenin yuva olması için de bu ikisinin geçerli olması ne kadar da mantıklı. 

 

Halil Cibran, evliliğin 2 sütun üzerine kurulan bir mabet olduğunu söyler. Bu 2 sütunun birbirlerine yapışmaması gerektiğini, bu durumda mabedin çökeceğini, aralarında Allah aşkı geçecek mesafenin bulunması gerektiğini anlatır.

Birlikte olduğunuz kadar, yalnız olmanın da keyfini çıkarın. Oyun alanı bırakın birbirinize. Tartışmalar, anlaşmazlıklar tabi ki olacak. Önemli olan bu sorunları nasıl yönettiğiniz. Sürekli eski defterleri açıp birbirinizi kırıcı mı konuşuyorsunuz, yoksa o anda bile kırmamaya özen mi gösteriyorsunuz? Atalarımız dememiş mi "bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez"  diye. Tartışmalarda sinirle ağzınıza gelen her şeyi söylememeli. Dönüp dolaşıp herşey sevgi ve özene geliyor sanki değil mi? İnsan eş olarak seçtiği kişiyi her haliyle kabul etmeli ancak, olumsuz yanlarını da konuşabilmeli, bir orta yol bulabilecek hassaslıkta olmalı bu konuşma.

Karşılıklı özveri ve emek vermek gerek. Her işte olduğu gibi emeksiz olmaz. Dengede ve sağlam ilişkinin formülü ; tek taraftan beklenti içine girmemek. hatta beklentisiz olursan oh ne ala hayat. Yaptıysa mutlu ol yapmadıysa beklentin zaten yok. Ancak bu hassas terazi bozulduğunda işler de bozuluyor. sabretmek ve birbirini anlamak da başka bir püf noktası.


İnce Zanaat bu evlilik işi. Eskiler demiş ya "iki cambaz bir ipte oynamaz "diye. Bazı evliliklerde herkes kendini usta cambaz sanarak o ipte yürümeye çalışırsa birinin düşmesi kaçınılmaz. Senkronize, birbirine destek ve hoşgörüyle yürürlerse o ipin üstünde karşıya başarıyla geçebilirler belki de. Ne dersiniz?


Bu haber toplam 264 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları