HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
28 Kasım 2020 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

YAŞAR KARADUMAN

YAŞAR KARADUMAN

Ömer Hoca ve Mehlika Sultan*

28 Ekim 2020 Çarşamba Saat: 08:59

Türbe Mahallesi, Orta Mahalle, Yılmazlar Mahallesi ve  Camcı Mahallesi çocukları olarak kızlı, erkekli bir gün ilk okula başladık.

Bu mahalleler daha sonra birleşti Ortayılmazlar Mahallesi oldu.

Biz mahallenin Türbe mezarlığına yakın olan kısmındanız, mahallemizin sakinlerini geçmişte kaptan, denizci, motorcu, kayıkçı, balıkçılar ve denizle uğraşanlar oluştururdu, şimdi ise bütün mahalleleler gibi bizim mahalle de göç aldı, eski doku bozuldu, çöktü, köy oldu,

 

Ben de kaptan ve denizci bir ailenin çocuğu olarak tahta okul çantam elimde siyah önlük, beyaz yaka, dedemin elinden tutarak bir Ekim sabahı Meçhulasker ilkokuluna adımımı attım, biraz geç kalmıştık, başöğretmen rahmetli Sezai Alparslan beni dolu olan sınıfta iki kızın arasındaki tek boş yere oturttu sınıfta başka yer kalmamıştı.

Kızlar benim aralarına oturmamdan hiç memnun olmadılar, birinin yanakları kıpkırmızı, biri de uzun saçlarına beyaz kurdela bağlamıştı. Uzun zaman bu iki cadının arasında çile doldurdum, sonra ben kendi çabamla bu işkenceden kurtularak başka yere geçtim, onlar zamanla bana alışmışlardı, gitmemi istemediler ama benim dayancak gücüm kalmamıştı.

Okuyucular arasında bu iki insanı tanıyanlar kesin vardır kim olduklarını yazmayacağım, çünkü yukarda onlara cadı dedim, bana kızarlar,  biri en verimli çağında aramızdan ayrıldı..

 

Meçhul Asker İlkokulu

Hikayenin başladığı  Meçhul asker ilkokulunun  geçmişte Ünye'de yaşamış olan  Rumların rahibe okulu veya ana okulu olduğuna dair o dönemde yaşamış olanların aktarımları var.   Sınıfların birinde siyah büyük bir piyano vardı, bu bina okulun ikinci binası idi.

İlk Meçhulasker İlkokulu biraz yukarıdaki Ünye Ortaokulunun eski taş binası idi,  orası 1934 yılında Ünye Ortaokul’u olunca Meçhulasker ilk okuluna da bu binaya taşımışlardı. Biz ilkokulu bitirince ortaokul için yukardaki Ünye Ortokulu olan taş binaya gidecektik.

Bu taş bina da Rumların rahip Okulu idi yanında bir de kilise vardı, Rumlar Ünye’den gidince bina uzun zaman boş kaldı. Sakarya Savaşı sırasında Ünye'den çok yaralı olması nedeniyle burayı geçici olarak hastane yaptılar ve daha sonra bina ilkokul olunca burada hayatını kaybetmiş isimsiz askerler anısına okulun adını Meçhul Asker İlkokulu koydular.

 

İlkokul üçüncü iken yeni

bir öğretmen geldi:

Ömer Çam.

Ömer Hocayı bugün hatırlayan çok kişi yoktur.

Ömer Çam hoca çok bilgili, edebiyat tarih, şiire meraklı biriydi. Bizim için çok büyük şans oldu, ileride kişiliklerimizin şekillenmesinde Ömer Hocanın önemli etkisi olacaktı. Şairdi, bize zaman zaman yazdığı şiirleri okurdu.

Birgün baktık ortaokula başlamışız biraz da büyümüşüz, Ömer Hoca ortaokulda da derslerimize geldi.

 

Ömer Hoca ve Mehlika Sultan

Yahya Kemal’in bir Mehlika Sultan şiiri vardı, Ömer Hoca Mehlika Sultan şiirini çok severdi. Mehlika Sultan diye başladığı zaman şiirin içine girer. Mehlika Sultan'a aşık olan yedi gençle birlikte hep beraber Kaf Dağına çıkardık bizi de alır götürürdü.

 

Mehlika Sultan

Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı: 
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç 
Kara sevdalı birer âşıktı. 

Bir hayâlet gibi dünya güzeli 
Girdiğinden beri rü'yâlarına; 
Hepsi meshûr, o muammâ güzeli 
Gittiler görmeye Kaf dağlarına. 

Hepsi, sırtında aba, günlerce 
Gittiler içleri hicranla dolu; 
Her günün ufkunu sardıkça gece 
Dediler: ''Belki bu son akşamdır'' 

Bu emel gurbetinin yoktur ucu; 
Daimâ yollar uzar, kalp üzülür: 
Ömrü oldukça yürür her yolcu, 
Varmadan menzile bir yerde ölür. 

Mehlika'nın kara sevdalıları 
Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya, 
Mehlika'nın kara sevdalıları 
Baktılar korkulu gözlerle suya. 

Gördüler: ''Aynada bir gizli cihân.. 
Ufku çepçevre ölüm servileri.....'' 
Sandılar doğdu içinden bir ân 
O, uzun gözlü, uzun saçlı peri. 

Bu hâzin yolcuların en küçüğü 
Bir zaman baktı o viran kuyuya. 
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü 
Parmağından sıyırıp attı suya. 

Su çekilmiş gibi rü'yâ oldu!.. 
Erdiler yolculuğun son demine; 
Bir hayâl âlemi peydâ oldu 
Göçtüler hep o hayâl âlemine. 

Mehlika Sultan'a âşık yedi genç 
Seneler geçti, henüz gelmediler; 
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç 
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..

Yahya Kemal BEYATLI

 

 Mehlika Sultan şiiri ne anlatıyordu?

Yahya Kemal Beyatlı'nın bu şiiri bizlere uğrunda hayatımızı harcadığımız ama bir türlü ulaşamadığımız hayallerimizi anlatır.

 Mehlika Sultan, Kaf dağlarının ardında yaşayan, hayallerimizi süsleyen ve bir türlü kavuşamadığımız dünya güzeli bir peridir.

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç (ben de peşlerinden) hayallerindeki bu güzeli aramak uğruna bir gün yollara düşerler. Sonunda varırlar Kaf Dağı'nın ardına. Kendilerini bekleyen tek şey bir kuyudur ve suya bakınca gizli bir dünya görürler. Zannederler ki bu dünya o güzelin yaşadığı yerdir. 

Yedi aşık Kaf Dağlarından bir daha geri ve dönmezler.

 

2 Mart 1884 te Mekadonya’nın Skopye (Üsküp) şehrinde doğan  Yahya Kemal Beyatlı  1 Kasım 1958'de vefat etmiş Cenazesi İstanbul Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı'na defnedilmiştir.. Ben bu mezarı çok defa ziyaret ettim, şairin mezarının başında bir selvi ağacı ve  “Rindlerin Ölümü” adlı şiirinden bir bölüm yer alır:

 

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde

Gönlü buhurdan gibi yıllarca tüter

Ve serin selviler altında kalan kabrinde

Her seher bir gülaçar, her gece bir bülbül öter

 

Mehlika Sultan, masal motiflerini, kullanan ve masal unsurları üzerine kurulmuş,Türk şiirinin, bir örneğidir. Bu şiir,  bir ülkü, bir amaç, bir arzu ve sevda peşinde koşan insanoğlunun, o amaca hiçbir zaman ulaşamayacağını anlatır.

 

Ömer Çam Hoca Kimdir?

Peki bize bazı dersleri sevdiren Ömer Çam Hoca kimdi?

Ömer Çam Hoca 1923 yılında Akkuş'un Akpınar Köyünde (Kuzköy)  doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ünye'de tamamladıktan sonra Sivas Öğretmen okulunu bitirerek öğretmenlik mesleğine başladı. Gazi Pedagoji ve Edebiyat Bölümleri'nden başarıyla mezun oldu..

Perşembe öğretme okulu, Samsun Kız Eğitim Enstitüsü, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olmak üzere yüksek öğrenimde de yıllarca çalıştı.

 Sayısız makale ve şiirleri mevcut olan Ömer ÇAM Hoca Milli Eğitim Müdürlüğü, Lise Müdürlüğü ve İslam Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

Ünye'de kurduğu Özel Lise'nin bir yıl sonra resmi liseye

dönüşmesi o zaman Ünye ve yöresi için önemli bir hizmetti.

 

14 Aralık 2002˜de vefat eden Ömer Çam Hoca İstanbul Maltepe Gülsuyu Mezarlığında toprağa verildi.

Oysa Ünye'ye defnedilmek istiyordu.

Ben İstanbul’da olduğum zamanlar her ölüm yıldönümünde  mezarını ziyarete giderdim

Onu minnetle anıyorum.

 

*Mehlika, ay yüzlü güzel anlamında Farsca bir isimdir.

Daha once yayınlanan bu yazı güncellenmiştir.


Bu haber toplam 852 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları