HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
1 Aralık 2020 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Atatürk Deyince

29 Ekim 2020 Perşembe Saat: 08:50

“ Atatürk adı,  vatanın ve milletin birliğini temsil eden bir semboldür, Atatürk adı yaşadıkça, bu vatan ve bu millet,  hür ve bağımsız,  başı dik olarak yaşayacaktır.”

Adam,   Atatürk adına karşı olduğunu beyan etmiş. Kendince  bir yorum-savunmada  bulunuyor.“Türklerin soyu 80- 90 sene öncesine mi dayanıyor ki ,  Mustafa Kemal’ e Atatürk soyadı verilmiş,.” Diyor.  Bütün Türklerin atası nasıl olur, böyle bir şey,  başka yerde var mı? diye soruyor. İlk bakıldığında bu sözler,  Atatürk adına en düşkün olan kişilerde dahi,  kafa karışıklığına yol açabilir.

Doğrudur, Türk adı,  öyle bir asırlık filan değildir, yaklaşık bin beş yüz yıllık bir geçmişi vardır.  İlk olarak,  Orhun Kitabeleri’nde,  Bilge Kağan’ın Oğuz-Türk kavmine seslenişinde geçer; “Türk, Oğuz beyleri, hepiniz işitin, yukarıda gök çökmedikçe, aşağıda yer delinmedikçe senin illerinin ve törelerinin peşini izlemeni kim erteletebilir. Türk ulus adı varlığı yok olmasın diye, Türk ulusu ayrılığı ertele, birliği sahiplen.”

Kısacası, Türk adı;  bir egemenlik,  bir varlık sembolüdür. Her zaman yeni ve güzel şeyler için,  ülkenin ve milletin varlığı, birliği için kullanılır.   Tarihsel olarak Ural-Altay kökenli Oğuz Ata’ danbaşlayıp gelen,  Tanrı Dağları’ndan Hazar Denizi’ne HindikuşDağları’ndan Urallar’a kadar bir egemenliğin hükmü ve hükümeti olmuştur.       Tarih önünde Türk adının ilk kez devlet vasfı olarak kullanıldığı Gökoğuz-Göktürk Devleti’de, aynı topraklarda varlığını sürdürmüştür. “ Türk Oğuz Beyleri  ..“cümlesinde, cümlenin  en başına  “ Türk”    deyimi  konulması,  bir  değer,  bir onur  ve  bir  yücelik   anlamı vermek içindir.Bugünde  öyledir.  Orhun Anıtları’ndaki ’Türk ulus adı, varlığı yok olmasın diye, Türk ulusu,  ayrılığı ertele, birliği sahiplen’  sözünden başlayıp, İstiklal Marşı’mızdaki  ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak’  cümlesine kadar gelen,  varlığımızın ve birliğimizin bir sembolüdür.

Tarihte eşine az rastlanır bir tarihi ve coğrafi sergüzeştin sahibi olan Oğuz-Türk nesillerinin,  bunu gerçekleştirebilmiş olmalarındaki sır, değişen yer ve şartlara göre uyum sağlayabilen ‘değişim’e açık olmalarıdır.                 

Türkçülük;  Kesinlikle bir ırk ve soy adı olmayıp, Türkleşmek, İslamlaşmak,  Çağdaşlaşmak ilkeleriyle, geçmişten geleceğe tüm tarihi ve coğrafyayı kucaklayan, ayrıca,  bir ‘değişim ve farklılığı’ , günümüz deyimleriyle ise ‘sosyal gelişim ve ilerlemeyi’, ‘yerleşikliği ve üretkenliği’,  zamanına göre ‘ çağdaşlığı ve moderniteyi’   ifade eden, Çağdaş Ülkeler Seviyesi’ne çıkmayı hedefleyen, ileriye dönük bir harekettir.

Anadolu Türk İnsanı, her zaman ve her yerde,  kendisine dost olan, yakın hisseden herkese, kendisine sevgi ve saygı ile yaklaşan tüm uluslara, gönül ve kucak açmıştır. Günümüzde, Türk adı ve Türkçülük, bizimle aynı kökten gelen, ancak çağdaşlığı benimsemiş,  tüm orta ve kuzey Asya, Kafkas ve Balkan ulusları ile aramızdaki ilişkilerimizi, birliğimizi, bağlarımızı,  dostluğumuzu, işbirliğimizi geliştirebilmemizin sembolü olarak kullanılmaktadır.

Bunca yıllık bir maziye ve markaya sahip olan ‘Türk’ adı,  artık uluslar arası ‘bir ulus, bir güç, bir gelecek’tir. Bu gün ‘Türk’ adı Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı, her yurttaşı, her ferdi için sembolik bir değerdir, geçmişten gelen ve geleceğe gidecek olan bir uygarlığın sembolü olarak, sevgi ve saygı görmektedir. Türk olmak, çağdaş bir devlet ve bir cumhuriyet altında,  birçok çeşit ulus bir arada, dostluk ve barış içinde yaşamaktır. Türk, bu toprakları vatan bilmiş insanların ortak adıdır. Ne mutlu bize. Türk olmayı en büyük şeref,  en büyük şeref ve şan sayarız.

Bir asır  kadar  önce, ülkenin  ve  ulusun en zorlu  günlerinde, güçlü bir el, bizi bir araya toplar, birleştirir, güçlendirir ve bir sabah;  “sarışın bir kurda benzeyen, şayak kalpaklı bir adam,  mavi gözleri çakmak çakmak, ince uzun bacakları üzerinde yaylanarak ve karanlıkta bir yıldız gibi kayarak”, bize, bir zafer kazandırır ve  bir  vatan bırakır. Bu vatana yeni bir ortak tarih, yeni bir ortak coğrafya, yeni bir ortak kültür,  yeni bir ortak duygu, yeni bir ortak düşünce, yeni bir ortak ruh gereklidir. O ruh, Türkiye Cumhuriyeti’ dir; Türklerin, hür, bağımsız ve başı dik olarak yaşadığı yer.’ 

Bu adamın adı,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Asıl adı, Mustafa’dır. Kökleri  İç Anadolu- Konya’nın Toros dağları  yamaçlarından gelen,   fetihlerden sonra  Rumeli’ye-bugünkü  Makedonya’ya  taşınan, adlarına  geldikleri  ata yurtlarına  binaen,  Konyarlar denilen,  bir  yörük-türkmen  ailesinden gelmektedir. Sarışınlığı  ayrı bir  konudur. Kemal adı,  Manastır  Askeri Lisesi’nde okurken, matematik  derslerinde,  sınıfta  hocasına  rakip  çıkacak  kadar  başarılı   olması ve  bu durumunu  büyük  bir   efendilikle arz  etmesi  nedeniyle,  verilmiştir. Kemal, olgun demektir. Gazi lakabı  ise, kendisine.Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılmasından sonra,  T.B.M.M.   tarafından, 19 Eylül 1921'de çıkarılan bir kanunla ''Müşir'' (Mareşal) rütbesi ile birlikte  verilmiştir.  Yakınları ondan ‘Gazi’  diye söz  ederler, yakın devlet  erkanı, ‘Gazi Hazretleri’  diyerek hitap  ederlerdi.

Atatürk  soyadına gelince,  1934  yılında  soyadı kanunu  çıkarıldığında , yine  T.B.M.M. tarafından, Gazi  Mustafa  Kemal’e, sadece   bir tek  kişiye  mahsus  olarak,  ‘örneğin,  kızkardeşi  Makbule ve evlatlıkları Abdülrahim ve  Ülkü ile,  diğer akrabaları  dahil , hiç kimse tarafından öz veya soyadı olarak alınamaz, kullanılamaz ve kimse tarafından, hiç bir surette bir kimseye verilemez,  başına ve sonuna başka söz konarak,  öz veya soyadı alınamaz ve kullanılamaz’  kaydıyla, Türk milletinin  ebedi ve ezeli bir nişanesi olarak, kanunla verilmiştir.

Bu nedenle, yukarıda bir yığın açıklamayla anlatmaya çalıştığımız gibi, ATATÜRK,  kelimesi, bir Soyadı’ndan ziyade,   Vatanın Bağımsızlığını ve Milletin Birliği’ni temsil eden, geçmişten geleceğe toplumu yönlendiren bir Sembol’dür. Üzerinden,  herhangi bir şekilde,  bir hanedan veya saltanat mirası kurulamaması için,  sadece bir tek kişiye,  Aziz Vatanın Kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kurucusu,  Ezeli ve Ebedi Yüce Önderimiz Gazi Mustafa Kemal’e verilmiştir.

‘O’ bir tanedir. Elbette ki,  böyle bir şey,  her yerde olamaz, çünkü,  böyle büyük işleri başarıp,  sonra da büyük bir alçak gönüllülükle, karşılık beklemeksizin milletine bırakan bir lider, her yerde ve her zaman bulunamaz.

Atatürk adı, gönüllerimizde yaşadıkça, bu vatan, bu millet ve bu devlet,  hür, bağımsız ve başı dik olarak yaşayacaktır.

Saygılarımla.


Bu haber toplam 1.411 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları