HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
1 Aralık 2020 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Bilmediğini, Ne Kadar Bilmediğini de Bilmek Gerek

31 Ekim 2020 Cumartesi Saat: 08:48

Denir ki,  dört türlü insan vardır: 1- Bilir, ama ne kadar bildiğini bilmez, hatırlatmak yardımcı olmak lazım… 2- Bilir, ama ne kadar bildiğini de bilir, ondan yararlanmak lazım… 3-  Bilmez, ama ne kadar bilmediğini bilir, elinden tutmak lazım…  4- Bilmez ama ne kadar bilmediğini de bilmez, cahildir,  işte ondan sakınmak lazım.

 Olay Şudur: Eğer dördüncüsü, yani bilmeyip ne kadar bilmediğini de bilmeyenlerin oranı makul sınırı aşarsa, o toplumda sosyal sıkıntıların normalin üzerinde artacağı ve muhtemelen tusunami şiddeti üreteceği, toplumsal travmalara sebebiyet vereceği beklenmelidir.

 Gün geçmiyor ki görsel ve yazılı basında şiddet olayları, aile faciaları yaşanmamış olsun.

   Boşanma oranları zaten hat safhada. Ailesi boşanmış çocukların oranı günden güne artıyor. Yakın yıllarda Almanya başta olmak üzere Batılı devletlerde boşanmada hat safhada artışların yaşandığına şahit oluyorduk… Hatta Alman aydınları Almanya için tehlike zillerinin çaldığını dile getiriyorlardı.  Bizler ise o yıllarda aile bağlarımızın ne denli sıkı olduğunu düşünerek mutluluğumuzun pik yapmasını izliyorduk.

 Ancak o yıllarda bizde de aile bağlarında erozyon yaşanmaya başladığına ve aile içi şiddetin ve boşanmaların artacağına yönelik uyarılar ise abartma olarak nitelendiriliyordu. Geldiğimiz noktada görülen o ki, şiddet ve boşanma hadiseleri oran olarak Avrupa kadar olmasa da bir hayli kaygı verici boyuttadır.

 Evliliklerde sabrın yerini saldırı, gözdağı verme, iki laf fazla söyleme, şiddet ve boşanma aldı.

  Küçük kusurlar bile karşılıklı atışmalarla büyüyüp şiddete dönüşüyor, hatta ölümle sonuçlanıyor.

   Neden böyle? Çünkü ruhlar manevi ahlak çeşmesinden beslenemiyor. Bizim şairlerimizin, âşıklarımızın, âlimlerimizin, velilerimizin, tabi kuranın ve peygamberimizin insanlığı saadete ulaştıracak mesajları varken biz neden hayatın güzelliklerini mutlulukla buluşturamıyoruz?

 Çünkü bilmeden bildik gibi, görmeden gördük gibi, duymadan duyduk gibi rol yapıyoruz.

 Yaptığımız sohbetlerde dinlemeye odaklanamıyor, karşımızdaki konuşurken biz dinleme modunda değil, ondan daha etkili ve daha fazla ne konuşurumu tasarlama çabasında oluyoruz.

 Tabi vücut dilimiz de bunu belli ettiği ve karşımızdaki bunu hissettiği için, sohbetlerin bir hazzı kalmıyor. Çünkü konuşma adabı azalmıştır. Çünkü sohbetlerimizde dinlemeye değil, daha çok konuşma odaklı olmaya çabalıyoruz. Bu husus çok bilmekten değil, cehaletten kaynaklanmaktadır.

  Bir gün bilgeye sormuşlar: Karşınızdaki insanın zekâsını nereden anlarsınız? Konuşmasından. Ya hiç konuşmazsa? Bilge, o kadar akıllı adama hiç rastlamadım, demiş.

  Karı koca arasındaki münakaşalarda hep o çok konuşma yanlışlığından ileri geliyor. Daha çok konuşma, daha çok bağırma, daha çok söz dinletmeye kalkışma egosu meseleyi öfke patlamasına götürüyor. Çünkü sohbette de, münakaşada da odaklanılan istikamet karşısındakini dinlemekten ziyade yetiştireceği ve söyleyeceği lafları hazırlamaya matuf yönde seyrediyor.

   Durmadan birbirimizde kusur aramaktan vazgeçmeliyiz dostlar… Kusur aramak en kolayı, ama en faydasızıdır. Ne güzel söylemiş atalarımız: Yarsız kalır şu dünyada kusursuz yar arayan, diye.

 Kusursuz insanı herkes sever… Önemli olan, ister ailede, ister dostlar arasında olsun, her kusuru deşmemeli, büyütmemeliyiz. Kusurlarımızı da eğer dostça hatırlatacaksak, hani sevdiğimizi uyarmak için, onu da ilmi siyaset mucibince yapmalıyız.

Ne güzel söylemiş Şems: Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan; gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm dertleriyle sevebilmektir.

   

 


Bu haber toplam 685 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları