HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

RECEP ÖZCAN

RECEP ÖZCAN

Dostluk ve Düşmanlık

3 Kasım 2020 Salı Saat: 08:39

Korku ve cesaret, şahsiyetsizliğin sebeplerinden biri korku, kahramanlığın sebeplerinden biri de cesarettir. Ama bu her zaman böyle değildir.

Korku; gerçek bir tehlikenin ya da bir tehlike olasılığının, düşüncesinin uyandırdığı kaygı duygusudur. Aslında korkuyu biz oluştururuz yani insanlar oluşturur. Gücümüzün yeterli olmadığını karşımızdakinin ise güçlü olduğunu kabullenmektir.

“Cesaret; güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven”dir. İnsanda cesaret olmalı ki düşmanlıklara karşı durabilsin. Yaşamını kolaylaştırsın.

Çaresiz kaldığımız durumlarda, gücümüzün yetersizliğinde korku bizi sarar. Korkunun neticesinde “ denize düşen yılana sarılır” değil mi? Yeterli güce sahip olunduğunda cesaret bize gülümser. Deniz ve yılan bizi korkutamaz.

Vatanı işgal eden silahlı suçlularlasavaş eden ve vurularak ölen cesurdur. Onuncu kattan atlamamıza mani olan ve hayatımızı korumamıza sebep olan da korkudur. Öyleyse her ikisi de lazımdır. Meseleyi yerli yerine oturtmak için korku ve cesareti doğru anlamakgerekir.

İnsanın tehdit ve tehlike kavrayışındaki ifrat korku, tefrit ise cesarettir. Korku, tehlike kavrayışındaki mübalağadır, cesaret, tehlike kavrayışındaki zafiyettir.

Koronavirüs de korkutur, depremde korkutur, sel ve yangında korkutur. Mahallemizde ki bizi istemeyen komşumuz da korkutur, dünyadaki güçlü kabul edilen devletler veya çevremizdeki bazı ülkeler de bizi korkutabilir. Tehlikedir ve tehlikelidir. Bunların çaresi elbette tedbirleri almaktır.

Dostluk ve düşmanlık, insan hayatında var ola gelmiş ve daima etkilemiştir. Her mahallenin düşmanlık edenleri olduğu gibi ülkeler arasında dost ve düşman olanlar da vardır. Savaşların çıkması düşmanlık yapanlar yüzünden değil midir? Ermenistan ile Azerbaycan arasında savaş Ermenistan’ın düşmanlığından değil midir? Yunanistan’ın arada bir sesini çıkarıp dişlerini göstermesi ne olabilir?

Dostluğun başı, düşmanlığın sonu yoktur. Bu yüzden atalarımız, “dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur” demişlerdir.Aslında düşmanlık, insanın silahı kendisine doğrultmasıdır.

Düşmanlık, ister iki kişi, ister iki toplum arasında olsun, yakıcıdır, yıkıcıdır, tehlikedir. Güzelliklerin ve iyiliklerin üstünü örter, masumiyet duygusunu yok eder. “Düşman ayağa bakar” Çünkü düşman, yürümenizi, ilerlemenizi, iyi işler yapmanızı istemez. Bekler ki, ayaklarımız birbirine dolaşsın.

Düşmanlığa neden olan çok şey var. Sözgelimi, şiddetli kıskançlık, düşmanlığı da beraberinde getiriyor. Düşmanlık hissiyle dolmuş bir kimse, güzel işleri, iyi niyetleri ve incelikleri görmez. Hep kusur arar. Merhametsiz ve yıpratıcıdır. Sadece karşısındakini değil, kendisini de yıpratır.

İnsanları tanımak zordur. Çünkü ‘hayvanın alacası dışında, insanın alacası içinde’ olur. Hayatımızda çok acı olaylar yaşanıyor. ‘Bunu yapan insan olamaz’ dediğimiz yüzlerce çirkinlik ve ayıp görüyoruz. Bunu hayvan da yapmaz denir. O halde, kim yapmış olabilir? Elbette: Düşmanlar ve düşmanlık.

Düşmanlığın bir diğer nedeni de, adaletin olmaması veya eksik olmasıdır. Herkes hakkına razı olsaydı düşmanlık yerini dostluk alırdı. Dostluk bir ağaç gibi, kısa ömürlü değildir,daimi olmalıdır.Cesaretle, korkmadan düşmanlığı yok etmeye çalışmak bizim görevimizdir. Unutmamak gerekir ki dostluğa akılla cesareti birleştirerek ulaşılır.

 

 


Bu haber toplam 2.158 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları