HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

MUSA KIRANLI

MUSA KIRANLI

Siyanür, Altın, İnsan ve Çevre

12 Kasım 2020 Perşembe Saat: 08:47

Siyanür, hidrojen siyanür (HCN), sodyum siyanür (NaCN) ve potasyum siyanür(KCN) gibi bileşikler halinde ya da serbest halde bulunur. Su yüzeyinde bulunan siyanür HCN formuna dönüşür ve buharlaşır. Siyanür yüksek konsantrasyonlarda toprak mikroorganizmaları için toksiktir ve yeraltı sularına geçebilir. Siyanür havadan, içme sularından, toprağa değen cilt yoluyla ve siyanür bulaşmış yiyeceklerin yenmesi yoluyla vücuda alınabilir. Bunlar, birçok ağır hastalığa neden olacağı gibi ölümle de sonuçlanabilir.

Fatsa da, Ünye de Üçpınar ve diğer çevre halkını, altın madeni için yapılmak istenen sondaj çalışmasına gösterdikleri direnç için kutluyorum.

İnsan var; yürürken çimene basmaktan imtina eder. İnsan var, ormanı ağacı, hayvanı, doğayı, menfaati için her şeyi yok eder. Yanlışa yanlış diyemiyorsak; Ya insanlığımızı kaybettik, yada bir menfaatimiz var demektir.

Zamanın ne kadar hızlı akıp gittiğini, maden arama sondaj çalışmaların doğayı nasıl tahrip ettiğini keşkelerle belkilerle geçirilmeyecek olduğunu gördük. Ömür kısa, vakit az. Anlamak için kaybetmek mi gerekiyor.

Eğer bu sondaj çalışmaları, maden arama doğaya ve yaşama zararlı olsaydı Maden mühendisler odası, yer bilimleri ve diğer mühendislik odaları karşı olurdu. Diyorlar. Amerika’yı ya da Ay’ı yeniden keşfetmeye gerek yok.  Evet karşı mı? Destek mi? oluyorlar bilmek görmek istiyoruz.İlgili oda başkan ve temsilcilerinden bir açıklama bekliyoruz.

Çevre halkı olarak Siyanürle yaşamak istemiyoruz diyor. Yerin üstü altından daha değerlidir.  Orman ve fındık bahçelerinde kurulacak maden işletme tesisleri doğada telafisi olmayacak yaralar açacaktır.

Yapılan araştırmalar, bilim insanları söylüyor. Siyanürün kullanım alanları çeşitli kirliliklere neden olur fakat hiçbir kullanım alanı altın madenciliğindeki kadar risk taşımaz.

Bu risklerin en önemlileri siyanürün taşınması sırasında ve işletme içi kazalarda görülür. İşletmeye taşınan siyanür tanklarının devrilmesi sonucu yaşanan birçok olumsuzörnekler mevcuttur. Ayrıca, siyanür ya da bağlantılı akışkanların işlenmesi ya da işletme içinde borularla iletilmesinde de sık sık yaşanan kazalar vardır. Borulardan çıkan kaçaklar içme suyunu etkileyip, yakın alanlardaki canlı yaşamını tehdit etmektedir.

Altın üretim işletmelerinde risk yaratan tek kimyasal madde siyanür değildir.  Altın üretimtesislerinde ise berrak çözeltiler değil, yan kayacı içeren çamurlu atıklar söz konusudur.

Siyanür; ağır metallerin doğada bulundukları durumlarının bozulup, kolayca tepkimeye girebilecek halde atıkçamurunda depolanmasına neden olur. ‘Arıtma’ işleminde ağır metaller kararlı duruma getirilmeye çalışılır. Ancak, metal hidroksitlerin,özellikle de arsen bileşiklerinin kararlı olarakkatı halde kalabileceği tek ve ortak bir pH değeri yoktur. Bir arsen bileşiğinin katı çökeltihalinde bulunduğu bir pH değerinde pek çokbaşka arsen bileşiği sulu fazda bulunur vebunlar bu halleriyle tehlikeli birer zehirdir.

Ağırmetaller çamurun sulu fazından katı fazına geçirilebilir, ancak çamurun katı kısmı içinde sonsuza kadar çözünmez kılınması mümkün değildir. Çünkü bir ağır metalin kararlı olduğu pH aralığında bir başka metal çözünmüş durumageçer. Yani, canlılar tarafından bünyeye alınabilir hale gelir.

Atık bileşiminde bulunan ve kompleksyapıcı siyanür çözeltilerinde veya madencilikaşamasında hava ile temas sonucu altere olansülfürlü fazlar nedeniyle oluşan asidik ortamlarda mobilizeolan arsenikve sayısız ağırmetal insansağlığını doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.

Bunun yanı sıra atık havuzlarının tesis kapandıktan sonra dakalacak olması, altın üretimi devam ederken yaşanacak klasikkazalar, proseste siyanür kullanıldığından dolayı atık barajlar bulunduğu yöre için büyük birtehlikedir. (kaza, deprem, hatalı inşaat vb. olasılıklar). Ki Deprem fay hattında olan bölgemizde, olası bir yer hareketinde neler yaşayacağımızı siz okurların takdirine bırakıyorum.

Fatsa da ki maden arama sonrası doğa nasıl tahrip edildi hepimiz görsek de görmeyenler ya da doğayı madene tercih edenlere dur diyemedik.

Bazıları diyorlar ki burada altın madeni arama çalışması için değil, yeraltında nerede ne var? Hangi tür maden var rezervi nedir? Bu gibi sorulara yanıt almak için devlet arşivlerinde verilerde yer alması için bu sondaj yapılıyor yapılmalı deniyor. Kimse kimseyi kandırmasın.

Altın madeni maden çıkaranları zenginleştirirken, maden çıkarılan bölgeyi yoksullaştırır ve geriye tükenmiş, kirlenmiş bir doğa kalır.

Bakınız değerli okurlar; Siyanürleme işlemi sırasında tonlarca su kullanılır. Altın madenleri çiftçinin, köylünün ve kentin doğal kaynak içme sularına ortak olur. Bu tür tesislerde siyanür toprağa ve suya karışır. Bakınız Birleşmiş milletler siyanürle altın madenciliği atıklarını en tehlikeli atık türü olarak ilan etmiştir. Madende çalışan veya maden çevresinde yaşayan insanlarda ağır metalli toza, siyanürlenmiş ve kirlenmiş sulara maruz kalma nedeniyle kalp yetmezliği, başta akciğer kanseri olmak üzere kanser türlerinin ve kan hastalıklarının görülme oranı arttığı gerçektir.

Altın madenciliğinde zehirli atıkların biriktirdiği atık maden barajlarının çökmesi ile yaşanan kazalarla zehirli atıklar çok daha geniş alanlara yayılabilir.

Siyanürle altın üretiminin bu denli ağır sonuçları göz önüne alındığında insanlık için yararıolmadığı açıktır. Dünyada altının %85’i mücevherat için tüketiliyor. %15’i ise elektronik, tıpve dişçiliktekullanılıyor.

İnsanoğlunun elindebulunan altın, sadeceteknik amaçlı olarak kullanılsa geridönüşümlüolarak sonsuza dek yetecek miktarda. Ohalde, altınüretimi, halkın yaşamıtehdit edilerek, ne amaçla ve kimin yararınayapılmaktadır?

Siyanürle altın çıkarılması ile ilgilibu tür örneklerle Türkiye’ninbaşka bölgelerinde ve diğerülkelerde karşılaşılabilir.

Mantık hep aynıdır: Uluslararası tekeller karlarınıarttırmak ve sermayelerini büyütmek uğruna,dünyanın çeşitli yerlerinde siyanürü kullanmakta ve kazaları yada çevreye, insana verilecek zararları hiçesaymaktadırlar. Siyanürle altın üretimini bütünyönleriyle incelediğimiz zaman görülüyor ki, insanlığaher hangi bir yararı olmamasının yanında birçok zararı mevcuttur.

Şirketin Türkiye’ye bırakacağı kar ve sağladığı istihdam göz önüne alınsa dahi, ülkede kalacak olan atıkların ve olası bir kaza sonucu ülkeye vereceği zararların yanında devede kulak misalidir.

Bu konuya karşı yıllardır duyarlı insanlar (yöre halkları, aydınlar, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, bilim adamları) mücadele etmekte. Bu noktada metalurjistlerinveya diğer mühendislerin görevi, onlara yeterli cevabı verecek düzeyde bilgi birikimine vebelli bir duyarlılığa sahip olabilmektir.

Sonuç olarak, altın üretiminde kullanılan siyanür proses sonunda bertaraf edilemediğinden çevre ve insan sağlığı için son derece zararlıdır. Tüm mühendisler odaları başkanlarını ve temsilcilerini açıklamaya davet ediyorum.

Doğduğu, doyduğu, yaşadığı yere sahip çıkmak medeni insan olmanın bir göstergesidir.  İşte bu yüzden çevremizde geleceğimiz yok edilirken, nefesimiz kesilirken sessizce seyretmeyelim. Bu memleket hepimizin…

 


Bu haber toplam 922 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları