HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

CEMAL UYSAL

CEMAL UYSAL

Ünye’ye Dair Bazı Anılar

12 Kasım 2020 Perşembe Saat: 08:47

Yüksel Şen Abimiz

Yüksel abi ortaokulda benden bir sınıf öndeydi. Evi ortaokulun hemen yanıbaşındaydı. Türkçeye, Farsça ve Osmanlıca kelimeler katarak çok ağdalı ve güzel konuşurdu. Tam bir Osmanlı beyefendisiydi.

 Bizim ortaokul dönemimizde(1953-1956) talebelerin gece sokağa çıkması yasaktı. Öğretmenler geceleri, sinemayı, kahveleri ve şehir kulübünü dolaşır talebeleri takip ve kontrol ederlerdi.

Yüksel Abi bir akşam Bazarbaşı lakaplı sınıf arkadaşı ile bir gece şehir kulübüne gidiyor. O gece müdür muavini dayakçı Fikri Elçi kulübe kontrole geliyor. Bunlar hocayı görünce bir odaya girip kapıyı kapatıyorlar. Hoca kapıyı omuzlayıp açıyor, başlıyor bunları dövmeye, en çok da okulun en uzun öğrencisi olan Bazarbaşıyı dövüyor. Yüksel abi sonradan bu olayı şiire döktü. Konuşması kadar güzel de şiir yazan Yüksel Abi şöyle diyor şiirinde;

Kulüp odası bürüdü duman

Muavin Bey dayandı kapıya vermiyor aman

Bazarbaşı’nın yüzleri şamardan alan

Gel arkadaş şamarların izine bak

            Bu şiiri tam 40 yıl sonra Yüksel Abiye okuduğumda hem heyecanlandı hem de beni tebrik etti, bu kadar uzun zaman sonra şiiri ezberden okumama hayret etti.

            Yüksel abi Ziraat Bankası müdürlüğünden emekli olup Ankara’ya yerleşmişti. Ben çalışıyordum. Sık sık bana gelir Ünye’yi konuşurduk

            O şimdi hayatta değil. Mekânı cennet olsun.

Ömer Çam Hocamız

1954 yılında ortaokuldaki Türkçe öğretmenimiz Ömer Çamdı.  Bir gün bize bir beyit okudu ve bunu tercüme edip ilk Türkçe dersine getirmemizi istedibeyit şöyleydi;

Durur Ahkâmı-ı Nusrat ittihad-ı kalbi millette,

Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı Rey-i Ümmetten

Bunu da bir yere not etmediğim halde 66 yıl sonra aklımda tuttum buraya da yazdım. Anlamı; başarının üstünlüğün değeri, milletingönül birliğinde durur bunun ortaya çıkması ise milletin reyi ve onayıyla olur demektir.Hoca bunu tercüme edip sınıfa getirmemizi istemişti Biz henüz 14 yaşında orta ikideydik. Bugün bu bizler için çok ağır olduğunu düşünüyorum ayrıca hiçbir talebe bu beyitin tercümesini yapıp sınıfa getirememişti. O zaman kütüphane yok, internet yok, cep telefonu yoktu. Ömer Çam hocamız öyle zeki bir öğretmendi ki Öğretmen Okulu mezunuydu, ama sonradan fazla dersleri vererek yüksekokulu da bitirmişti. Marmara İlahiyat Fakültesinde Farsça Arapça dalında öğretim görevlisiydi.Mekânı cennet olsun. Cenazesine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katılmış ve tabutunun altına omzunu koyup taşımıştır

            Bir diğer olay bundan 45 yıl önce Ankara’da geçti. Ziraat Bankası müfettişliğinden ayrılıp o zaman yeni kurulan Sosyal Güvenlik Bakanlığı, başmüfettişliğine atanmıştım. Yıl 1976.Bakanlığımızın memurlarından biri gece silahla öldürülmüştü. Bu memur Bakanımızın özel kalem müdürünün kardeşi olduğu için ayrı bir öneme sahipti.

             Bakanımız Ahmet Mahir Ablum bu konunun idari yönden tahkikini bana verdi. Yazılı talimat aldım ama talimatın ekinde olaya dair bir belge yoktu. Durumu değerlendirdim. Olay cinayet olduğu için mutlaka adliyeye intikal etmiş olmalıydı.

            Doğru o zaman Anafartalar Caddesinde bulunan Ankara Adliyesine gittim, mahkeme kaleminden davaya bakan hâkimin adını öğrendim. Hâkimin yanına gittim, kendimi tanıttım; bakanın talimatını önüne koydum. Dosyayı görmek istediğimi söyledim. Bir çay söyledi. Sohbete başladık, bir süre sonra hâkim, olay cinayet olduğu için dosyayı bana veremeyeceğini söyledi. Ben itiraz etmedim, sohbete devam ediyorduk bir ara hâkim bana, nerelisiniz Karadenizliye benziyorsunuz, dedi. Ben de evet Ünyeliyim dedim. Hâkim şöyle bir geriye yaslandı. Başladı Ünye’yi methetmeye; “Çok güzel ve yaşanacak bir yerdir Ünye, ben oraya yerleşmeyi bile düşündüm” dedi. Hemen masasının çekmecesini çekti. Dosyayı çıkardı, bitişikteki odanın kapısını açtı dosyayı masanın üzerine koydu. Buyurun müfettiş bey dosyayı inceleyebilirsiniz dedi; bir çay daha söyledi, masasına oturdu. Ben dosyayı inceledim, gerekli notlarımı aldım. Hâkime teşekkür edip çıktım. Ne bakanın bana verdiği talimat yazısı ne de benim çözemeyeceğim konuyu Ünye ismi çözmüştü.

Buna benzer bir olayda yazılığımın bulunduğu Mersin Taşucu'nda geçti. Her yıl Taşucu’nda festival düzenlenir. Bu festivallerde hediyelik eşya, giyecek ve yiyecek reyonları bulunur. Yıllar önce bu Festival alanını gezerken bir çadıra girdim, gözleme istedim. İşletmeciler emekli iki öğretmen eşti. Eşlerden erkek olanı bana nerelisiniz, Karadenizli misiniz diye sordu. Ünyeliyim deyince şöyle bir yüzüme baktı Ünyelisinde bu sıcakta burada ne işin var dedi. Milletvekili iken Trabzon ve Rize milletvekilleri bana yaşanacak bir yer varsa orası da Ünye derlerdi. Sevgili Ünyeliler herkes bizi kıskanıyor haberiniz olsun.


Bu haber toplam 2.138 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları