HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ocak 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

AYNUR ZEREN TAN

AYNUR ZEREN TAN

HERCAİ PENCERESİNDEN DİZİLERİMİZE BİR BAKALIM MI?

27 Kasım 2020 Cuma Saat: 08:49

TRT yayınlarına başladığı yıllar ve bu günkü yayınları karşılaştırdığımızda alınan mesafe ortada.

TRT de tüm ülke olarak tek bir diziye, tek bir programa  odaklanırken, bu gün ne kadar çok seçeneğimiz var vakit yetiremeyecek kadar.

Oysa o sadece haftada bir dizi seyretmenin, Salı günleri Türk Filmi seyretmenin tadı da yok aslında.

Ne çok sevmiştik Zengin ve Yoksul dizisini, peki ya Kökler ne çok etkilemişti bizi siyahi nüfusun çektikleri, Küçük ev ailesinin mutluluğu hepimizi mutlu etmişti, ailece kırlarda koşarlarken hangimiz katılmamıştık ki onlara.

Hemen hemen her Türk gencinin okumuş olacağı Reşat Nuri Güntekin’ın Çalıkuşu karakteri kendi hayal dünyamızdan çıkıp ta kanlı canlı insanlar oluverince de ne çok sevmiştik çalıkuşunu.

Peki ya Dallas, “ şu JR ne kötü bir adamdıo (oysa geleceğin girişimci  fesat aç gözlü bireyi imiş) şimdilerde ne çok JR var  hatta herkeste biraz JR lık var.Travma yaratmıştı onun kötülükleri bizde.

Bir kötü daha Falconetti, ,oysa Komiser Kolombo ne sevimli bir gamsızdı, sakin sakin nasılda çözerdi olayları, böbürlenmeden “küçük dağları ben yarattım perdesinde yükselmeden…”allahın  ne farklı kulları vardı, okuduğumuz romanlar haricinde bir bir dizilerden öğreniyorduk.

Bir yandan da dünyayı keşfediyorduk.

Sadece diziler değil, şahane spor müsabakaları Dünya ve Avrupa futbol turnuvaları, Olimpiyatlar, boks maçları keyifle izlediğimiz programlardı.Sabah beşte Muhammed Ali boks maçı izlemek gibi sıradışı tercihlerimiz de vardı.

TRT den Dünya kupasını, Avrupa Kupalarını izlemek inanılmaz keyifli idi ama Galatasaray şeytanın bacağını kırana kadar Türk takımlarını galip görememek çok üzücü idi. Yani sadece dizi izlemezdik demek istiyorum o zamanlar.

 

DİZİLERİN HAYATIMIZDA Kİ YERİ

Dizilerin hayatımızda ki yeri yadsınamaz. Hemen hemen herkesin izlediği bir dizi var. Yada “ben yerli dizi izlemiyorum” diyerek yabancı dizilere takıldığını beyan edenler var.

Bu pandemı dönemi de en çok dizilere yaradı. Tabi ki dizi ve film kanalları da var, fena halde onlara da yaradı.

 

TÜRK DİZİLERİNİN EKONOMİK GETİRİSİ

Türk Dizilerinin ekonomimize 2023 yılına kadar ihracat katkısı 1 milyar dolara ulaşacakmış.

Şimdilerde ihracat boyutu 400 milyon dolar.

ABD. ‘den sonra dizi ihracatında dünyada ikinci sırada.

Bu durumun nedeni olarak ben Türk Kültürünün renkliliği, oyuncuların güzelliği ve senaryoların özgünlüğü olarak görüyorum.

Kendi kulvarında giderek ivme kazanan gelişmelerle çok önemli bir sektör haline gelen Türk dizileri

140 dan fazla ülkeye satıldığına göre tüm dünyada izleyici buluyor demektir.

Tabi ki bu diziler içerisinde Muhteşem Yüzyıl hala izlenme oranları ve satıldığı ülke , kazandırdığı gelir ile birinci sırada ki başarısını koruyor.

 HERCAİ BENİM İÇİN DAĞNAMA

Halk arasında bir deyim vardır “dağnama” diye, kınadığın bir şeyin başına gelmesidir. Gerçekten dizilerde, silah, kavga, şiddet, yaralama gibi görüntü ve sahnelere dayanamazken, döndük dolaştık kızım Berşan Tan Hercai dizisinin senaryo ekibine dahil oldu.Günümüz şartlarında bir aşiret kandavası aşk hikâyesi çerçevesinde anlatılıyor.Ancak gelin görün ki  o kadar hiddetli konular içerisinde neredeyse en masum Hercai kaldı, silahlar  kolay kolay patlatılmıyor taşınıyor ama, başına tüm gelenlere rağmen baş kadın  oyuncunun hayatı ve mücadelesi, ailenin sahiplenişi  yönünde çok olumlu mesajlar veriliyor.

Aile ön planda ancak Azize gibi güçlü kadın karakter bu sezon güçlü kadın karakter sayısında artışın kaynağı oluyor, erkek figürlerin, pişmanlık ve sahiplenicilik yönleri öne çıkartılıyor ve önemli bir çok ayrıntı yanında Güney Anadolu Kültürümüz yoğun ve günümüze uygun şekilde mutfağı, adetleri, oyunları, türküleri ile çok renkli şekilde dile getiriliyor, izleyiciye sunuluyor.

Fonda ki mimari özellikler de cabası.Bu arada 100 den fazla ülkeye satılmış olması da dizilerimizin dünyada gördüğü ilgiyi, Hercai beğenisini de anlatıyor.(Medya haberleri yalancısıyım, Hercai 70 ülkeye satılmış ve 29 ülke ilede görüşmeler sürüyormuş, ayrıca yayınlandığı ülkelerde de reytinglerde birinci)

DİZİLER BİR YANDAN ELEŞTİRİLİYOR

Ancak gelin görün ki “reyting” kaygısı ile gelişen bu sektör drama, çatışma, gerçek sıradışıhikayeler ve gerilim seven izleyiciler sayesinde yön buluyor, doğru veya yanlış.

“Eğitici programlar olsa” klişe bir cümle olarak ortalıkta dolaşıyor, kesinlikle insanlar sıradışı öyküleri tercih ediyor, işin içinde “reyting” kaygısı olunca reklamlar, reklam verenler, dizi saatleri, dizi günleri, satılan ülke sayısı derken bölüm başına fiyatlar ve dolayısı ile rekabet inanılmaz hızda devam ediyor.

Her şey seyirci için mi? Her şeyi “reyting” ile seyirci mi belirliyor?

Herşeyi seyircinin keyfi, tercihi belirliyor,

Hatta Türk seyircisinin tercihi, dünya seyircisi yadatv izleyicisinin de tercihi oluyor.

Baksanıza sonuçlara.

Şu dizi çarkında yöremizden de güçlü bir dizinin adı dönsün istiyoruz.

Çok mu zor  bir istek, yoksa zemini çoktan  mı hazır  bir istek?

 


Bu haber toplam 766 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları