HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
20 Ocak 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

MİSAFİR KALEM

MİSAFİR KALEM

BABAM, CORONA? VE ÖLÜM

15 Aralık 2020 Salı Saat: 16:14

 Hastane numarasından arandığımı görünce birden içim acıdı. . Kalbim hızlı hızlı çarpmaya başlarken bir anda soğuk terler dökmeye başladım. Telefonu açamıyordum. Nereden geldiği belli olmayan o ses aniden kulağımda yankılandı. Yoksa...

 Hastaneden babamın durumuyla ilgili bilgi vermek için beni sürekli arıyorlardı fakat bu saatte hiç aranmamıştım. Zaten kaç gündür her telefon çalışında duyduğum heyecan ve korkuya alışmıştım. Babamın durumu ile ilgili her arayışları her bilgi verişleri ile umudumuz biraz daha azalırken Allah’tan ümit kesilmez inancıyla “Bu sefer iyi bir haberdir.” diyerek her defasında bir kez daha umutlanıyordu ailemiz. Çünkü o koca çınar ne badireler atlatmıştı. Defalarca kanser tedavisi görmüş ama yıkılmamıştı ve yine yıkılmayacaktı. Yoğun bakım sürecinin uzaması bizim bu düşüncemizi kuvvetlendiriyordu. “Babam direniyor, savaşıyor.” diyorduk.

 “O heybetinden hiçbir şey kaybetmeden yine aramızda olacak.” diyorduk. Fakat bu telefonun çalışı farklıydı. İçimde tarif edemediğim bir acı ve kulağımdaki o ses. Yoksa... Ellerim titreyerek telefonu acarken sevgili babamın emaneti sahibine verme vaktinin geldiğini üzülerek anladım. Telefondaki ses ne yazık ki beni haklı çıkardı. “Acele gelin!” diyordu.  Adeta durduğum yerde donakalmıştım. Ne cevap verdiğimi ne yaptığımı bilmeden birkaç dakika bekledim. İlk şokun ardından durumu kabullenmeye başladım. Abimi ve dostlarımı aradım. Bu zor günde yanımda olmaları bana güç verecekti. Nitekim öyle de oldu.

 Hastaneye doğru yol alırken her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti. ‘’Göz yaşarır, kalp hüzünlenir. ‘’ diyen Hz. Peygamberimizin ümmetiydik her şeyden önce. Yoğun bakımın önünde içerden gelecek haberi beklemeye başladık ve çok geçmeden Doktor Bey, içimizi acıtan haberi verdi. İlk defa çok sevdiğim birinin, canımdan bir parçanın vefat haberini alıyordum. Şaşırmıştım. Ağlayamıyordum. Âdeta bir tiyatro izler gibi etrafımdakileri seyrediyordum. Bana bir şeyler söyleniyor ama ben duymuyordum. Ardından birkaç dakika sonra insanın sevdiği birisinin ölümü ile baş etmesinin zorluklarını yavaş yavaş yaşamaya başladım.

 Ölüme inanmış, ölümü hayatın içerisinde görmüş ve inanmış olmamız sebebiyle sevgili babamızın kaybı karşısında hemen Hz. Peygamberimizin vefat eden oğluna seslenişini hatırladım: ‘’Ey İbrahim, önde gidenlerin sonda gidenlere kavuşmayacağını bilseydik hüznümüzün bir nihayeti olmazdı. Yine de üzülüyoruz.

’’ Her daim bildiğimiz şu ki her canlı eceliyle doğar. Ecel vakti geldiğinde o; ne bir saat öne alınabilir , ne de ertelenebilir. İşte bu inanç bizim tesellimiz olmuştu. Cenaze işlemlerini bu duygularla yaptık.Cenazenin her aşaması insana bir öğüt, bir ders gibiydi.  Hayat boş ve anlamsız görünmeye başladı gözümde. Ölüm karşısındaki çaresizlik... Ölüm bana ilk kez bu kadar yanaşmıştı. Yoğun bakımın önünde haber beklemek, morg, tabut, cenaze arabası,  teneşir, mezara mevtayı indirmek ilk kez bizzat katıldığım bir durumdu. Dünyanın gelip geçiciliği ancak bu kadar yakınıma kadar gelmişti. Hayatın kontrolü elbette bizde değildi.

Son günlerde her ayrılışımızda “Hakkınızı helal edin, ben artık yola koyuldum.” diyordu. Ben de “Yıllardır aynı şeyi söylüyorsun.” diye cevap verince daha önce bu lafıma kendince bir cevap vermesine rağmen son görüşmelerimizde artık cevap bile vermiyordu. Hayatı veren Allah, onun için ve hepimiz için bir ecel takdir etmişti. Bu elbette gerçekleşecekti.

 Babamın Covid testleri negatif çıkmasına rağmen daha önce akciğer sıkıntısı yaşadığı için çekilen tomografisi maalesef Covid’e (covit, corona, covit19 vesaire)  uyumlu diye söylendi. Tedavisi Covid yoğun bakımında yapıldı ve orada da hayatını kaybetti. Cenaze işlemleri eş dost ve komşuların kısıtlı katılımı ile yapıldı.

 Zaman zaman iki arkadaş gibi oturup bıkmadan, usanmadan dinlediğim; geçmişte olan bitenleri anlattığı konuşmaları biraz daha fazla yapsaydık keşke diye düşünüyorum şimdi. Lise yıllarımda okulu bırakma girişimime kızmadan beni karşısına oturtup neden okumam gerektiğini anlatmasını, beni olgun bir erkek olarak görmesini minnettarlıkla hatırlarım.

 Babamın en önemli özelliği merhametli olmasıydı. Onun o özelliğini çok severdim. Her canlıya karşı merhametliydi. Dünyadaki kötülüklerin temelinde merhametsizlik vardır. Babamın davranışlarında bu duygu hep ön plandaydı. İkna edilmesi kolay bir kişilikti. Önce yok filan derse de bir süre sonra makulü bulurdu. Ben bunu merhametli oluşuna bağlardım. Sekiz yaşında annesini kaybetmiş olması acılarla baş etmeyi öğretmişti ona. Dedem yeniden evlenmişti ve yeni gelen anneleri onlara ayrım yapmamış ve kendi evladı gibi bakmıştı. Babam hep sevgiyle bahseder ve minnettarlık duyardı.

Bu yazıyı yazarken acaba fazla vakit ayırıp daha fazla zaman geçirseydim, tecrübelerinden yararlansaydım diye düşünüyorum. Büyüklerin kıymetini bilelim.

Şeyh Edebali öğütlerinde ‘’Ananı, atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.’’ diyor. Evimizin bereketi yok diye söylenirken bu öğüdü unutmayalım.

Bu zor günümüzde cenazemize katılan, sosyal medya ve telefonla taziyelerini bildiren tüm dostlardan Allah razı olsun. Ünye Kent gazetesi çalışanlarına gösterdikleri duyarlılıktan dolayı teşekkür ediyorum. Başta babam olmak üzere tüm ölmüşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

 


Bu haber toplam 4.873 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları