HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Mart 2021 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Bir Aşı Hikâyesi. İlk Genetik Virüs Aşısı

23 Aralık 2020 Çarşamba Saat: 16:16

İlk genetik virüs aşısının mucidi Prof. Dr. Uğur Şahin diyor ki;  “Bu iş bir ekip işidir. BioNTech ve Pzier’deki meslektaşlarım olmasa, bu mümkün olamazdı. Sabırlı olmak zorundayız. Enfeksiyon vakalarının artmaya devam edeceği zorlu bir kış bizi bekliyor. Bununla başa çıkmanın tek yolu, sosyal mesafe kurallarına bağlı kalmak ve aynı odada birkaç kişi bulunduğunda maske takmak.”                       Ona ‘dünyayı kurtaracak adam’  diyorlar. Bir Türk. Adı Prof. Dr. Uğur Şahin.  Eşi Dr. Özlem Türeci ile birlikte Almanya –Mainz kentinde kurdukları,   BioNTech şirketinin de sahibi.                                                                                         Pfizer ilaç firması ortaklığı ile gerçekleştirdiği klinik çalışmalar ile geliştirdiği, BNT162 şifre adlı Covid-19 aşısı ile eğer kısmet olursa, ‘dünyayı, Covid-19 salgınından kurtaran adam’ olarak tarihe geçecek. Hayat hikâyesi.1965 İskenderun doğumlu.1969 yılında Almanya’ ya göç eden bir ailenin çocuğu. Almanya’da Tıp okumuş ve Dr. Olarak, Köln Üniversitesi Lösemi bölümünde çalışmış. Eşi Dr. Özlem Türeci ile öğrenciliğinde tanışmış. Bir kız çocukları var.                                                                       O yıllarda,  kanser üzerindeki yeni gelişmeler ilgisini çekmektedir.  Kanser hastalarını tedavi etmede, kemoterapi  yerine,‘bağışıklık sistemini tümörlere  karşı kullanma’ fikrini  geliştirebilmek için,2000 yılında Ganymed adlı bioteknoloji şirketini,  2008 yılında ise, eşi ile birlikte BioNtech’i kurar.Ganymed, 2016’ da yaklaşık  yarım milyar  dolar rayiç bedel ve  ondan sonraki keşiflerin getireceği  yaklaşık 1 milyar liralık uzun vadeli bir  gelir getirisi tahmini  ile  toplam 1.5 milyar dolarlık bir  piyasa  değeri karşılığı olarak,  Japon İlaç devi Astellas’a satılır. BioNTech, 2019 Ekim ayında halka arzolur ve değeri 4 milyar dolara ulaşır. Daha sonra patlayan Pandemi sırasında, Corona aşısı üzerine yaptığı aşı çalışmaları ile git gide değerlenir.  Çin’de  Pandemi’nin  yeni yeni uç verdiği günlerden birinde, Lancet adlı ünlü tıp dergisinin Ocak sayısında,  kısa bir kuluçka  döneminden sonra hızlı bir  yayılım, yüksek penetrasyon ve asemptomatik,  ama ağır seyreden bir süreç gösterme  vb. gibi  özellikleri nedeni ile, yıllar önceki, SARS-CoV-2 ile benzerlikleri bulunan, Covid-19 dikkatini çeker. Çok geçmeden,  Çin hükümeti,   Covid-19 ile ilgili tüm genetik bilgileri bilim dünyasıyla paylaşır ve salgını haber verir. Bu olay, BioNTech ve Prof. Dr. Uğur Şahin’in hayatının dönüm noktası olur. Zaten, kendisi de, yıllardan beri,  kanser ve grip aşısı için, ünlü ilaç firması Pfiezer ile m RNA-messenger RNA-Mesajcı RNA teknolojisiyle m RNA tabanlı genetik bir aşı üretmeye çalışmaktadır. Çalışmalarının ağırlığını Covid-19’a çevirir. Kısa süre sonra,  laboratuvarda-hayvan ve hücre deneyleriyle yapılan çalışmalarda virüse karşı güçlü bir bağışıklık sağlanmıştır.                                                       Bu kez, Pfizer ile daha büyük bir işbirliğine girerler.  Biontech Yönetim Kurulu Başkanı. Uğur Şahin ile Pfizer CEO’su Alberty Bourla, aşının kilit isimleridir. Pfiezer’in bu işe koyduğu para 1 milyar dolar civarıdır. BioNTech’in piyasa değeri ise, bugünlerde 20 milyar doları aşmış vaziyette. Uğur Şahin ve eşine de 5 milyar dolara yakın bir hisse düştüğü söylenmekte. Aynı zamanda, adı,  en zengin Türk olarak ta geçiyor. Bilimin ve bilim adamlığının değeri. BioNtech ve Pfizer ortaklığıyla üretilen aşılar, bu güne kadar,  yaklaşık 50 bin kadar kişi üzerinde denenmiş ve başarılı klinik sonuçlar alınmıştır. Yakın zamanlarda, firma tarafından, dünya medyasında yayınlanan bir video gösterisiyle, Belçika’nın Puurs kentindeki Pfiezer fabrikasında yapılan seri üretimin ayrıntıları açıklanır ve BioNTech’in geliştirdiği bu aşının, dünyanın özlemle beklediği aşı olduğu, eğer aşı yasal olarak onaylanırsa, hem Coronavirüs’e ve hem de diğer virüs aşıları ile bazı kanser türlerinin tedavilerinde kullanılabilecek ilk m.RNA aşısı olacağı, aşının onay almasıyla da derhal seri üretime geçileceği bildirilir. 2020 yılı sonuna kadar,  100 milyon doz aşının üretilebilineceği, bu rakamın 2021 yılı içerisinde ise 1 milyar dozu aşacağı bildirilmektedir. Firmanın, iki büyük üretim tesisi vardır. Almanya’daki BionTech tesisleri ve Pfiezer’in Puurs tesisleri. Ayrıca, Çinli Fosun Farma firmasıyla da fason üretim için anlaşma yapmışlardır. Muhtemelen, firmanın Çin’deki üretim tesislerini ve ucuz işgücünü kullanacaklardır.  Karlı bir ortaklık.  Üretimden sonraki satışlar içinde,  30 kadar ülke ile görüşmelerin sürdüğü bildirilmekte.                                                                                                          Siparişler gelmektedir.  Başta ABD,  BioNTech’in100 milyon dozluk aşısı için, yaklaşık 2 milyara yakın bir rakamı ayırmış durumdadır. Tanesi 20 USD. Onu da 200 milyon dozla AB, Japonya, İngiltere vb. takip etmektedir. Bunlar ön siparişlerdir. Bu arada, ABD-Cambridge-Massachusetts’de bulunan Amerikan Biyoteknoloji  şirketi  Moderna’da, kısa süre  sonra sonra virüsün üzerindeki Patojen  Spike Anahtar Proteininin genetik kodunun üzerinde çalışmaya  başlar . Kullandığı yöntem, virüsten alınan şifreyi taşıyan mRNAları, aşı olarak doğrudan insan vücuduna vermektir.  FDA bu yönteme onay vermiştir. Martın ortalarında, Washington’da mRNA aşısının klinik denemeleri başlar. Bu aşı,  insanlar üzerinde denenmeye başlanan ilk Covid-19 aşısı olur. 27 Temmuz da 3.faz klinik denemeler başlar. Trump,  büyük bir gururla aşı müjdesini verir.                                                                                                                                    Ancak, 45 gönüllü ile yapılan deneylerde gönüllülerin yarısında yorgunluk, baş ağrısı, üşüme, iğne vurulan bölgede adale ağrıları vb. gibi hafif derecede yan etkiler görülmesi, aşının yarı yarıya -% 50 başarısını göstermektedir. Aşının düşük başarı oranı, Trump’un müjdesini gölgelemiş, seçim şansını etkilemiştir. Moderna,  İsviçre Lonza ilaç firmasıyla işbirliği yaparak, 2020 yılında 500 milyon doz, 2021 de ise 1 milyar dozluk aşı üretmeyi planlamakta. ABD, bu aşıdan 100 milyon doz almayı ve Amerikan ordusu vasıtasıyla dağıtımını planlamakta.                                                                                                                            İlk aşılar denemeye başlandığında, bilim çevrelerinde, bağışıklık şansının muhtemelen en çok  % 50’lere kadar olabileceği ,   % 100’lere çıkabilmesinin çok zor olacağı düşünülmekteydi. Ancak, aşı bağışıklığının daha şimdiden % 100’ e kadar yaklaştığı söylenmekte. Önemli olan nokta, hükümetlerin, bu aşıyı vatandaşlarına kullanabilmeleri için, ABD’de FDA-Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, Avrupa’ da EMA-Avrupa İlaç Ajansı vb. gibi ilaç denetim kuruluşlarından, kısaca BSL-3, Biyolojik Güvenlik Seviye-3 onayı almaları gerekmektedir. Geçtiğimiz günlerde, İngiltere, BioNTech’in aşısına onay vermiş ve hiç beklemeden kendi ülkesinde aşılamaya başlamıştır. ABD’de, FDA’da onay vermiştir ve aşılamalar başlamıştır. Sağlık ve Prestij meselesi. Aşının,  dünyanın tüm yoksul ülkelerine de ulaştırılabilmesi için de,  Dünya Sağlık Örgütü kapsamında oluşturulan COVAX Girişim Gurubu ile de görüşmeler sürmekte. DSÖ, 2021 ‘in sonbaharına kadar,  tüm dünya ülkelerine eşit, adaletli ve ücretsiz dağıtımını planlamaktadır. Bu iş için, varlıklı hükümetler 8-10 milyar dolar vermiş, bir o kadar daha vermeyi planlamaktadır. Gates Vakfı  (100 milyon dolar)  gibi özel kuruluşlarda kesenin ağzını açmaktalar. Söylenenlere göre, 1 milyar dozluk bir rakam ayarlanmış durumda.                                                                        Tabii ki, buradaki asıl önemli amaç, ‘insanlığın kurtuluşu’nun yanında, ‘dünya gıda ve sanayi üretimi ile bunların ticaretinin durmaması’nı da sağlamak. Saygılarımla.


Bu haber toplam 1.228 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları