HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Ağustos 2018 Cuma
Fındık Fiyatı


9.00TL
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
01FATSA BELEDİYESPOR563865
02ÜNYE 1957 SPOR502951
03YENİ AMASYA SPOR442050
04LADİK BELEDİYESPOR331749
05ÇARŞAMBASPOR37945
06ŞARKIŞLA BELEDİYESPOR382144
07ATAKUM BELEDİYESPOR461643
081926 BULANCAKSPOR30132
09TURHALSPOR24-832
10SİNOPSPOR24-1826
11GÖRELESPOR35-1424
12SİVAS DEMİRSPOR19-3716
13ETİ LİSESİ GENÇLİKSPOR19-2815
14ORDUSPOR20-46-1
NAMAZ VAKİTLERİ

ŞÜKRÜ KARAMAN

ŞÜKRÜ KARAMAN

Erdoğan’dan Muhalefete Pas

14 Mayıs 2018 Pazartesi Saat: 08:12

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendi sözleriyle muhalefete adeta pas verdi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısında konuşan Erdoğan’ın “Millet tamam derse gideriz” sözleri, sosyal medyada çok kısa sürede yüzbinlere ulaşan paylaşım dalgasını ve TT listesinde bir numaraya çıkaran “TAMAM” etiketini oluşturdu. Hatta, Erdoğan’ın sözlerinin ardından büyük kentlerde polisin müdahale ettiği “TAMAM” yazan pankartlar eşliğinde eylemler bile gerçekleştirilmeye çalışıldı.

Diğer cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce, Meral Akşener ile Temel Karamollaoğlu, Erdoğan’ın bu sözünü, yani pasını hemen değerlendirerek  kullanıma soktular. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu, Erdoğan’ın son günlerdeki konuşmaları, öncekilere göre hayli düşük tonda, coşkudan uzak ve zayıf. Ya konuşma metnini hazırlayanlardan ya da kendisinden kaynaklanan bir heyecansızlık var hitabetlerinde.

Eskiden yeri göğü inleten, muhalefeti köşeye sıkıştıran, kitleleri coşturan konuşmalar sanki yerini daha sakin, rakiplerine pas verir nitelikte. İşte grupta yaptığı son konuşma da bunun belirgin örneği.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın karşısında bu kez çok ciddi rakipler var. En az onun kadar ağzı laf yapabilen, hitabeti güçlü, halkla kolay diyalog kurabilen, onlarla bütünleşen, seçmenin gönlünü kazanabilecek, kendilerine yönelik eleştirilere anında yanıt verebilen Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu bulunuyor. 100 bin imzayı toplaması hemen hemen kesinleşen Doğu Perinçek’i de katarsanız seçim kampanyası epey hararetli ve karşılıklı atışmaların havada uçuşacağı  ortamda gerçekleşecek gibi. Çok zayıf ihtimalle tahliyesi ile özgürlüğüne kavuşacak Selahattin Demirtaş da meydanlara inerse mitingler tam seyirlik hal alacak.

Seçime az süre kala, mitinglerin kavgasız, dövüşsüz, kan akmadan yasalar içinde herkesin birbirine saygılı ortamda gerçekleşmesi ülke barışı ve kardeşlik adına çok önemli. Son günlerde İYİ Parti’nin  seçim bürolarına, partinin kurucu üyesi Mehmet Aslan’ın evinin yönelik saldırılar kışkırtıcı ve tehlikeli girişimler. Her partili, seçim kampanyasını olgunluk ve sakinlikle içinde yürütmeli, yasa dışı yollara yönelmemeli.  Partiler, adaylar meydanlarındaki konuşmalarında, seçim bildirilerinde ne yapacaklarını, vaatlerini halka anlatır, seçmen de ona göre sandıkta tercihini yapar. Meydanlarda, seçim kampanyalarında barışın, kardeşliğin, hoş görünün egemen olması ülkenin yararınadır. Aman ha dikkat.

Aslında seçim ortamının gerginlikten uzak geçmesinde siyasetçiler, yurttaşlar kadar yazarı ve muhabiri ile tüm medya çalışanlarına da büyük görevler düşüyor. Gerçi medyada iktidarı destekleyen ezici üstünlük var. Doğan Medya Grubu’nun Demirören Grubu’na satılması ile bu üstünlük daha da arttı. İktidara yakın medyada AKP’nin ve Erdoğan’ın sesi, haberleri doğal olarak daha fazla çıkıyor. Muhalefetin haberleri, açıklamaları iktidar partisi kadar görülmüyor.

Medya demokrasinin dördüncü kuvveti olduğunu unutmadan muhalefet adaylarına da  hakkınca yer vermek zorunda. Muhalefetin sesi bir iki üç gazete ve televizyonlarda değil, tüm medyada yer almalı. Ne var ki, çok yerine getirildiğini söylemek olası değil.

İktidara yakın Demirören Grubu’nun Milliyet gazetesinde yazan Mehmet Tezkan,  medyanın bu tutumundan bir hayli yakınıyor.

Tezkan dünkü yazısında, “İktidara yakın olan yazarları izliyorum. Televizyondaki konuşmalarını dinliyorum. Ne yalan söyleyeyim, ağzım bir karış açık kalıyor.  Hemen hepsi AKP’ye oy vermemeyi, organize harekete, AKP’ye karşı kurulan tezgaha, üst akıl emrine, dış güçlerin yeni saldırısına bağlıyorlar. Muhalefet partilerinin ‘Millet İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlama gayretini kınıyorlar. FETÖ’nün planı olarak sunmaya çalışıyorlar. Tezgah, dümen gibi sözcüklerle saydırıyorlar. Şunun farkında değiller, yaptıkları retorik demokrasiyle çelişiyor. Demokrasinin temel kuralını hiçe sayıyor. Demokrasiyi zedeliyor”diyor.

Mehmet Tezkan’ın da vurguladığı gibi, Cumhur İttifakı’nın karşısına Millet İttifakı ile çıkmak niye dış güçlerin oyunu, ya da FETÖ’nün kumpası olsun?  Zaten ittifakın yolunu aylar öncesinden açan AKP ile MHP değil mi?

Muhalefet partileri de değiştirilen seçim yasasının olanaklarından yararlanarak, karşı bir ittifak oluşturdular, seçimde işbirliği yapacaklar. Tıpkı Cumhur İttifakı gibi. Bunu ağır şekilde eleştirmek, arkasında dış güçleri aramak hiç doğru ve demokratik yaklaşım değil.  Seçmen ne ister, ne söylerse o olur.


Bu haber toplam 59 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları