HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Şubat 2021 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim

TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

KURULUŞUNUN 100. CÜ YILINDA TBMM ORDUSU. MERKEZ ORDUSU. MİLLİ ORDU’YA GEÇİŞ

27 Ocak 2021 Çarşamba Saat: 17:41

Bir ülkenin resmi  ordusu,  profesyonel olarak görev yapan  üst ve ast subaylardan oluşmuş muvazzaf  subaylarla, askerlik  görevi için silah altına alınmış yedek subaylar ile  erbaş ve  erlerden oluşan düzenli ordusudur  ve tüm  savaşlarda, zaferi,  bu ordular  kazanır.  Milli  Ordu.”

Yenilgiyle   bitirdiğimiz  Birinci  Dünya Savaşı  sonunda imzalanan  Mondross  Ateşkes Anlaşmasıyla,  Osmanlı Ordusu terhis edilmiş  ve asker  dağıtılmaya başlanmıştır.   19 Mayıs  1919 sabahı,  cesaretleri  ve kararlılıklarıyla,  kendisiyle  birlikte işgal altındaki  İstanbul’dan,   tutuklanmadan   ayrılıp,  Anadolu’ya geçen, 19 Mayıs 1919’ da  Samsun’a çıkıp Erzurum ve Sıvas  Kongreleri boyunca da yanından ayrılmamış, onunla  kader birliği etmiş,   vatansever,  üst rütbeli  birkaç subay   arkadaşıyla  birlikte Samsun’a  çıkan Mustafa Kemal’in  arkasında,    askeri – ordusu- hükümeti-parası   hiçbir şeyi yoktur. Sadece, vatanseverliği, yenilgiyi kabul edememenin öfkesi,  azmi,  hırsı, zekası,  kurnazlığı ve cesareti vardır.

 Ankara’da,  bütün bir  vatanın  temsil  edildiği bir Kongre  toplayarak,   bulunduğu konumu yasal  hale  getirebilmek  istemektedir.  Misaki   Milli’ yi, yani,  Milli Sınırları savunma yetkisini üzerine alarak, Vatanın  Kurtuluşu’ nu   deneyecektir. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920  Cuma  günü, Ankara Hacı Bayram Camiinde, Cuma namazı kılınıp,  kurbanlar kesildikten sonra, hep birlikte yapılan dualarla açılır. Mustafa Kemal Meclis Başkanı seçilir. Artık, bütün yetkileri, özellikle de bir ordu kurabilmek için gerekli  olan vergi ve asker toplama yetkisini  de üzerine almıştır. Bu konuda  kendisine  yardımcı olacak, Fevzi Çakmak, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Refet Bele, Rauf Orbay,  İsmet İnönü gibi ,  Osmanlı Devleti’ nin son döneminde yetişmiş, ne yazık ki, her cephede yaşadıkları acı  travmalarla birlikte, koskoca bir imparatorluğun ellerinden kayıp gidişini görmüş,  bir yangın yerinin küllerinden yeni bir Türk devleti çıkarmayı hedefleyen, ileride  Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in Kurucu Kadrosu içinde mümtaz birer  yerleri  olacak olan   çok değerli silah arkadaşları  vardır.

Payitaht   İstanbul, İngiliz ve Fransızlarca   işgal altındadır. İngilizler  Irak’ı, Fransızlar Suriye’yi  işgal etmişler, Anadolu’yu zorlamakta, İtalyanlar’ da  Antalya’yı işgale  çalışmaktadırlar.  Bu aşamada, Yunanlılar da İzmir’e  asker  çıkartırlar.

 İlk silah orada  patlar  ve düşmana karşı ilk mermi orada  atılır.İlk kurşun. Gazeteci Hasan Tahsin.  Mustafa Kemal, Samsın’a çıktığında, ilk iş olarak oradaki  terhis edilmekte  olan askerleri yeniden göreve  başlatmış,  ileride kurulacak  olan düzenli  ordunun  ilk adımlarını  başlatmıştır. İlk Asker.

Yunanlılar,   Ege’de  ilerlemektedirler.  Yörede, kendi insiyatifleriyle direnişe  geçen,  Kazım Özalp (Orgeneral), Bekir Sami (Anday) ve Şerif (Aker) Beyler ( Üç Albaylar)  gibi    bazı  subaylar,    üst makamlardan gelen, mütareke  şartlarına  uyulması,  silah  bırakılması  ve Yunan birliklerine  karşı  direniş gösterilmemesi yönündeki  talimatlara  uymayarak,  bulundukları  bölgelerde, emirlerindeki birliklerle direnişe  geçmişlerdir. Kuvvayi  Milliye-Milli Kuvvetler-Ulusal  Güçler.  

Ayrıca,  yurdun diğer kısımlarında da  ilerleyen düşman güçlerine karşı büyük çoğunluğu,  özellikle Batı Anadolu ile Güney Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde olmak üzere, kendiliğinden oluşmuş, direnişler de vardır.  Yine, Batı Anadolu’da,  Çerkes  Ethem  gibi  büyük çoğunluğu  aşiret kökenli  yerel   güçler ve Demirci Efe  gibi  yörede hakimiyet  kurmuş  bazı    otoriter guruplar, öncelikle    Kuvvayı Seyyare- Gezici  Güçler adı  altında  TBMM’ nin emrine alınmış, Milli Mücadele’ye  kazandırılmış  ve  Yunan Ordusuna  karşı  vur-kaç  mücadeleye başlamışlardır. Ancak, bölük tabur gibi  düzenli ordu biçiminde yapılanmış  olmayan, yani nizami harb usullerini  bilmeyen,   her türlü gereksinimleri bölge halkı tarafından sağlanmaya  çalışılan   bu vatansever   gurubların  mücadeleleri,  kendilerini  Anadolu’ya   çıkmaya ikna eden   Batılı  ülkeler ve özellikle  İngilizler  tarafından  silah-mühimmat-ekipman vs.  güçlü bir donanımla donatılmış,  sayıca  hayli  üstün  Yunan Ordusu  karşısında  başarılı  olamamakta, yetersiz kalmakta, üstelik, o zamana  kadar kendi halinde  yaşamış bu başı bozuk yerel güçlerin ve  çetelerin   denetimleri de  zor olmakta, bir çok  yerde  kafalarına  göre  davranmakta, gereğinde  kanun nizam  tanımamakta,  zaman zaman, Ankara’daki TBMM hükümetine  ve Türkiye Devleti yönetimine   karşı tavırlar almaktadırlar. Üstelik  İngilizler’in kışkırtmalarıyla,  yurdun bir çok yerinde  Saltanat  taraftarlarınca  isyanlar  çıkartılmakta,  bu isyanların bu gibi  yerel  güçlerle  önlenebilmesi,  sosyal –siyasal  engellerle  de  çok  zor olmaktadır.

 Artık milli bir ordu kurma zamanı gelmiştir. Düzenli  bir ordu  olarak , elde sadece,  Erzurum’da,   Kazım Karabekir Paşa’nın komutasındaki 15.Kolordu vardır. Daha  önceleri,  Mustafa Kemal’in başkanlığında  toplanan ve  yurt çapındaki  tüm Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin, dolayısıyla da,  bunlara  bağlı çalışan  ve  bunlar tarafında lojistik destek sağlanan   Kuvvayı Milliye  birliklerinin  bir araya toplanmasını  ve  daha  düzenli  olarak  mücadele  etmelerini  öngören  Sivas Kongresi  Kararları yönünde,  öncelikle  Ege bölgesindeki  askeri ve  sivil  direnişi  bir kumandanlık altında  toplayabilmek amacıyla,  Batı Anadolu Umum Kuvayı Milliye Kumandanlığı  kurulmuş  ve  kumandanlığına Ali Fuat  Paşa  getirilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti aldığı bir  kararla Kuvvayı  Milliye’yi    Müdafaa-i Milliye –Milli Savunma  teşkilatına bağlamış  ve ihtiyaçlarının hükümetçe karşılanacağını kabul etmiştir. Ardından,  Adana Cephesi açılmış  ve burada İkinci Kolordu Kumandanlığı  kurulmuştur. Ankara Hükûmeti, cepheler oluşturarak hızla düzenli askerî örgütlenmeye yönelmiş,  topyekün  savaşa  hazırlanmaktadır. Düzenli ordunun subay ihtiyacını karşılamak amacıyla, 1 Temmuz 1920 tarihinde, Ankara’da Abidinpaşa Köşkü’nde çeşitli sınıf subay adayları talimgâhı açılmış,  İstanbul’dan kaçıp gelen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri ile  bölgeden  katılan yedek subay aday öğrencileri  burada eğitilmeye  başlanmıştır.  8 Kasım 1920 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Batı Cephesi ikiye ayrılmış, kumandanlıklara  İsmet (İnönü) ve Refet (Bele) beyler getirilmiştir. Düzenli Orduya katılmaya  karşı çıkan ve  isyan eden Kuvvayı  Seyyare birlikleri  bastırılmış  ve Batı Cephesinde  otorite sağlanmıştır.

Yeni  Türk  Devleti-Türkiye’nin  İlk  Ordusu,  9 Aralık 1920’tarih ve 407  sayılı kararname ile, karargâhı Amasya'da bulunan  3. Kolordu'ya bağlı birlikler temel alınarak, devrin tanınmış  kumandanlarından Nurettin Paşa  kumandasında, Türkiye  Büyük Millet Meclisi Ordusu- Merkez  Ordusu adı altında,  kişisel  kanaatimce ve  askeri  deyimle  Merkez Karargah  niteliğinde  kurulur. Bu gelişmelerle birlikte  27 Aralık 1920 tarihli hükûmet kararnamesi   ile  Kuvvayı Milliye  kaldırılır  ve 1921 yılı başlarından itibaren de  Kuvvayi  Milliye birliklerinin  başlarına  subaylar  tayin edilmeye, birlikler  kontrol  altına alınmaya ve  düzenli birliklere  dönüştürülmeye  başlanır.    

              Merkez  Ordusu’nun görevi,  o zamanlar elimizde kalan son birer avuç  vatan parçaları olan  Sıvas, Canik-Ordu, Samsun, Sinop, Amasya, Tokat,  Çorum, Yozgat  müstakil livalarını  ( askeri  deyimle   Miralay-Albay kumandanlığındaki bir askeri birlik tarafından kontrol edilen bir bölge, idari deyimle  vilayet )   ihtiva  eden  Orta Anadolu bölgesinde   asayişi sağlamaktır.  5. ve 15 . ci Fırkalardan ve  yeni kurulmakta olan  6. Atlı Piyade fırkasından oluşmuş,  yaklaşık on bin kişilik  bir asker  sayısına  sahiptir. İlk  Çekirdek  Ordu.  Bölgeyi  denetime  alma,  bölgedeki  düşman hareketleri hakkında  istihbarat yapmada  ve Pontus, Koçgiri gibi  isyanlarının  bastırılmasında ve sair eşkıyalık hareketlerinin   önlenmesinde  gösterdiği  başarılılarıyla,  Kurtuluş  Savaşımız  sırasında  büyük yararları olmuştur.  Türk  Kurtuluş  Savaşı  tarihinde mümtaz bir  yeri olan  Merkez  Ordusu,    1920 yılı  Aralık ayından başlayarak,  1922  yılı  Şubat   ayına kadar  görevine devam etmiş,  Büyük  Taarruz öncesi,   1 ve 2.   Orduların oluşturulması ile  görevini  tamamlamış  ve  8 Şubat  1922  tarihinde , TBMM   kararıyla  lağvedilmiştir.      Saygılarımla.

 

 


Bu haber toplam 1.165 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları